KOMU ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "komu" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. komu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu komu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde komu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KOMU

Yaşlı, koca : Koca komu.

KOMUTMAK

Harekete getirmek.

KOMUT

Askerlere, izcilere, öğrencilere beden eğitimi çalışmalarında veya bir tören sırasında bir durumdan başka bir duruma geçmeleri için verilen buyruk, emir.

KOMUTANLIK

Komutanın görevi veya makamı, kumandanlık.

KOMUTAN

Bir asker topluluğunun başı, kumandan, bey.

KOMUR

Kömür.

KOMURSGA

Karınca.

KOMUTA

Askerî birliği ve onunla ilgili işleri yönetme görevi, kumanda.

KOMUK

Topuk kemiği. Çamurlu su birikintisi. Geveze.

  -   -   -  

Anlamında KOMU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KOMU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AVARA

Üzerinde döndüğü ve kendisini taşıyan milden bağımsız olarak çalışan mekanizma. Bir geminin başka bir gemiden veya kıyıdan açılması. Kıyıya dayanılarak sandalın açılması için kürekçilere verilen komut.

FATİH

Zafer kazanan, fetheden (kimse). İslam devletlerinde bir ülkeyi veya bir şehri savaşarak alan hükümdar ve komutanlara verilen unvan. İstanbul iline bağlı ilçelerden biri. Büyük ve önemli bir iş bitiren (kimse).

GAZİ

Müslümanlıkta düşmanla savaşan veya savaş yapmış kimse. Olağanüstü yararlıklar göstererek düşmanı yenen komutanlara devlet tarafından verilen onur unvanı. Savaştan sağ olarak dönen kimse.

EMİR

Buyruk, komut, talimat, ferman. İstek. Orta Anadolu'da şarap yapımı için üretilen, orta kalın kabuklu, beyaz renkli, kısa ve karışık budanan bir tür üzüm.

BİNBAŞI

Orduda rütbesi yüzbaşı ile yarbay arasında bulunan ve asıl görevi tabur komutanlığı olan subay.

ÇORBACI

Çorba pişirip satan kimse. Tayfaların gemi sahibine verdikleri ad. Taşrada halkın Hristiyan ileri gelenlerine verdiği unvan. Yeniçerilerde bir birlik komutanı.

BEY

Erkek adlarından sonra kullanılan saygı sözü. Satma, satış. As. Zengin, ileri gelen kimse, bay (I). Aşığın çukur yüzünün arkasındaki yumru bölge. Küçük bir toplumun veya küçük bir devletin başkanı. Erkek sıfatlarının hemen arkasına eklenir. Eş, koca. Komutan. Erkek özel adları yerine kullanılan bir söz.

BAŞBUĞ

Eski Türklerde baş, başkan, komutan. Osmanlı Devleti'nde savaş zamanı başka birliklerden ayrılıp bir araya getirilerek oluşturulan birliğin veya milis güçlerinin komutanı.

FORA

Yelken açtırma, mayna karşıtı. Ayakkabı üstüyle pençesi arasına konulan parça. Yelkenleri açtırmak için verilen komut.

GRUP

Küme. Çeşitli sınıf veya birliklere bağlı elemanların, belirli bir taktik görevi gerçekleştirmek üzere, tek komutanın emri altında birleştirilmesinden oluşan kıta topluluğu. Görüşleri, çıkarları bir olan kimseler bütünü, ekip. Ortak özellikleri olan varlıklar, nesneler bütünü.

FİLO

Bir arada ve bir komuta altında bulunan savaş gemilerinin veya uçaklarının bütünü. Toplu olarak aynı hizmeti yapan ve bir merkezden yönetilen kara, deniz ve hava taşıtlarına verilen ad. Bit.

BAŞKOMUTAN

Savaşta bir devletin bütün kara, deniz ve hava kuvvetlerini yöneten büyük komutan, başkumandan, serdar.

FONDA

Geminin demir attığı yer. Gemiler için demir atma komutu.

ALBAY

Rütbesi yarbay ile tuğgeneral arasında bulunan ve asıl görevi alay komutanlığı olan üstsubay, miralay.

BAŞKOMUTANLIK

Başkomutan olma durumu, başkumandanlık, serdarlık. Başkomutanın makamı, başkumandanlık. Başkomutanın yaptığı iş, başkumandanlık, serdarlık.

BAŞKUMANDANLIK

Başkomutanlık.

BAŞKUMANDAN

Başkomutan.

ÇAVUŞ

Bir işin veya işçilerin başında bulunan ve onları yöneten sorumlu kimse. Osmanlı ordusunda üst komutanların buyruklarını ast komutanlara ulaştıran görevli. Askerî okullarda sınıf başkanı. Osmanlı Devleti teşkilatında çeşitli hizmetler yapan görevli. Onbaşıdan sonra gelen ve görevi manga komutanlığı olan erbaş.

FAYRAP

Bir istim kazanının, istim oluşturacak biçimdeki yanar durumu. Herhangi bir şeyi ya da işi hızlandırma. Kapı, pencere, giysi vb.ni açma, çıkarma. Gemilerde ateşçiye ateşi harlandırmak için verilen komut.

ARŞ

İslam inanışına göre göğün en yüksek katı. "Yürü" komutu.