İçinde KÖRÜK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "körük" olan, toplam 20 tane kelime bulunuyor. İçerisinde körük bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu körük ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında körük olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

KÖRÜKLEYEBİLMEK

14 harfli kelimeler

KÖRÜKLEYEBİLME, KÖRÜKLEYİCİLİK

11 harfli kelimeler

KÖRÜKLENMEK, KÖRÜKLEYİCİ, KÖRÜKTÜRMEK

10 harfli kelimeler

KÖRÜKÇÜLÜK, KÖRÜKLEMEK, KÖRÜKLENME

9 harfli kelimeler

KÖRÜKLEME, KÖRÜKTAŞI

8 harfli kelimeler

LAFKÖRÜK, KÖRÜKMEK, KÖRÜKLÜK, KÖRÜKLER, KÖRÜKSÜZ

7 harfli kelimeler

KÖRÜKSÜ, KÖRÜKLÜ, KÖRÜKÇÜ

5 harfli kelimeler

KÖRÜK

Bazı kelimelerin anlamları

KÖRÜK

Ateşi canlandırmak için kullanılan ve açılıp kapandıkça içindeki havayı üfleyen araç. Bazı araçların açılıp kapanabilir üst üste katlanmış bölümü. Bazı müzik araçlarında hava vermeye yarayan, el veya ayakla işletilen meşin veya kâğıt bölüm. Eşek yavrusu, sıpa. Demirci dükkânı : Bu demiri götür de körükte dövdür. Fayton. Yozgat şehri, Akdağmadeni ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KÖRÜKLER

Malatya kenti, Darende ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

KÖRÜKLEYEBİLME

Körükleyebilmek işi.

KÖRÜKLEYİCİLİK

Kışkırtıcılık.

KÖRÜKLEYİCİ

Heyecana getiren, çıkar sağlamak için kendini acındıran, ajitatör.

KÖRÜKLÜK

Demirci dükkânı.

KÖRÜKLEME

Körükleme işi, ajitasyon.

KÖRÜKÇÜLÜK

Körükçünün yaptığı iş.

KÖRÜKLENME

Körüklenmek işi.

KÖRÜKTÜRMEK

Bir kimseyi başka birinin kötülüğü için kışkırtmak. Yıldırmak, ürkütmek, yürek gücünü sarsmak. Bir hayvan diğerini korkutmak. Bıktırmak, bezdirmek.

KÖRÜKMEK

Kuvvetini, gücünü yitirmek. Yılmak, pusmak, durgunlaşmak. Onmaz duruma getirmek, yok etmek.

LAFKÖRÜK

Konuşkan, tatlı dilli.

KÖRÜKTAŞI

Çanakkale kenti, Ezine belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

KÖRÜKLEYEBİLMEK

Körükleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

KÖRÜKLEMEK

Körükle hava vermek. Çıkar sağlamak için kendini acındırmak, ajite etmek. Harekete geçirmek, ajite etmek. Kızıştırmak, şiddetlendirmek.

KÖRÜKLENMEK

Körükleme işine konu olmak veya körükleme işi yapılmak.

  -   -   -  

Anlamında KÖRÜK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KÖRÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ORG

Klavyeli büyük ve küçük borulardan yapılmış, körüklerden elde edilen havanın bu borulardan geçmesiyle değişik ses tonları verebilen, genellikle kilise çalgısı, erganun.

FAYTON

Tek körüklü, dört tekerlekli, genellikle çift atlı binek arabası, payton. Perde ayaklılardan, sıcak deniz kıyılarında yaşayan, uzun kuyruklu bir kuş (Phaeton).

POMPALAMAK

Pompa ile şişirmek, tulumba ile suyu çekmek veya vermek. Kızıştırmak, şiddetlendirmek, körüklemek.

ÇATIDEMİRİ

Körük kanatlarını birleştiren demir.

YELLEMEK

Körükle, yelpaze ile veya başka bir araçla rüzgâr yapmak.

KIÇGIRMAK

Körüklemek, ateşi alevlendirmek.

AJİTASYON

Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.

PÜSKÜRTEÇ

Sıvıları ve toz durumundaki maddeleri gaz veya toz durumunda saçmaya, atmaya yarayan tulumba veya körük biçimindeki aygıt, püskürme makinesi, pülverizatör. Sprey.

AJİTE

"Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak" anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz.

AKORDİYON

Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.

KÖRÜKÇÜ

Körük yapan veya satan kimse. Körükleyici. Körük kullanan kimse.

KONÇERTİNA

Çalgıcı soytarı'nın kullandığı akordiyon gibi körüklü, ama biçimi altıgen ya da sekizgen olan bir çalgı.

FOSURDAK

Yiyecek olarak ağır olmayan, hafif şeyler. Burnu tıkalı olup da nefes alırken göğsü körük gibi ses çıkaran kişi.

HABBAN

Çocukların kaydırak oyununda kullandıkları yassı, yuvarlak taş. Kuş avlamak için kurulan bir çeşit tuzak. Eskicilerin kullandığı küçük demir çivi, körük çivisi.

LANDO

Dört tekerlekli, içinde dingillere paralel olarak düzenlenmiş karşılıklı iki oturma sırası bulunan, üstü açılıp kapanabilen çift körüklü binek arabası.

FINAR

Körüklü bir çalgı. (Çerkez Bâlâ Ankara).

KÖRÜKLÜ

Körüğü olan. Körüklü otobüs.

AJİTATÖR

Körükleyici.

ÇATIAĞACI

Körük çekme ağaç kolu. (Bor Niğde).

YELLENMEK

Körük, yelpaze vb. araçların yaptığı yelin etkisinde kalmak. Kalın bağırsaktaki gazı çıkarmak, osurmak.