Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kındı" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kındı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kındı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kındı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KINDI
Ufak tefek, kısa boylu kişi.
BAKINDI
"Bak hele, olacak şey mi?" anlamlarında şaşma bildiren bir söz.
SIKINDI
Sıkılarak çıkarılan meyva suyu, usare.
Bu bölümde tanımı içerisinde KINDI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÖĞA
Değirmenlerde öğütülen buğdayın döküldüğü tahtadan yapılmış kap. Kındıra ya da ayrık otu denen bir çeşit bitki kökü.
FLAVOKSANTİN
Küçük, sarı karotinoit pigment. Yapısal olarak A vitaminine yakındır, fakat A vitamini etkinliğine sahip değildir.
KINDIR
Topraktan yapılmış yuvarlak tuğla : Karnın ağrıyorsa bir kındır kızdır da koy. Sulu yerlerde biten ince uzun yapraklarının kenarları keskin, ucu diken gibi, koyu renkli bir çeşit çayır otu. Ufak tefek, kısa boylu kişi. Delikli tuğla. Isıtılarak hastanın ayaklarına ve karnına konulur. Bir kenarında deliği olan yuvarlak düzgün satıhlı pişirilmiş tuğla; kızdırılarak sıcak su torbası yerine kullanılır.
TAVIR
Durum, vaziyet, hâl. Kişiden beklenen davranış biçimi. Bir olay, bir durum karşısında kişinin takındığı davranış.
AKMA
Akmak işi. Reçine, çam sakızı, akındırık.
GAHINDIRMAK
Kalkındırmak.
IKINDIRMA
Ikındırmak işi.
BEŞİBİRLİK
Kadınların süs için takındıkları, beş tam altının bir arada bulunduğu süs eşyası, beşibiryerde, beşibirarada.
BUĞMUK
Kadınların takındıkları altın.
KALKINDIRMA
Kalkındırmak işi.
İŞVE
Kadınların ilgi çekmek, gönül çelmek için takındıkları hoş, aldatıcı tavır, kırıtma, naz, cilve, eda.
HALKBENCİLİK
Kimi halkların kendilerini "insan", başka halkları da "barbar" olarak nitelemeleri; değişik kültürlere bağlı toplumların kendi kültürlerinden olmayanlara karşı takındıkları üstünlük tavrı.
KALKINDIRABİLMEK
Kalkındırmaya gücü olmak.
MASKE
Boyalı karton, kumaş veya plastikten yapılmış olan ve başkalarınca tanınmamak için yüze geçirilerek kullanılan yapma yüz. Yüz ve boyun güzelliği için cilde sürülen krem, macun vb. şeyler. Gerçek duyguları veya bir şeyin gerçek görünüşünü gizleyen aldatıcı görünüş, davranış. Kişinin oynadığı rol veya hem kendisine hem de çevresine karşı takındığı davranış. Korunmak için özel olarak yapılıp yüze geçirilen şey.
KALHİNDUMAK
Kalkındırmak, zengin etmek.
KALKINDIRABİLME
Kalkındırabilmek işi.
KAPKIN
Uygun, düzenli : Eski tüfeğim pek kapkındı. Uygun, düzenli.
İVYERİ
Bir sorunun, bir olayın düğüm noktası: İv yerini buldu ona göre durum takındı.
BROŞ
Kadınların takındıkları süs iğnesi.
İKİBUÇUKLUK
Top toplayıcı. Kadınların süs için takındıkları, iki buçuk altın lira değerinde olan altın, gremse.