Kelimeler arşivi içinde; sonunda "körük" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu körük ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında körük olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde körük olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KÖRÜK
Ateşi canlandırmak için kullanılan ve açılıp kapandıkça içindeki havayı üfleyen araç. Bazı araçların açılıp kapanabilir üst üste katlanmış bölümü. Bazı müzik araçlarında hava vermeye yarayan, el veya ayakla işletilen meşin veya kâğıt bölüm. Eşek yavrusu, sıpa. Demirci dükkânı : Bu demiri götür de körükte dövdür. Fayton. Yozgat şehri, Akdağmadeni ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
LAFKÖRÜK
Konuşkan, tatlı dilli.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÖRÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKORDİYON
Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.
ÇATIAĞACI
Körük çekme ağaç kolu. (Bor Niğde).
AJİTE
"Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak" anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz.
KÖRÜKÇÜLÜK
Körükçünün yaptığı iş.
KÖRÜKLENME
Körüklenmek işi.
FAYTON
Tek körüklü, dört tekerlekli, genellikle çift atlı binek arabası, payton. Perde ayaklılardan, sıcak deniz kıyılarında yaşayan, uzun kuyruklu bir kuş (Phaeton).
LANDO
Dört tekerlekli, içinde dingillere paralel olarak düzenlenmiş karşılıklı iki oturma sırası bulunan, üstü açılıp kapanabilen çift körüklü binek arabası.
ÇATIDEMİRİ
Körük kanatlarını birleştiren demir.
ORG
Klavyeli büyük ve küçük borulardan yapılmış, körüklerden elde edilen havanın bu borulardan geçmesiyle değişik ses tonları verebilen, genellikle kilise çalgısı, erganun.
KÖRÜKÇÜ
Körük yapan veya satan kimse. Körükleyici. Körük kullanan kimse.
KÖRÜKLENMEK
Körükleme işine konu olmak veya körükleme işi yapılmak.
AJİTASYON
Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.
AJİTATÖR
Körükleyici.
KÖRÜKLEMEK
Körükle hava vermek. Çıkar sağlamak için kendini acındırmak, ajite etmek. Harekete geçirmek, ajite etmek. Kızıştırmak, şiddetlendirmek.
KÖRÜKLÜ
Körüğü olan. Körüklü otobüs.
POMPALAMAK
Pompa ile şişirmek, tulumba ile suyu çekmek veya vermek. Kızıştırmak, şiddetlendirmek, körüklemek.
KÖRÜKLEME
Körükleme işi, ajitasyon.
PÜSKÜRTEÇ
Sıvıları ve toz durumundaki maddeleri gaz veya toz durumunda saçmaya, atmaya yarayan tulumba veya körük biçimindeki aygıt, püskürme makinesi, pülverizatör. Sprey.
YELLEMEK
Körükle, yelpaze ile veya başka bir araçla rüzgâr yapmak.
YELLENMEK
Körük, yelpaze vb. araçların yaptığı yelin etkisinde kalmak. Kalın bağırsaktaki gazı çıkarmak, osurmak.