Kelimeler arşivinde; içinde "kiş" olan, toplam 165 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kiş bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kiş ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kiş olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KİŞİSELLEŞTİRMEK
KİŞİSELLEŞTİRME, ÇEKİŞTİREBİLMEK, PEKİŞTİREBİLMEK
ÇEKİŞTİREBİLME, ESKİŞEHİRLİLİK, PEKİŞTİREBİLME
KİŞİLİKSİZLİK, ÇEKİŞTİRİLMEK, KİŞİLEŞTİRMEK, KİŞNEYEBİLMEK
BİLİRKİŞİLİK, KİŞİLEŞTİRME, PEKİŞTİRMELİ, BERKİŞTİRMEK, BORKİŞTİRMEK, ÇEKİŞEBİLMEK, ÇEKİŞTİRİLME, KİŞİLİKLİLİK, KİŞİSELCİLİK, KİŞNEYEBİLME, PERKİŞTİRMEK
ÇEKİŞTİRMEK, DONKİŞOTLUK, MUSİKİŞİNAS, PEKİŞTİRMEK, ÇEKİŞEBİLME, ESKİŞARKAYA, ESKİŞEHİRLİ, KUZUKİŞNİŞİ, OŞKİŞLETMEK, PEKİŞTİRİCİ
BİRİKİŞMEK, ÇEKİŞMESİZ, DİKİŞÇİLİK, KİŞİLİKSİZ, PEKİŞTİRME, ÇEKİŞİLMEK, ÇEKİŞMEKLİ, ÇEKİŞÖLÇER, ÇEKİŞTİRİŞ, ÇEKİŞTİRME, KİŞGİRTMEK, KİŞİFLEMEK, KİŞİLENMEK, KİŞİLEŞMEK, KİŞKİLEMEK, KİŞKİRTMEK, OSKİŞLEMEK, OŞKİŞLEMEK, PEKİŞİLMEK
BİLİRKİŞİ, BİRİKİŞME, ÇEKİŞMELİ, ESKİŞEHİR, KİŞİLEŞME, KİŞİLİKLİ, ALAKİŞTİK, BERKİŞMEK, ÇEKİŞİKLİ, ÇEKİŞİLME, KIRKİŞTİK, KİŞELEMEK, KİŞGİRMEK, KİŞİLEMEK, KİŞKİRMEK, KİŞNETMEK, KİŞTİRMEK, KOZKİŞTİK, PEKİŞİLME, PERKİŞMEK, TERKİŞMEK, YENKİŞMEK
ÇEKİŞKEN, ÇEKİŞMEK, DİKİŞSİZ, KİŞİOĞLU, KİŞİZADE, KİŞNEMEK, KİŞNEYİŞ, PEKİŞMEK, ALAKİŞİK, ÇAKİŞMEK, ÇEKİŞGEN, ÇEKİŞLER, DEKİŞMEN, İKİŞERLİ, KARAKİŞİ, KİŞENMEK, KİŞKİLLİ, KİŞKİRME, KİŞLEMEK, KİŞNETME, MELENKİŞ, TEKİŞMEN, TİLKİŞEN
BAŞKİŞİ, BİRİKİŞ, ÇEKİŞLİ, ÇEKİŞME, ÇEKİŞTE, DİKİŞÇİ, DİKİŞLİ, İNKİŞAF, KİŞİLİK, KİŞİSEL, KİŞMİRİ, KİŞNEME, PEKİŞME, ÇEKİŞGE, ÇEKİŞİK, ÇEKİŞİM, ÇEKİŞKE, EKİŞBEŞ, EKİŞMEK, ESKİŞAR, KAKİŞİK, KİŞELEK, KİŞİHAN, KİŞİRTİ, KİŞİSİZ, KİŞKENE, KİŞTENE, MENEKİŞ, NEKİŞTE, TİKİŞME
İKİŞER, KİŞMİŞ, KİŞNİŞ, DİNKİŞ, KİŞBİR, KİŞDİK, KİŞİLİ, KİŞKİŞ, KİŞLAH, KİŞMAK, KİŞMAT, KİŞMEK, KİŞMİR, KİŞNEK, KİŞNİÇ, KİŞNİT, KİŞTİK, MENKİŞ
ÇEKİŞ, DİKİŞ, SEKİŞ, ÇAKİŞ, DEKİŞ, İKİŞE, KEKİŞ, KİŞİK, KİŞİR, KİŞİY, KİŞKİ, MEKİŞ, PEKİŞ, TEKİŞ, TİKİŞ
KİŞİ, EKİŞ, KİŞA, KİŞE, KİŞT
KİŞ
KİŞ
Kış için kurutulan yağsız, tuzlu yoğurt. Satranç oyununda şah. Kümes hayvanlarını kovalama ünlemi. Kış// kara kiş: zemheri// yaz kiş: bütün sene.
