Kelimeler arşivi içinde; başında "kiş" olan, toplam 67 adet kelime bulunmaktadır. kiş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kiş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kiş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KİŞİSELLEŞTİRMEK
KİŞİSELLEŞTİRME
KİŞNEYEBİLMEK, KİŞİLİKSİZLİK, KİŞİLEŞTİRMEK
KİŞİSELCİLİK, KİŞNEYEBİLME, KİŞİLİKLİLİK, KİŞİLEŞTİRME
KİŞKİLEMEK, KİŞKİRTMEK, KİŞİLİKSİZ, KİŞİLEŞMEK, KİŞİLENMEK, KİŞİFLEMEK, KİŞGİRTMEK
KİŞİLEMEK, KİŞİLEŞME, KİŞNETMEK, KİŞİLİKLİ, KİŞGİRMEK, KİŞTİRMEK, KİŞKİRMEK, KİŞELEMEK
KİŞNEMEK, KİŞİZADE, KİŞKİLLİ, KİŞKİRME, KİŞNEYİŞ, KİŞLEMEK, KİŞİOĞLU, KİŞENMEK, KİŞNETME
KİŞTENE, KİŞMİRİ, KİŞNEME, KİŞİSİZ, KİŞKENE, KİŞİSEL, KİŞİRTİ, KİŞELEK, KİŞİHAN, KİŞİLİK
KİŞNEK, KİŞTİK, KİŞBİR, KİŞNİT, KİŞNİŞ, KİŞNİÇ, KİŞDİK, KİŞİLİ, KİŞMİŞ, KİŞMİR, KİŞMEK, KİŞMAT, KİŞMAK, KİŞLAH, KİŞKİŞ
KİŞKİ, KİŞİK, KİŞİR, KİŞİY
KİŞİ, KİŞE, KİŞT, KİŞA
KİŞ
KİŞ
Kış için kurutulan yağsız, tuzlu yoğurt. Satranç oyununda şah. Kümes hayvanlarını kovalama ünlemi. Kış// kara kiş: zemheri// yaz kiş: bütün sene.
KİŞİSELCİLİK
Kişiliğin bütün gerçeklik ve değerlerin temeli olduğu görüşünü savunan felsefe kuramı. Ruhbilimde "ben"in temel bir kavram olduğu ve ona en yüksek değerin verilmesi gerektiği savını ileri süren yöntemli tutum.
KİŞİLEŞTİRMEK
kişileşme işini yaptırmak.
KİŞİSELLEŞTİRME
Kişiselleştirmek işi.
KİŞKİLEMEK
İnsan ya da hayvanı kavgaya kışkırtmak.
KİŞNEYEBİLMEK
Kişneme imkânı veya olasılığı bulunmak.
KİŞİLEŞMEK
Kişilik kazanmak.
KİŞİLİKLİLİK
Kişilikli olma durumu, şahsiyetlilik.
KİŞİLİKSİZ
Kişiliği olmayan, şahsiyetsiz.
KİŞİLENMEK
Öğünmek, böbürlenmek.
KİŞİFLEMEK
Sezdirmeden birinin davranışlarını izlemek, gözetlemek. Birini kötülemek, suçlamak, çekiştirmek. Bulmak. İnsan ya da hayvanı kavgaya kışkırtmak. Sezdirmeden birini izlemek, gözetlemek. Arapça kökenli keşif: Gizliden gözetlemek, sezdirmeden izlemek.
KİŞNEYEBİLME
Kişneyebilmek işi.
KİŞİLİKSİZLİK
Kişiliksiz olma durumu, şahsiyetsizlik.
KİŞKİRTMEK
İnsan ya da hayvanı kavgaya kışkırtmak.
KİŞİLEŞTİRME
Kişileştirmek işi. Cansız varlıkları veya hayvanları insanmış gibi gösterme, canlandırma, teşhis, teşhis ve intak.
KİŞİSELLEŞTİRMEK
Kişiye özel duruma getirmek. Bilişim teknolojisinde kullanılan araçları kişiye özgü duruma getirmek. Bir kişiye mal etmek, bağlamak. Söz edilen konudan uzaklaşarak olumsuz yönleriyle kişiler üzerinde durmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KİŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALO
Telefon konuşmasına başlarken kullanılan bir seslenme sözü. (alooo) Kendisine bakmasını veya kendisiyle ilgilenmesini istediği kişiye karşı söylenen seslenme sözü.
ALPU
Eskişehir iline bağlı ilçelerden biri.
AJİTASYON
Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.
AĞIRKANLI
Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.
ANGARYA
Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.
ANT
Tanrı'yı veya kutsal bilinen bir kişiyi, bir şeyi tanık göstererek bir olayı doğrulama, yemin, kasem. Kendi kendine söz verme, ahit.
AHLAK
Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları, aktöre, sağtöre. Huylar.
ACİZ
Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.
ANIT
Önemli bir olayın veya büyük bir kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, sembol niteliğinde yapı, abide. Önemi ve değeri çok olan eser veya kişi.
AKADEMİCİ
Kurallara bağlı resim ve heykel çalışması yapan kişi veya sanatçı.
ALIMLI
Alımı olan, çekici, cazibeli, albenili, cazip, cazibedar, kişmiri.
ADAM
İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.
AMA
Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.
AHALİ
Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.
AKIMCI
Belli bir akıma bağlı kişi.
AKTARICI
Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
AÇINIM
Açınma işi, inkişaf. Bir cismin yüzeylerinin açılıp bir düzlem üzerine yayılması, inkişaf.
AHLATIERBAA
İnsanın kişiliğini oluşturduğuna inanılan bedendeki balgam, kan, safra ve sevda ögeleri.
AMBARGO
Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.