KIÇ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kıç" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. kıç ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kıç ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kıç olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KIÇIRTTIRMAK

11 harfli kelimeler

KIÇINLANMAK, KIÇINLATMAK

10 harfli kelimeler

KIÇGIRTMAK, KIÇTANKARA, KIÇIKLAMAK, KIÇINLAMAK, KIÇIRIŞMAK, KIÇMALAMAK

9 harfli kelimeler

KIÇYASTIK, KIÇGIRMAK, KIÇMANLAR, KIÇIRUVÇU, KIÇKIRMAK

8 harfli kelimeler

KIÇIRMAK, KIÇKIRIK

7 harfli kelimeler

KIÇIRIK, KIÇÜSTÜ, KIÇAYAK

6 harfli kelimeler

KIÇMIK, KIÇMUK

5 harfli kelimeler

KIÇIK

3 harfli kelimeler

KIÇ

Bazı kelimelerin anlamları

KIÇ

Kuyruk sokumu bölgesi, kaba et, kaba but, popo, makat. Bacak, ayak. Deniz teknelerinde art taraf. Arka bölümde olan.

KIÇIRIŞMAK

Bağrışmak.

KIÇINLAMAK

Bir şeyden korkarak geri çekilmek, sakınmak. Hayvan geri geri gitmek. Karşı koymak. Geri geri gitmek, gerilemek.

KIÇKIRMAK

Şölen vermek: Halit Hoca daha ne vakit bir kıçkıracaksın?.

KIÇINLANMAK

Geri geri gitmek.

KIÇIKLAMAK

Gıdıklamak.

KIÇINLATMAK

Geriletmek.

KIÇIRUVÇU

Horoz.

KIÇIRMAK

Bağırmak.

KIÇGIRMAK

Körüklemek, ateşi alevlendirmek.

KIÇMANLAR

Bursa ilinde, Harmancık ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

KIÇTANKARA

Baştan demirleyen, kıçtan da halatlarla kıyıya bağlanan gemi.

KIÇIRTTIRMAK

Bağırttırmak.

KIÇMALAMAK

Çifte atmak.

KIÇYASTIK

Arabalarda, arka dingil üzerine çakılan yassı ağaç. (Mudurnu Bolu).

KIÇGIRTMAK

Dedikodu yapıp iki kişiyi birbirine düşürmek, kışkırtmak.

  -   -   -  

Anlamında KIÇ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KIÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KASARA

Geminin baş ve kıç tarafında, asıl güverteden yüksek olan kısa güverte.

KANA

Geminin çektiği suyu göstermek için baş ve kıç bodoslamaları üzerine konulan işaretler.

HAMLACI

Büyük sandal ve kayıklarda kıçtan birinci oturakta kürek çeken kimse.

GONDOL

Genellikle Venedik'te kullanılan, ayakta, kıç tarafta tek kürekle yürütülen, 10 metre uzunluğunda, yassı ve iki başı yukarıya kıvrık kayık. Genellikle söz ve nişanlarda kız tarafına içine şeker, çikolata vb. konularak armağan olarak verilen, kesme cam veya gümüşten, yayvan, kayık biçiminde tabak.

AYNALIK

Geminin ve bağlı bulunduğu limanın adı yazılan, düz veya az yuvarlak kıç bölüm.

GALYOT

Başı ve kıçı çok yuvarlak, gulet tipinde, altı düz bir gemi.

MABAT

Bitmemiş yazı, roman vb.nde arka, devam. Kıç.

GİZ

Sır. Yelken gemilerinde mizana direği denilen kıç direkte eğik duran bayrak sereni.

BOYNA

Sandalı kıçtan yürüten kısa kürek, boyana.

ALGARİNA

Ağır bir şeyi denizden çıkarma veya denize indirme işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi. Bazı gemilerin baş veya kıç tarafından eğik olarak uzatılmış bulunan makaralı, kısa ve kalın dikme.

FOTOKOPİ

Tıpkıçekim.

DİP

Oyuk veya çukur bir şeyin en alt bölümü. Kapalı bir yerin kapıya göre en uzak bölümü. Dikili duran bir şeyin yerle birleştiği nokta ve çevresi veya bir şeyin yanı başı. Taban. Arka, kıç.

GÖT

Anüs. Alt taraf, dip. Kaba et, kıç, popo.

ABAŞO

Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.

KIÇÜSTÜ

Kıçı yere gelmiş durumda.

HAMLA

Küreklerin bir kez suya daldırılıp çıkarılması. Kıçtan birinci oturak. Sandalın bu biçimde aldığı yol.

ÇAPAR

Postacı, ulak. Takadan büyük, baş ve kıç tarafı yukarı kalkık bir tür Karadeniz kayığı. Benekli, alacalı (hayvan ve bitki). Akşın. Çiçek bozuğu yüz.

ÇALIM

Karşıdakini etkilemek amacıyla yapılmış olan abartılı davranış, kurum, caka, afra tafra, afur tafur, zambır. Geminin su kesiminden aşağı bölümünün baş ve kıç bodoslamasına doğru darlaşması. Bir oyuncunun topu elinden veya ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle geçmesi. Biraz benzeme, andırma. Menzil, erim. Kılıcın keskin yanı.

KÜFE

Genellikle söğüt veya başka ağaç dallarından örülen, yük taşımaya yarayan, kaba ve dayanıklı sepet. Kaba et, kıç. Bu sepetin alabildiği miktarda olan.

KEPÇE

Sulu yiyecekleri karıştırmaya ve dağıtmaya yarayan, uzun saplı, yuvarlak ve derince kaşık. Bu kaşığın alabildiği miktarda olan. Bu aracın alabildiği miktarda olan. Saplı bir çembere geçirilmiş olan, balık veya kelebek tutmada kullanılan ağ. Gemilerde, ortasında dümenevi bulunan yuvarlak kıç çıkıntısı. Güreşte hasmın arkasından bacakları arasına el sokma oyunu. Tahıl, kömür, kum vb.nin yüklenip boşaltılmasında kullanılan, tek veya iki çeneden oluşmuş motorlu araç. Erimiş madeni kalıba dökmek için kullanılan büyük kaşık.