BİLİRKİŞİLİK
Bilirkişinin yaptığı iş.
PEKİŞTİREBİLMEK
Pekiştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇEKİŞTİREBİLMEK
Çekiştirme imkânı veya olanağı bulunmak.
ÇEKİŞTİRİLMEK
Çekiştirme işine konu olmak.
PEKİŞTİRMELİ
Pekiştirilmiş olan.
KİŞİLEŞTİRME
Kişileştirmek işi. Cansız varlıkları veya hayvanları insanmış gibi gösterme, canlandırma, teşhis, teşhis ve intak.
ÇEKİŞTİREBİLME
Çekiştirebilmek işi.
KİŞNEYEBİLMEK
Kişneme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BERKİŞTİRMEK
Sağlamlaştırmak, pekiştirmek, sıkıştırmak, sertleştirmek, katılaştırmak. Bastırmak (kelimelere). Söküğü dikmek, yamamak. Sağlamlaştırmak.
KİŞİLEŞTİRMEK
kişileşme işini yaptırmak.
KİŞİSELLEŞTİRME
Kişiselleştirmek işi.
PEKİŞTİREBİLME
Pekiştirebilmek işi.
ESKİŞEHİRLİLİK
Eskişehirli olma durumu.
KİŞİSELLEŞTİRMEK
Kişiye özel duruma getirmek. Bilişim teknolojisinde kullanılan araçları kişiye özgü duruma getirmek. Bir kişiye mal etmek, bağlamak. Söz edilen konudan uzaklaşarak olumsuz yönleriyle kişiler üzerinde durmak.
KİŞİLİKSİZLİK
Kişiliksiz olma durumu, şahsiyetsizlik.
Bu bölümde tanımı içerisinde KİŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKADEMİCİ
Kurallara bağlı resim ve heykel çalışması yapan kişi veya sanatçı.
AHALİ
Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.
AHLAK
Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları, aktöre, sağtöre. Huylar.
ANT
Tanrı'yı veya kutsal bilinen bir kişiyi, bir şeyi tanık göstererek bir olayı doğrulama, yemin, kasem. Kendi kendine söz verme, ahit.
ALIMLI
Alımı olan, çekici, cazibeli, albenili, cazip, cazibedar, kişmiri.
ADAM
İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.
AĞIRKANLI
Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.
ANGARYA
Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
AMBARGO
Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.
AHLATIERBAA
İnsanın kişiliğini oluşturduğuna inanılan bedendeki balgam, kan, safra ve sevda ögeleri.
AKIMCI
Belli bir akıma bağlı kişi.
AKTARICI
Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.
AMA
Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.
ANIT
Önemli bir olayın veya büyük bir kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, sembol niteliğinde yapı, abide. Önemi ve değeri çok olan eser veya kişi.
AÇINIM
Açınma işi, inkişaf. Bir cismin yüzeylerinin açılıp bir düzlem üzerine yayılması, inkişaf.
ACİZ
Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.
ALPU
Eskişehir iline bağlı ilçelerden biri.
AJİTASYON
Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.
ALO
Telefon konuşmasına başlarken kullanılan bir seslenme sözü. (alooo) Kendisine bakmasını veya kendisiyle ilgilenmesini istediği kişiye karşı söylenen seslenme sözü.