Kelimeler arşivinde; içinde "kındı" olan, toplam 44 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kındı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kındı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kındı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KALKINDIRABİLMEK
KALKINDIRABİLME
KINDIRIBUĞDAY
KINDIRLANMAK, KALKINDIRMAK, KINDILLANMAK
KINDIRIŞMAK, KINDIRDAMAK, KINDIRLAMAK, KINDILLAMAK, KINDIŞLAMAK, SAKINDIRMAK, KALKINDIRMA
KINDIRTMAK, IKINDIRMAK, SAKINDIRMA, KINDIRALIK
KINDIRALİ, AKINDIRIK, KINDIRGEÇ, IKINDIRMA, KINDIRDAK, KINDIRMAK
KINDIRAK, KINDIRAN, KINDIRKA, KINDIMCI, KINDIREK, KINDIRGA, KINDIRAÇ, KINDIRĞA, KINDIRIK
SIKINDI, KINDIMA, KINDILA, KINDIRA, BAKINDI
KINDIR, KINDIM, KINDIL, KINDIS, KINDIK, KINDIZ
KINDI
KINDI
Ufak tefek, kısa boylu kişi.
KINDIRLAMAK
Yuvarlamak, yuvarlaya yuvarlaya götürmek. Yuvarlanmak.
KINDIRIBUĞDAY
Yeğlenen bir çeşit buğday.
KALKINDIRMAK
Kalkınmasını sağlamak, kalkınmasına yol açmak.
IKINDIRMAK
Ikınmasına yol açmak.
KALKINDIRMA
Kalkındırmak işi.
KALKINDIRABİLMEK
Kalkındırmaya gücü olmak.
KINDILLANMAK
Yuvarlanmak.
KINDILLAMAK
Yuvarlamak, yuvarlaya yuvarlaya götürmek. Çocuklar baş sallamak.
KINDIRTMAK
Tahrik, teşvik ettirmek.
KINDIŞLAMAK
Çok incelemek : Çok kındışlayan ya kele düşer ya köre.
KINDIRIŞMAK
Birbirini teşvik etmek.
SAKINDIRMAK
Sakınma işini yaptırmak.
KINDIRDAMAK
İşi ağır ağır yapmak, oyalanmak. Nazlanmak, cilve yapmak.
KALKINDIRABİLME
Kalkındırabilmek işi.
KINDIRLANMAK
Yuvarlanmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KINDI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BROŞ
Kadınların takındıkları süs iğnesi.
IKINDIRMA
Ikındırmak işi.
KINDIRMAK
Kapı ve pencere gibi şeyleri aralık bırakmak. Kandırmak, inandırmak. Kışkırtmak : Ahmet'i kındıranlar var. Sinirlendirmek. Tahrik, teşvik, tergip etmek.
KINMAK
İleri geçmek : Yarışda benim at, seninkini kındı. Isırmak. Aldanmak.
BEŞİBİRLİK
Kadınların süs için takındıkları, beş tam altının bir arada bulunduğu süs eşyası, beşibiryerde, beşibirarada.
KALHİNDUMAK
Kalkındırmak, zengin etmek.
KINDIR
Topraktan yapılmış yuvarlak tuğla : Karnın ağrıyorsa bir kındır kızdır da koy. Sulu yerlerde biten ince uzun yapraklarının kenarları keskin, ucu diken gibi, koyu renkli bir çeşit çayır otu. Ufak tefek, kısa boylu kişi. Delikli tuğla. Isıtılarak hastanın ayaklarına ve karnına konulur. Bir kenarında deliği olan yuvarlak düzgün satıhlı pişirilmiş tuğla; kızdırılarak sıcak su torbası yerine kullanılır.
GÖĞA
Değirmenlerde öğütülen buğdayın döküldüğü tahtadan yapılmış kap. Kındıra ya da ayrık otu denen bir çeşit bitki kökü.
İKİBUÇUKLUK
Top toplayıcı. Kadınların süs için takındıkları, iki buçuk altın lira değerinde olan altın, gremse.
KINDIRĞA
Kurumuş, sertleşmiş : Pastırmalar soğuktan kındırğa olmuşlar.
MASKE
Boyalı karton, kumaş veya plastikten yapılmış olan ve başkalarınca tanınmamak için yüze geçirilerek kullanılan yapma yüz. Yüz ve boyun güzelliği için cilde sürülen krem, macun vb. şeyler. Gerçek duyguları veya bir şeyin gerçek görünüşünü gizleyen aldatıcı görünüş, davranış. Kişinin oynadığı rol veya hem kendisine hem de çevresine karşı takındığı davranış. Korunmak için özel olarak yapılıp yüze geçirilen şey.
GAHINDIRMAK
Kalkındırmak.
BUĞMUK
Kadınların takındıkları altın.
FLAVOKSANTİN
Küçük, sarı karotinoit pigment. Yapısal olarak A vitaminine yakındır, fakat A vitamini etkinliğine sahip değildir.
HALKBENCİLİK
Kimi halkların kendilerini "insan", başka halkları da "barbar" olarak nitelemeleri; değişik kültürlere bağlı toplumların kendi kültürlerinden olmayanlara karşı takındıkları üstünlük tavrı.
İVYERİ
Bir sorunun, bir olayın düğüm noktası: İv yerini buldu ona göre durum takındı.
TAVIR
Durum, vaziyet, hâl. Kişiden beklenen davranış biçimi. Bir olay, bir durum karşısında kişinin takındığı davranış.
KAPKIN
Uygun, düzenli : Eski tüfeğim pek kapkındı. Uygun, düzenli.
İŞVE
Kadınların ilgi çekmek, gönül çelmek için takındıkları hoş, aldatıcı tavır, kırıtma, naz, cilve, eda.
AKMA
Akmak işi. Reçine, çam sakızı, akındırık.