Kelimeler arşivi içinde; sonunda "küf" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. Sonu küf ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında küf olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde küf olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KÜFLANKÜF, SALKIMKÜF
ESMERKÜF, FİİİZKÜF
MAVİKÜF, IŞILKÜF, İSLİKÜF
HASKÜF, HENKÜF, TELKÜF, YÜSKÜF, ZÜLKÜF
ÜSKÜF
KÜF
KÜF
Ekmek, peynir vb. organik maddelerin üzerinde, nem ve ısının etkisiyle oluşan, çoğu yeşil renkli mantar. Pas.
TELKÜF
Vücutta hemen bütün dokulara yerleşebilen asalak mantar türü.
FİİİZKÜF
Filizküfler topluluğundan mantar türlerinin ortak adı.
KÜFLANKÜF
Salıncak.
ÜSKÜF
Yüksek aşamadaki yeniçeri subaylarının giydikleri, yarısı arkaya sarkan uzun bir sarık.
ESMERKÜF
Esmerküfler familyasının asalak yaşama uyabilen örnek türü olup, özellikle arılarda öldürücü gelişmeler doğuran ilkel mantar.
ZÜLKÜF
Yüce, makam sahibi.
MAVİKÜF
Özellikle tütün fidelerinde üreyerek yaprak hastalığına yol açan asalak mantar.
HASKÜF
Hasköy.
İSLİKÜF
Toprakta ve gübreliklerde çürükçül yaşamakla birlikte, kulak, burun, akciğer asalağı olarak da gelişebilen asklımantar. (Kanatlılar için öldürücüdür. Memelilerde, bu arada insanlarda rastlanabilir.).
IŞILKÜF
Sığır, domuz ve insanların ışılküflüce etkeni, ışılküflerin örnek türü asalak mantar.
SALKIMKÜF
Salkımküflüce etkeni çürükçül mantar.
HENKÜF
Yaşça ya da mevkice denk kimse: O benim henküfüm değil, ne diye arkadan dedikodu yapıyor.
YÜSKÜF
Yüksük.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÜF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÜRZÜ
Ağır hakaret ve küfür sözü.
KÜFELİK
Küfeyi dolduracak miktarda olan. Kendi kendine yürüyemeyecek derecede sarhoş kimse.
KÜFLÜ
Küflenmiş olan. Saklanmış altın para. Zamanı geçmiş, köhne.
NANKÖRLÜK
Nankör olma durumu. Nankörce davranış, küfran, küfranlık.
ANTİBİYOTİK
Bitkilerde, özellikle küf mantarlarında bulunan veya sentezle elde edilen, birçok mikroba karşı kullanılan, penisilin, streptomisin vb. maddelerin ortak adı.
KÜFECİLİK
Küfecinin işi.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
KÜFLENME
Küflenmek işi.
OKUMAK
Bir yazıyı meydana getiren harf ve işaretlere bakıp bunları çözümlemek veya seslendirmek. Bir şeyin anlamını çözmek. Değerlendirmek. Bazı belirtilerle bir anlamı, gizli bir duyguyu anlamak, kavramak. Sesli olarak söylemek. Hastalığı iyi edeceğini ileri sürerek okuyup üflemek, üfürükçülük etmek. Yazılmış bir metnin iletmek istediği şeyleri öğrenmek. Bir konuyu öğrenmek için okulda, bir öğretmenin yanında veya yazılı şeyler üzerinde çalışmak, öğrenim görmek. Sövmek, küfretmek. Bir yere çağırmak, davet etmek, okuntu göndermek.
KÜFRETME
Küfretmek işi, sövme.
KÜFLENMEK
Küf oluşmak. Çalışma fırsatı bulamayarak özelliklerini veya yeteneğini yitirmek. Zamanı geçmek, köhneleşmek.
KÜFÜRBAZLIK
Küfürbaz olma durumu.
KALAY
Atom numarası 50, atom ağırlığı 118,7, yoğunluğu 7,29 olan, 232 °C'de eriyen, gümüş beyazlığında, kolay işlenebilen, yumuşak bir element (simgesi Sn). Aldatıcı görünüş. Sövme, küfür. Kalaylanmış bir kabın üzerindeki alaşım tabakası.
KÜFECİ
Küfe yapan veya satan kimse. Küfe ile sırtında öteberi taşıyan hamal.
ROKFOR
Koyun sütünden yapılan, mahzenlerde olgunlaştırılan, içi özel küflü peynir, rokfor peyniri.
KÜFLENDİRME
Küflendirmek işi.
BALSIRA
Yaprakların üzerinde oluşan bir küf türü. Bir kudret helvası türü.
PERDAHLAMAK
Aprelemek. Sövmek, küfretmek. Birini asılsız sözlerle kandırmaya çalışmak.
PAMUKLANMAK
Üstü incecik pamuk biçiminde küf bağlamak. Toz pamuk gibi olmak.
KÜFLENDİRMEK
Küf bağlamasına yol açmak.