Kelimeler arşivinde; içinde "kovu" olan, toplam 29 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kovu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kovu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kovu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KOVUŞTURMAZLIK
KOVUŞTURMAK
KOVUKPELİT, KOVUKLAŞMA, KOVUŞTURMA, KOVUKÇINAR
YILANKOVU, KOVURTMAK, KOVUKYURT, KARAKOVUK
KOVUŞMAK, KOVURMAK, KOVURGEÇ, KOVUNMAK, KOVULMAK
KOVUCUK, KOVULMA, KOVURMA, KOVULUŞ, KOVUNTU, KOVUKLU, KOVUCAK
KOVUCU, SEKOVU
KOVUŞ, KOVUH, KOVUK, KOVUZ
KOVU
Çekiştirme, yerme, kötüleme, dedikod. Çukur ve bataklık yer. Dedikodu, yergi.
KOVUŞMAK
İnek çiftleşmek istemek, boğaya gelmek. Koşmada yarışmak, yarış etmek, birbirini kovalamak.
KOVUNMAK
Övünmek.
KOVUŞTURMAK
Suçlu olduğu ileri sürülen biri için gerekli araştırma ve soruşturmayı yapmak, takip etmek.
KOVURMAK
Kavurmak.
KOVUŞTURMA
Kovuşturmak işi, takibat, takip.
KOVUKÇINAR
Adana ilinde, Feke ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KOVURTMAK
Bırakmak, salmak.
KOVULMAK
Kovma işine konu olmak veya kovma işi yapılmak.
YILANKOVU
Yılankavi.
KARAKOVUK
Su kıyılarında yetişen maydonozgillerden, böbrek taşı düşürmek için suyu içilen bir bitki.
KOVUKYURT
Balıkesir şehri, Sarıbeyler nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KOVURGEÇ
Kahve kavrulan tava.
KOVUŞTURMAZLIK
(Söz sanatı terimi) Cümlede, başlanmış bulunan bir kuruluşu bırakıp sözü başka bir kuruluşla bitirme çalımı. "O sana bu kadar iyilik etsin, sonra da ondan en ufak bir yardımı esirgemek!" gibi ki baştaki cümleye göre son parça sonra da sen ondan en ufak bir yardımı esirge! şeklinde olmalı idi.
KOVUKLAŞMA
Yenim olayı sonucu metal yüzeyin kovuk kovuk olması.
KOVUKPELİT
Sakarya şehri, Kocaali belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde KOVU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SEPETLENMEK
Sepetleme işi yapılmak. Bir yerden uzaklaştırılmak, kovulmak.
AZINTI
İşe yaramıyan ve nerden geldiği belli olmıyan, serseri. Zorba, azgın. Azıtılmış hayvan. Cinsi, soyu bozulmuş şey. Yoldan çıkmış, azmış, uslanmayan kimse. Yolundan sapmış, kovulmuş.
ADESE
Mercek. Kovucuk.
MORG
Hastanelerde veya mezarlıklarda ölülerin belirli süre için saklandıkları soğuk ortam. Adliyede kovuşturmayı gerektiren olaylar sonucu veya birdenbire ve şüpheli ölümlerde, ölüm sebebinin ve ölünün kim olduğunun belirlenmesi için ölülerin konulduğu ve incelendiği yer.
TAKİBAT
Kovuşturma.
İN
Yaban hayvanlarının kendilerine yuva edindikleri kovuk. Mağara. İnsan.
ENDOSKOPİ
İnsan vücudunda, organ veya kovuk içlerinin endoskopla muayenesi, iç görüm.
MATRUT
Kovulmuş, çıkarılmış.
ARDLAMAK
Palto, pelerin, çuval, heybe gibi şeyleri sırta, omuza almak. Kovuşturmak, takip etmek. Tekrar etmek: Artık bu işi aralama.
DOLGU
Bir oyuğun, bir kovuğun içine doldurulan madde. Toprak doldurma işlemi. Bu işlemin sonucu. Cevher alınmasından sonra oluşan boşlukların doldurulma işleminde kullanılan taş, toprak vb. malzeme.
BARABAT
Hile, düzen, yalan. Usûl, tarz, âdap, erkân. Hamsi, sargan gibi küçük balıkları tutmakta kullanılan balık ağı: Barabatı alalım, hamsiyi saralım. Tarlakoz. Deniz kıyılarındaki kovuklarda saklanan hamsileri yakalamak için kullanılan ağ. (Zefre Espiye Giresun).
KOVUNTU
Kovulmuş kimse.
KOVULMA
Kovulmak işi.
ŞEYTAN
Hz. Âdem'e secde etmediği için cennetten kovulan, insanları Allah'ın emirlerine karşı kışkırtan, kötülüğe yönelten cin, iblis. Kötü düşünceli, kötü niyetli kimse. Çok kurnaz, uyanık (kimse).
BARDAKCI
Taze incir. Ağaçlarda, taş kovuklarında bardak şeklinde yuva yapan bir kuş.
MAĞARA
Bir yamaca veya kaya içine doğru uzanan, barınak olarak kullanılabilen yer kovuğu, in. Karst bölgelerinde kireç taşlarının erimesiyle oluşan, büyük, birbirine koridorlarla bağlı yer altı kovukları.
TAKİP
Yetişmek, yakalamak ya da bulmak amacıyla birinin arkasından gitme, izleme. Kovuşturma. Ardınca gitme veya gelme. İzinden gitme, uyma, izleme. Geri çekilmekte olan düşmanı yok etmek için yapılmış olan hareket.
AFOROZLU
Aforoz edilmiş, kovulmuş, uzaklaştırılmış.
AKKAYACIK
Yuvasını kayaların derin kovuklarında yapan, kanatları siyah tüylü küçük bir kuş.
SAVCI
Devlet adına ve yararına davalar açan, kamu haklarını ve hukuku yerine getirmek üzere yargıç katında sanıkları kovuşturan görevli, müddeiumumi.