Kelimeler arşivi içinde; başında "kındı" olan, toplam 33 adet kelime bulunmaktadır. kındı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kındı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kındı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KINDIRIBUĞDAY
KINDIRLANMAK, KINDILLANMAK
KINDIŞLAMAK, KINDIRLAMAK, KINDIRIŞMAK, KINDIRDAMAK, KINDILLAMAK
KINDIRALIK, KINDIRTMAK
KINDIRMAK, KINDIRALİ, KINDIRGEÇ, KINDIRDAK
KINDIMCI, KINDIRKA, KINDIRIK, KINDIRĞA, KINDIRGA, KINDIREK, KINDIRAN, KINDIRAK, KINDIRAÇ
KINDIRA, KINDILA, KINDIMA
KINDIS, KINDIZ, KINDIR, KINDIM, KINDIL, KINDIK
KINDI
KINDI
Ufak tefek, kısa boylu kişi.
KINDIRALIK
Sivas ili, Yazyurdu bucağına bağlı bir bölge.
KINDIŞLAMAK
Çok incelemek : Çok kındışlayan ya kele düşer ya köre.
KINDIRIBUĞDAY
Yeğlenen bir çeşit buğday.
KINDIRGEÇ
Tahterevalli.
KINDIRLANMAK
Yuvarlanmak.
KINDIMCI
Çalgıcı.
KINDIRLAMAK
Yuvarlamak, yuvarlaya yuvarlaya götürmek. Yuvarlanmak.
KINDIRTMAK
Tahrik, teşvik ettirmek.
KINDIRALİ
Adıyaman şehrinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Şanlıurfa ilinde, Yaylak nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KINDIRMAK
Kapı ve pencere gibi şeyleri aralık bırakmak. Kandırmak, inandırmak. Kışkırtmak : Ahmet'i kındıranlar var. Sinirlendirmek. Tahrik, teşvik, tergip etmek.
KINDIRIŞMAK
Birbirini teşvik etmek.
KINDILLAMAK
Yuvarlamak, yuvarlaya yuvarlaya götürmek. Çocuklar baş sallamak.
KINDILLANMAK
Yuvarlanmak.
KINDIRDAMAK
İşi ağır ağır yapmak, oyalanmak. Nazlanmak, cilve yapmak.
KINDIRDAK
Hoppa, oynak, hafif (kadın).
Bu bölümde tanımı içerisinde KINDI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BUĞMUK
Kadınların takındıkları altın.
HALKBENCİLİK
Kimi halkların kendilerini "insan", başka halkları da "barbar" olarak nitelemeleri; değişik kültürlere bağlı toplumların kendi kültürlerinden olmayanlara karşı takındıkları üstünlük tavrı.
İVYERİ
Bir sorunun, bir olayın düğüm noktası: İv yerini buldu ona göre durum takındı.
FLAVOKSANTİN
Küçük, sarı karotinoit pigment. Yapısal olarak A vitaminine yakındır, fakat A vitamini etkinliğine sahip değildir.
GAHINDIRMAK
Kalkındırmak.
KALKINDIRMA
Kalkındırmak işi.
KALKINDIRABİLMEK
Kalkındırmaya gücü olmak.
TAVIR
Durum, vaziyet, hâl. Kişiden beklenen davranış biçimi. Bir olay, bir durum karşısında kişinin takındığı davranış.
KALKINDIRABİLME
Kalkındırabilmek işi.
BEŞİBİRLİK
Kadınların süs için takındıkları, beş tam altının bir arada bulunduğu süs eşyası, beşibiryerde, beşibirarada.
KAPKIN
Uygun, düzenli : Eski tüfeğim pek kapkındı. Uygun, düzenli.
MASKE
Boyalı karton, kumaş veya plastikten yapılmış olan ve başkalarınca tanınmamak için yüze geçirilerek kullanılan yapma yüz. Yüz ve boyun güzelliği için cilde sürülen krem, macun vb. şeyler. Gerçek duyguları veya bir şeyin gerçek görünüşünü gizleyen aldatıcı görünüş, davranış. Kişinin oynadığı rol veya hem kendisine hem de çevresine karşı takındığı davranış. Korunmak için özel olarak yapılıp yüze geçirilen şey.
AKMA
Akmak işi. Reçine, çam sakızı, akındırık.
İŞVE
Kadınların ilgi çekmek, gönül çelmek için takındıkları hoş, aldatıcı tavır, kırıtma, naz, cilve, eda.
IKINDIRMA
Ikındırmak işi.
GÖĞA
Değirmenlerde öğütülen buğdayın döküldüğü tahtadan yapılmış kap. Kındıra ya da ayrık otu denen bir çeşit bitki kökü.
İKİBUÇUKLUK
Top toplayıcı. Kadınların süs için takındıkları, iki buçuk altın lira değerinde olan altın, gremse.
KALHİNDUMAK
Kalkındırmak, zengin etmek.
KINDIR
Topraktan yapılmış yuvarlak tuğla : Karnın ağrıyorsa bir kındır kızdır da koy. Sulu yerlerde biten ince uzun yapraklarının kenarları keskin, ucu diken gibi, koyu renkli bir çeşit çayır otu. Ufak tefek, kısa boylu kişi. Delikli tuğla. Isıtılarak hastanın ayaklarına ve karnına konulur. Bir kenarında deliği olan yuvarlak düzgün satıhlı pişirilmiş tuğla; kızdırılarak sıcak su torbası yerine kullanılır.
BROŞ
Kadınların takındıkları süs iğnesi.