KÖRÜK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "körük" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. körük ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu körük ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde körük olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

KÖRÜKLEYEBİLMEK

14 harfli kelimeler

KÖRÜKLEYİCİLİK, KÖRÜKLEYEBİLME

11 harfli kelimeler

KÖRÜKTÜRMEK, KÖRÜKLEYİCİ, KÖRÜKLENMEK

10 harfli kelimeler

KÖRÜKLENME, KÖRÜKLEMEK, KÖRÜKÇÜLÜK

9 harfli kelimeler

KÖRÜKLEME, KÖRÜKTAŞI

8 harfli kelimeler

KÖRÜKLER, KÖRÜKLÜK, KÖRÜKMEK, KÖRÜKSÜZ

7 harfli kelimeler

KÖRÜKÇÜ, KÖRÜKLÜ, KÖRÜKSÜ

5 harfli kelimeler

KÖRÜK

Bazı kelimelerin anlamları

KÖRÜK

Ateşi canlandırmak için kullanılan ve açılıp kapandıkça içindeki havayı üfleyen araç. Bazı araçların açılıp kapanabilir üst üste katlanmış bölümü. Bazı müzik araçlarında hava vermeye yarayan, el veya ayakla işletilen meşin veya kâğıt bölüm. Eşek yavrusu, sıpa. Demirci dükkânı : Bu demiri götür de körükte dövdür. Fayton. Yozgat şehri, Akdağmadeni ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KÖRÜKLENME

Körüklenmek işi.

KÖRÜKLÜK

Demirci dükkânı.

KÖRÜKTAŞI

Çanakkale kenti, Ezine belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

KÖRÜKLEYİCİLİK

Kışkırtıcılık.

KÖRÜKSÜZ

Körüğü olmayan.

KÖRÜKLEME

Körükleme işi, ajitasyon.

KÖRÜKTÜRMEK

Bir kimseyi başka birinin kötülüğü için kışkırtmak. Yıldırmak, ürkütmek, yürek gücünü sarsmak. Bir hayvan diğerini korkutmak. Bıktırmak, bezdirmek.

KÖRÜKLEMEK

Körükle hava vermek. Çıkar sağlamak için kendini acındırmak, ajite etmek. Harekete geçirmek, ajite etmek. Kızıştırmak, şiddetlendirmek.

KÖRÜKÇÜLÜK

Körükçünün yaptığı iş.

KÖRÜKLEYEBİLMEK

Körükleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

KÖRÜKLEYİCİ

Heyecana getiren, çıkar sağlamak için kendini acındıran, ajitatör.

KÖRÜKLEYEBİLME

Körükleyebilmek işi.

KÖRÜKLENMEK

Körükleme işine konu olmak veya körükleme işi yapılmak.

KÖRÜKLER

Malatya kenti, Darende ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

KÖRÜKMEK

Kuvvetini, gücünü yitirmek. Yılmak, pusmak, durgunlaşmak. Onmaz duruma getirmek, yok etmek.

  -   -   -  

Anlamında KÖRÜK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KÖRÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AJİTE

"Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak" anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz.

AJİTATÖR

Körükleyici.

LANDO

Dört tekerlekli, içinde dingillere paralel olarak düzenlenmiş karşılıklı iki oturma sırası bulunan, üstü açılıp kapanabilen çift körüklü binek arabası.

AJİTASYON

Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.

FAYTON

Tek körüklü, dört tekerlekli, genellikle çift atlı binek arabası, payton. Perde ayaklılardan, sıcak deniz kıyılarında yaşayan, uzun kuyruklu bir kuş (Phaeton).

KÖRÜKLÜ

Körüğü olan. Körüklü otobüs.

HABBAN

Çocukların kaydırak oyununda kullandıkları yassı, yuvarlak taş. Kuş avlamak için kurulan bir çeşit tuzak. Eskicilerin kullandığı küçük demir çivi, körük çivisi.

KIÇGIRMAK

Körüklemek, ateşi alevlendirmek.

FOSURDAK

Yiyecek olarak ağır olmayan, hafif şeyler. Burnu tıkalı olup da nefes alırken göğsü körük gibi ses çıkaran kişi.

YELLENMEK

Körük, yelpaze vb. araçların yaptığı yelin etkisinde kalmak. Kalın bağırsaktaki gazı çıkarmak, osurmak.

KÖRÜKÇÜ

Körük yapan veya satan kimse. Körükleyici. Körük kullanan kimse.

ÇATIAĞACI

Körük çekme ağaç kolu. (Bor Niğde).

FINAR

Körüklü bir çalgı. (Çerkez Bâlâ Ankara).

KONÇERTİNA

Çalgıcı soytarı'nın kullandığı akordiyon gibi körüklü, ama biçimi altıgen ya da sekizgen olan bir çalgı.

POMPALAMAK

Pompa ile şişirmek, tulumba ile suyu çekmek veya vermek. Kızıştırmak, şiddetlendirmek, körüklemek.

AKORDİYON

Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.

ÇATIDEMİRİ

Körük kanatlarını birleştiren demir.

ORG

Klavyeli büyük ve küçük borulardan yapılmış, körüklerden elde edilen havanın bu borulardan geçmesiyle değişik ses tonları verebilen, genellikle kilise çalgısı, erganun.

YELLEMEK

Körükle, yelpaze ile veya başka bir araçla rüzgâr yapmak.

PÜSKÜRTEÇ

Sıvıları ve toz durumundaki maddeleri gaz veya toz durumunda saçmaya, atmaya yarayan tulumba veya körük biçimindeki aygıt, püskürme makinesi, pülverizatör. Sprey.