Sonu KOVU ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kovu" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kovu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kovu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kovu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KOVU

Çekiştirme, yerme, kötüleme, dedikod. Çukur ve bataklık yer. Dedikodu, yergi.

SEKOVU

Ceket.

YILANKOVU

Yılankavi.

  -   -   -  

Anlamında KOVU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KOVU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ŞEYTAN

Hz. Âdem'e secde etmediği için cennetten kovulan, insanları Allah'ın emirlerine karşı kışkırtan, kötülüğe yönelten cin, iblis. Kötü düşünceli, kötü niyetli kimse. Çok kurnaz, uyanık (kimse).

SAVCI

Devlet adına ve yararına davalar açan, kamu haklarını ve hukuku yerine getirmek üzere yargıç katında sanıkları kovuşturan görevli, müddeiumumi.

SEPETLENMEK

Sepetleme işi yapılmak. Bir yerden uzaklaştırılmak, kovulmak.

ENDOSKOPİ

İnsan vücudunda, organ veya kovuk içlerinin endoskopla muayenesi, iç görüm.

BARABAT

Hile, düzen, yalan. Usûl, tarz, âdap, erkân. Hamsi, sargan gibi küçük balıkları tutmakta kullanılan balık ağı: Barabatı alalım, hamsiyi saralım. Tarlakoz. Deniz kıyılarındaki kovuklarda saklanan hamsileri yakalamak için kullanılan ağ. (Zefre Espiye Giresun).

KOVUNTU

Kovulmuş kimse.

TAKİP

Yetişmek, yakalamak ya da bulmak amacıyla birinin arkasından gitme, izleme. Kovuşturma. Ardınca gitme veya gelme. İzinden gitme, uyma, izleme. Geri çekilmekte olan düşmanı yok etmek için yapılmış olan hareket.

AFOROZLU

Aforoz edilmiş, kovulmuş, uzaklaştırılmış.

AKKAYACIK

Yuvasını kayaların derin kovuklarında yapan, kanatları siyah tüylü küçük bir kuş.

İN

Yaban hayvanlarının kendilerine yuva edindikleri kovuk. Mağara. İnsan.

MAĞARA

Bir yamaca veya kaya içine doğru uzanan, barınak olarak kullanılabilen yer kovuğu, in. Karst bölgelerinde kireç taşlarının erimesiyle oluşan, büyük, birbirine koridorlarla bağlı yer altı kovukları.

TAKİBAT

Kovuşturma.

KOVULMA

Kovulmak işi.

DOLGU

Bir oyuğun, bir kovuğun içine doldurulan madde. Toprak doldurma işlemi. Bu işlemin sonucu. Cevher alınmasından sonra oluşan boşlukların doldurulma işleminde kullanılan taş, toprak vb. malzeme.

MORG

Hastanelerde veya mezarlıklarda ölülerin belirli süre için saklandıkları soğuk ortam. Adliyede kovuşturmayı gerektiren olaylar sonucu veya birdenbire ve şüpheli ölümlerde, ölüm sebebinin ve ölünün kim olduğunun belirlenmesi için ölülerin konulduğu ve incelendiği yer.

ARDLAMAK

Palto, pelerin, çuval, heybe gibi şeyleri sırta, omuza almak. Kovuşturmak, takip etmek. Tekrar etmek: Artık bu işi aralama.

ADESE

Mercek. Kovucuk.

MATRUT

Kovulmuş, çıkarılmış.

KOVUŞTURMA

Kovuşturmak işi, takibat, takip.

AZINTI

İşe yaramıyan ve nerden geldiği belli olmıyan, serseri. Zorba, azgın. Azıtılmış hayvan. Cinsi, soyu bozulmuş şey. Yoldan çıkmış, azmış, uslanmayan kimse. Yolundan sapmış, kovulmuş.