Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kü" olan, toplam 132 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kü ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kü olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
HACIREİSSÖKÜ
YUMURTAKÖKÜ, GÖLTÜRKBÜKÜ, KABALARSÖKÜ, KAFTARKÜSKÜ, KESTANESÖKÜ
AVLAĞISÖKÜ, BOSTANBÜKÜ, KOCABÖRÜKÜ, YILDIZKÖKÜ, YUKARISÖKÜ
ÇALTIBÜKÜ, DENİZBÜKÜ, ILDIZKÖKÜ, İÇERİBÜKÜ, KARGABÜKÜ, KAZMASÖKÜ, KIRATBÜKÜ, KİRAZSÖKÜ, KÜÇÜKBÜKÜ, MEYVABÜKÜ, OSMANBÜKÜ, PELİTBÜKÜ, SOĞANBÜKÜ, TABANBÜKÜ, TATLIKÖKÜ
ADAMKÖKÜ, AĞAÇBÜKÜ, AŞIKBÜKÜ, BOYABÜKÜ, DARIBÜKÜ, DERESÖKÜ, EYÜPBÜKÜ, GEMİBÜKÜ, HACIBÜKÜ, KADIBÜKÜ, KAYABÜKÜ, KORUBÜKÜ, MEŞEBÜKÜ, MÜLKBÜKÜ, ORTASÖKÜ, SULUSÖKÜ, UŞAKBÜKÜ, ÜMÜTBÜKÜ
BARBEKÜ, BUGÜNKÜ, ALASÖKÜ, BAŞSÖKÜ, BEYBÜKÜ, ÇAYBÜKÜ, ÇEKÇEKÜ, DEVLÜKÜ, DÜŞÜLKÜ, GÜRSÖKÜ, HÜLÜŞKÜ, İNESÖKÜ, KOZSÖKÜ, KUZSÖKÜ, KÜNDÜKÜ, LÖKLÖKÜ, ÖLDÜRKÜ, PORTEKÜ, SELBÜKÜ, SÖHSÖKÜ, SÜBÜRKÜ, SÜRÜKKÜ, SÜRÜTKÜ, TÜLÜNKÜ, YARKÖKÜ, YERKÖKÜ, YÜRÜRKÜ
ÖBÜRKÜ, DEDÖKÜ, İLÜŞKÜ, MÜLÜKÜ, OTKÖKÜ
ÇÖRKÜ, ÇÜNKÜ, DÜNKÜ, DÜŞKÜ, TÜRKÜ, BÖRKÜ, BÜLKÜ, BÜRKÜ, CÜLKÜ, ÇÜLKÜ, DİLKÜ, DÖKKÜ, GÖRKÜ, GÜTKÜ, HAŞKÜ, HÜŞKÜ, KÖĞKÜ, KÖRKÜ, KÖSKÜ, KÜMKÜ, KÜSKÜ, KÜŞKÜ, KÜYKÜ, KÜZKÜ, MÜŞKÜ, PÜRKÜ, PÜSKÜ, SEKKÜ, SÖNKÜ, SÖYKÜ, Devamını Oku »»
ÖYKÜ, ÜLKÜ, ÜRKÜ, BÜKÜ, CEKÜ, ÇÖKÜ, HEKÜ, KÜKÜ, LÖKÜ, ÖLKÜ, ÖNKÜ, ÖTKÜ, PÜKÜ, SEKÜ, SÖKÜ, SÜKÜ, ÜNKÜ, ÜYKÜ
AKÜ, EKÜ, ÖKÜ
KÜ
KÜ
Köy.
BOSTANBÜKÜ
Karabük şehri, Safranbolu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
GÖLTÜRKBÜKÜ
Muğla ili, Ortakent bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
İÇERİBÜKÜ
Ordu ili, Çaybaşı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
AVLAĞISÖKÜ
Sinop şehri, Erfelek ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KESTANESÖKÜ
Kastamonu şehrinde, Bozkurt belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
HACIREİSSÖKÜ
Kastamonu şehrinde, Çatalzeytin ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KOCABÖRÜKÜ
İri damlalı, uzun süre yağan, güçlü yağmur.
YUMURTAKÖKÜ
Kök boyası.
KAFTARKÜSKÜ
Yeni gömülen ölüleri sinden çıkarıp yediğine inanılan, gerçek dışı yaratık.
ÇALTIBÜKÜ
İçel şehri, Anamur ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KABALARSÖKÜ
Kastamonu ili, İnebolu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
YUKARISÖKÜ
Kastamonu ilinde, Çatalzeytin belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
DENİZBÜKÜ
Kastamonu ili, Abana ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kastamonu ilinde, Doğanyurt belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Ordu ilinde, Ünye ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
ILDIZKÖKÜ
Yerelması.
YILDIZKÖKÜ
Yerelması.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇIM
Açma, açılış, küşat.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
AĞAÇÇIK
Taflan gibi dalları dibinden başlayarak çatallanan küçük ağaç.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ADAMCIK
Kendisine acınılan kimse. Yerilen, küçümsenen kimse.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
AĞIL
Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
AGLÜTİNASYON
Kümeleşim.
ADAYAVRUSU
İki veya üç çifte kürekli küçük balıkçı teknesi.
ADACIK
Küçük ada.
ADAKLAMAK
Küçük çocuk yürümeye başlamak.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ACEMLEŞMEK
Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.
ADAMOTU
Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
AFİS
Gümüş balığının küçüğü.
AĞIRŞAK
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
AÇILIŞ
Açılma işi. Yeni bir yapının, yerin veya kuruluşun çalışmaya başlaması, küşat.