İçinde KINDI geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kındı" olan, toplam 44 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kındı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kındı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kındı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

KALKINDIRABİLMEK

15 harfli kelimeler

KALKINDIRABİLME

13 harfli kelimeler

KINDIRIBUĞDAY

12 harfli kelimeler

KINDIRLANMAK, KALKINDIRMAK, KINDILLANMAK

11 harfli kelimeler

KINDIRIŞMAK, KINDIRDAMAK, KINDIRLAMAK, KINDILLAMAK, KINDIŞLAMAK, SAKINDIRMAK, KALKINDIRMA

10 harfli kelimeler

KINDIRTMAK, IKINDIRMAK, SAKINDIRMA, KINDIRALIK

9 harfli kelimeler

KINDIRALİ, AKINDIRIK, KINDIRGEÇ, IKINDIRMA, KINDIRDAK, KINDIRMAK

8 harfli kelimeler

KINDIRAK, KINDIRAN, KINDIRKA, KINDIMCI, KINDIREK, KINDIRGA, KINDIRAÇ, KINDIRĞA, KINDIRIK

7 harfli kelimeler

SIKINDI, KINDIMA, KINDILA, KINDIRA, BAKINDI

6 harfli kelimeler

KINDIR, KINDIM, KINDIL, KINDIS, KINDIK, KINDIZ

5 harfli kelimeler

KINDI

Bazı kelimelerin anlamları

KINDI

Ufak tefek, kısa boylu kişi.

KINDIRLAMAK

Yuvarlamak, yuvarlaya yuvarlaya götürmek. Yuvarlanmak.

KINDIRIBUĞDAY

Yeğlenen bir çeşit buğday.

KALKINDIRMAK

Kalkınmasını sağlamak, kalkınmasına yol açmak.

IKINDIRMAK

Ikınmasına yol açmak.

KALKINDIRMA

Kalkındırmak işi.

KALKINDIRABİLMEK

Kalkındırmaya gücü olmak.

KINDILLANMAK

Yuvarlanmak.

KINDILLAMAK

Yuvarlamak, yuvarlaya yuvarlaya götürmek. Çocuklar baş sallamak.

KINDIRTMAK

Tahrik, teşvik ettirmek.

KINDIŞLAMAK

Çok incelemek : Çok kındışlayan ya kele düşer ya köre.

KINDIRIŞMAK

Birbirini teşvik etmek.

SAKINDIRMAK

Sakınma işini yaptırmak.

KINDIRDAMAK

İşi ağır ağır yapmak, oyalanmak. Nazlanmak, cilve yapmak.

KALKINDIRABİLME

Kalkındırabilmek işi.

KINDIRLANMAK

Yuvarlanmak.

  -   -   -  

Anlamında KINDI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KINDI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BROŞ

Kadınların takındıkları süs iğnesi.

IKINDIRMA

Ikındırmak işi.

KINDIRMAK

Kapı ve pencere gibi şeyleri aralık bırakmak. Kandırmak, inandırmak. Kışkırtmak : Ahmet'i kındıranlar var. Sinirlendirmek. Tahrik, teşvik, tergip etmek.

KINMAK

İleri geçmek : Yarışda benim at, seninkini kındı. Isırmak. Aldanmak.

BEŞİBİRLİK

Kadınların süs için takındıkları, beş tam altının bir arada bulunduğu süs eşyası, beşibiryerde, beşibirarada.

KALHİNDUMAK

Kalkındırmak, zengin etmek.

KINDIR

Topraktan yapılmış yuvarlak tuğla : Karnın ağrıyorsa bir kındır kızdır da koy. Sulu yerlerde biten ince uzun yapraklarının kenarları keskin, ucu diken gibi, koyu renkli bir çeşit çayır otu. Ufak tefek, kısa boylu kişi. Delikli tuğla. Isıtılarak hastanın ayaklarına ve karnına konulur. Bir kenarında deliği olan yuvarlak düzgün satıhlı pişirilmiş tuğla; kızdırılarak sıcak su torbası yerine kullanılır.

GÖĞA

Değirmenlerde öğütülen buğdayın döküldüğü tahtadan yapılmış kap. Kındıra ya da ayrık otu denen bir çeşit bitki kökü.

İKİBUÇUKLUK

Top toplayıcı. Kadınların süs için takındıkları, iki buçuk altın lira değerinde olan altın, gremse.

KINDIRĞA

Kurumuş, sertleşmiş : Pastırmalar soğuktan kındırğa olmuşlar.

MASKE

Boyalı karton, kumaş veya plastikten yapılmış olan ve başkalarınca tanınmamak için yüze geçirilerek kullanılan yapma yüz. Yüz ve boyun güzelliği için cilde sürülen krem, macun vb. şeyler. Gerçek duyguları veya bir şeyin gerçek görünüşünü gizleyen aldatıcı görünüş, davranış. Kişinin oynadığı rol veya hem kendisine hem de çevresine karşı takındığı davranış. Korunmak için özel olarak yapılıp yüze geçirilen şey.

GAHINDIRMAK

Kalkındırmak.

BUĞMUK

Kadınların takındıkları altın.

FLAVOKSANTİN

Küçük, sarı karotinoit pigment. Yapısal olarak A vitaminine yakındır, fakat A vitamini etkinliğine sahip değildir.

HALKBENCİLİK

Kimi halkların kendilerini "insan", başka halkları da "barbar" olarak nitelemeleri; değişik kültürlere bağlı toplumların kendi kültürlerinden olmayanlara karşı takındıkları üstünlük tavrı.

İVYERİ

Bir sorunun, bir olayın düğüm noktası: İv yerini buldu ona göre durum takındı.

TAVIR

Durum, vaziyet, hâl. Kişiden beklenen davranış biçimi. Bir olay, bir durum karşısında kişinin takındığı davranış.

KAPKIN

Uygun, düzenli : Eski tüfeğim pek kapkındı. Uygun, düzenli.

İŞVE

Kadınların ilgi çekmek, gönül çelmek için takındıkları hoş, aldatıcı tavır, kırıtma, naz, cilve, eda.

AKMA

Akmak işi. Reçine, çam sakızı, akındırık.