Kelimeler arşivinde; içinde "körük" olan, toplam 20 tane kelime bulunuyor. İçerisinde körük bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu körük ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında körük olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KÖRÜKLEYEBİLMEK
KÖRÜKLEYEBİLME, KÖRÜKLEYİCİLİK
KÖRÜKLENMEK, KÖRÜKLEYİCİ, KÖRÜKTÜRMEK
KÖRÜKÇÜLÜK, KÖRÜKLEMEK, KÖRÜKLENME
KÖRÜKLEME, KÖRÜKTAŞI
LAFKÖRÜK, KÖRÜKMEK, KÖRÜKLÜK, KÖRÜKLER, KÖRÜKSÜZ
KÖRÜKSÜ, KÖRÜKLÜ, KÖRÜKÇÜ
KÖRÜK
KÖRÜK
Ateşi canlandırmak için kullanılan ve açılıp kapandıkça içindeki havayı üfleyen araç. Bazı araçların açılıp kapanabilir üst üste katlanmış bölümü. Bazı müzik araçlarında hava vermeye yarayan, el veya ayakla işletilen meşin veya kâğıt bölüm. Eşek yavrusu, sıpa. Demirci dükkânı : Bu demiri götür de körükte dövdür. Fayton. Yozgat şehri, Akdağmadeni ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KÖRÜKLER
Malatya kenti, Darende ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KÖRÜKLEYEBİLME
Körükleyebilmek işi.
KÖRÜKLEYİCİLİK
Kışkırtıcılık.
KÖRÜKLEYİCİ
Heyecana getiren, çıkar sağlamak için kendini acındıran, ajitatör.
KÖRÜKLÜK
Demirci dükkânı.
KÖRÜKLEME
Körükleme işi, ajitasyon.
KÖRÜKÇÜLÜK
Körükçünün yaptığı iş.
KÖRÜKLENME
Körüklenmek işi.
KÖRÜKTÜRMEK
Bir kimseyi başka birinin kötülüğü için kışkırtmak. Yıldırmak, ürkütmek, yürek gücünü sarsmak. Bir hayvan diğerini korkutmak. Bıktırmak, bezdirmek.
KÖRÜKMEK
Kuvvetini, gücünü yitirmek. Yılmak, pusmak, durgunlaşmak. Onmaz duruma getirmek, yok etmek.
LAFKÖRÜK
Konuşkan, tatlı dilli.
KÖRÜKTAŞI
Çanakkale kenti, Ezine belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KÖRÜKLEYEBİLMEK
Körükleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
KÖRÜKLEMEK
Körükle hava vermek. Çıkar sağlamak için kendini acındırmak, ajite etmek. Harekete geçirmek, ajite etmek. Kızıştırmak, şiddetlendirmek.
KÖRÜKLENMEK
Körükleme işine konu olmak veya körükleme işi yapılmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÖRÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ORG
Klavyeli büyük ve küçük borulardan yapılmış, körüklerden elde edilen havanın bu borulardan geçmesiyle değişik ses tonları verebilen, genellikle kilise çalgısı, erganun.
FAYTON
Tek körüklü, dört tekerlekli, genellikle çift atlı binek arabası, payton. Perde ayaklılardan, sıcak deniz kıyılarında yaşayan, uzun kuyruklu bir kuş (Phaeton).
POMPALAMAK
Pompa ile şişirmek, tulumba ile suyu çekmek veya vermek. Kızıştırmak, şiddetlendirmek, körüklemek.
ÇATIDEMİRİ
Körük kanatlarını birleştiren demir.
YELLEMEK
Körükle, yelpaze ile veya başka bir araçla rüzgâr yapmak.
KIÇGIRMAK
Körüklemek, ateşi alevlendirmek.
AJİTASYON
Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.
PÜSKÜRTEÇ
Sıvıları ve toz durumundaki maddeleri gaz veya toz durumunda saçmaya, atmaya yarayan tulumba veya körük biçimindeki aygıt, püskürme makinesi, pülverizatör. Sprey.
AJİTE
"Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak" anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz.
AKORDİYON
Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.
KÖRÜKÇÜ
Körük yapan veya satan kimse. Körükleyici. Körük kullanan kimse.
KONÇERTİNA
Çalgıcı soytarı'nın kullandığı akordiyon gibi körüklü, ama biçimi altıgen ya da sekizgen olan bir çalgı.
FOSURDAK
Yiyecek olarak ağır olmayan, hafif şeyler. Burnu tıkalı olup da nefes alırken göğsü körük gibi ses çıkaran kişi.
HABBAN
Çocukların kaydırak oyununda kullandıkları yassı, yuvarlak taş. Kuş avlamak için kurulan bir çeşit tuzak. Eskicilerin kullandığı küçük demir çivi, körük çivisi.
LANDO
Dört tekerlekli, içinde dingillere paralel olarak düzenlenmiş karşılıklı iki oturma sırası bulunan, üstü açılıp kapanabilen çift körüklü binek arabası.
FINAR
Körüklü bir çalgı. (Çerkez Bâlâ Ankara).
KÖRÜKLÜ
Körüğü olan. Körüklü otobüs.
AJİTATÖR
Körükleyici.
ÇATIAĞACI
Körük çekme ağaç kolu. (Bor Niğde).
YELLENMEK
Körük, yelpaze vb. araçların yaptığı yelin etkisinde kalmak. Kalın bağırsaktaki gazı çıkarmak, osurmak.