Kelimeler arşivi içinde; başında "körük" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. körük ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu körük ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde körük olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KÖRÜKLEYEBİLMEK
KÖRÜKLEYİCİLİK, KÖRÜKLEYEBİLME
KÖRÜKTÜRMEK, KÖRÜKLEYİCİ, KÖRÜKLENMEK
KÖRÜKLENME, KÖRÜKLEMEK, KÖRÜKÇÜLÜK
KÖRÜKLEME, KÖRÜKTAŞI
KÖRÜKLER, KÖRÜKLÜK, KÖRÜKMEK, KÖRÜKSÜZ
KÖRÜKÇÜ, KÖRÜKLÜ, KÖRÜKSÜ
KÖRÜK
KÖRÜK
Ateşi canlandırmak için kullanılan ve açılıp kapandıkça içindeki havayı üfleyen araç. Bazı araçların açılıp kapanabilir üst üste katlanmış bölümü. Bazı müzik araçlarında hava vermeye yarayan, el veya ayakla işletilen meşin veya kâğıt bölüm. Eşek yavrusu, sıpa. Demirci dükkânı : Bu demiri götür de körükte dövdür. Fayton. Yozgat şehri, Akdağmadeni ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KÖRÜKLENME
Körüklenmek işi.
KÖRÜKLÜK
Demirci dükkânı.
KÖRÜKTAŞI
Çanakkale kenti, Ezine belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KÖRÜKLEYİCİLİK
Kışkırtıcılık.
KÖRÜKSÜZ
Körüğü olmayan.
KÖRÜKLEME
Körükleme işi, ajitasyon.
KÖRÜKTÜRMEK
Bir kimseyi başka birinin kötülüğü için kışkırtmak. Yıldırmak, ürkütmek, yürek gücünü sarsmak. Bir hayvan diğerini korkutmak. Bıktırmak, bezdirmek.
KÖRÜKLEMEK
Körükle hava vermek. Çıkar sağlamak için kendini acındırmak, ajite etmek. Harekete geçirmek, ajite etmek. Kızıştırmak, şiddetlendirmek.
KÖRÜKÇÜLÜK
Körükçünün yaptığı iş.
KÖRÜKLEYEBİLMEK
Körükleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
KÖRÜKLEYİCİ
Heyecana getiren, çıkar sağlamak için kendini acındıran, ajitatör.
KÖRÜKLEYEBİLME
Körükleyebilmek işi.
KÖRÜKLENMEK
Körükleme işine konu olmak veya körükleme işi yapılmak.
KÖRÜKLER
Malatya kenti, Darende ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KÖRÜKMEK
Kuvvetini, gücünü yitirmek. Yılmak, pusmak, durgunlaşmak. Onmaz duruma getirmek, yok etmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÖRÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AJİTE
"Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak" anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz.
AJİTATÖR
Körükleyici.
LANDO
Dört tekerlekli, içinde dingillere paralel olarak düzenlenmiş karşılıklı iki oturma sırası bulunan, üstü açılıp kapanabilen çift körüklü binek arabası.
AJİTASYON
Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.
FAYTON
Tek körüklü, dört tekerlekli, genellikle çift atlı binek arabası, payton. Perde ayaklılardan, sıcak deniz kıyılarında yaşayan, uzun kuyruklu bir kuş (Phaeton).
KÖRÜKLÜ
Körüğü olan. Körüklü otobüs.
HABBAN
Çocukların kaydırak oyununda kullandıkları yassı, yuvarlak taş. Kuş avlamak için kurulan bir çeşit tuzak. Eskicilerin kullandığı küçük demir çivi, körük çivisi.
KIÇGIRMAK
Körüklemek, ateşi alevlendirmek.
FOSURDAK
Yiyecek olarak ağır olmayan, hafif şeyler. Burnu tıkalı olup da nefes alırken göğsü körük gibi ses çıkaran kişi.
YELLENMEK
Körük, yelpaze vb. araçların yaptığı yelin etkisinde kalmak. Kalın bağırsaktaki gazı çıkarmak, osurmak.
KÖRÜKÇÜ
Körük yapan veya satan kimse. Körükleyici. Körük kullanan kimse.
ÇATIAĞACI
Körük çekme ağaç kolu. (Bor Niğde).
FINAR
Körüklü bir çalgı. (Çerkez Bâlâ Ankara).
KONÇERTİNA
Çalgıcı soytarı'nın kullandığı akordiyon gibi körüklü, ama biçimi altıgen ya da sekizgen olan bir çalgı.
POMPALAMAK
Pompa ile şişirmek, tulumba ile suyu çekmek veya vermek. Kızıştırmak, şiddetlendirmek, körüklemek.
AKORDİYON
Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.
ÇATIDEMİRİ
Körük kanatlarını birleştiren demir.
ORG
Klavyeli büyük ve küçük borulardan yapılmış, körüklerden elde edilen havanın bu borulardan geçmesiyle değişik ses tonları verebilen, genellikle kilise çalgısı, erganun.
YELLEMEK
Körükle, yelpaze ile veya başka bir araçla rüzgâr yapmak.
PÜSKÜRTEÇ
Sıvıları ve toz durumundaki maddeleri gaz veya toz durumunda saçmaya, atmaya yarayan tulumba veya körük biçimindeki aygıt, püskürme makinesi, pülverizatör. Sprey.