Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kiya" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kiya ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kiya olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kiya olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GLOSSOTRİKİYA
LÖKOTRİKİYA
ATRİKİYA
TURKİYA
HEKİYA
KİYA
KİYA
Muhtar, köy bekçisi, köy kahyası.
GLOSSOTRİKİYA
Dilde yetersiz keratinleşme veya epitel hücrelerinin dökülmesi sonucu dil papillarının aşırı uzaması, tüylü dil.
HEKİYA
Hikâye - hekiya etmek: nakletmek, anlatmak.
ATRİKİYA
Kalıtsal olarak kıl bulunmaması, atrikozis.
TURKİYA
Türkiye, bk. türkiye.
LÖKOTRİKİYA
Deri kıllarında pigmentleşmenin azalması, kıl beyazlığı veya beyazlaşması, poliozis. Köpeklerde Vogt-Koyanagi-Harada sendromunda, Çin aslanı ırkı köpeklerde tirozinaz yetmezliğin bağlı olarak ve kalıtsal olarak görülür.
Bu bölümde tanımı içerisinde KİYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DESİNAPSİS
Mayozun diploten safhasında çiftler hâlinde bulunması gerekirken, pakitende kiyazma oluşmaması sonucu, normal çiftleşen homolog kromozomların çiftleşememesi.
ERKIRI
Eşkiya, yol kesen.
KROSİNGOVER
Homolog kromozomların kardeş olmayan kromatitleri arasında genlerin karşılıklı olarak değiştirilmesi. Kiyazmalar krosingoverin göstergesidir. Krosover. Mayoz bölünmenin profaz I evresinde çiftler halinde yan yana gelen homolog kromozomların sarılması ve birbirine karşı gelen parçalar arasında yer değiştirmesi olayı, parça değişimi.
BİVALENT
Sentromeri ile henüz bağlı iki homolog kromozomun kardeş kromatitler oluşturmak üzere kendilerini eşlemesi sonucu oluşan grup; mayozda kiyazma ile bir arada tutulan kendini eşlemiş iki homolog kromozom. Sentromeriyle henüz bağlı iki homolog kromozomun kardeş kromatitler oluşturmak üzere kendilerini eşlemesi sonucu oluşan yapı. Mayozda kiyazmayla bir arada tutulan kendini eşlemiş iki homolog kromozom.
BASAKLAMAK
Baskın yaparak yakalamak, üstüne çökmek: Ahmet eşkiyayı basakladı. Kadına, tecavüz etmek.
POLİOZİS
Lökotrikiya.
TRİVALENT
Mayozun birinci bölünmesinde diploten ve metafaz arasında kiyazma ile üç kromozomun bir arada tutulması ile olan birlik.
APIRCIN
Şaşkın, telâşlı, perişan. Becerikli, yiğit, kahraman. Haydut, eşkiya.
CELALİ
İlkin Yavuz Sultan Selim zamanında Turhal'da Mehdilik savı ile ortaya çıkan Bozok'lu Derviş Celâl'ın adamlarına ve ondan yana olanlara, sonraları da türeyen tüm eşkiyaya verilen ad. İlk olarak Yavuz Sultan Selim döneminde ortaya çıkıp devlete isyan eden Bozoklu Derviş Celâl'in adamlarına ve ondan yana olanlara, sonraları da ortaya çıkan bütün eşkıyaya verilen ad. Yüceliğe mensup.
CERT
Eşkiya, yankesici.
TERMİNALİZASYON
Mayozun diploten safhasında kiyazmanın, kromozomun ucuna doğru hareketi.
PSİKİYATR
Psikiyatri ile uğraşan uzman.
ATRİYOPOR
Amfïyoksüslerde (Cephalochordata) solungaç çevresi boşluğunun arka bölgeden dışarı açıldığı delik; diğer hayvanlarda buna benzer açıklık. Branşiyal delik. (karşılık: brankiyal delik),Amfiyok süslerde solungaç çevresi boşluğunun ard bölgede dışarı açıldığı delik.
FARİNGOBRANŞİYAL
Faringobrankiyal.
AKİYAZMATİK
Mayozda kiyazmanın olmaması. Krossingoverin sadece bir eşeyde meydana geldiği türlerde kiyazmasız mayoz genellikle heterogametik eşeyde oluşmaktadır.
ATRİKOZİS
Atrikiya.
DİYAKİNEZ
Mayoz bölünmenin profazında, çekirdek zarının parçalandığı son safha. Mayoz bölünmenin profazında, çekirdek zarının parçalandığı son evre. Mayoz bölünmede diplonema evresini izleyen dönem. Homolog kromozomların birer kromatidi uç kısma yakın tek bir kiyazmayla birbirine bağlıdırlar.
HİPOBRANŞİYAL
Balıklarda solungaç yayının alt ya da dördüncü segmenti. Balıklarda solungaç yayının alt veya dördüncü segmenti, hipobrankiyal.
İLLİK
Başka birine gidecek, verilecek şey : Gız evladı değil mi nasıl olsa illiktir. Derli toplu olmayan, derbeder kişi. Çocukların saklambaç oyununda ebeyi seçmek için çektikleri kur'a. İnsan topluluğu, halk. Sahur yemeği. İnsan. Musalâha, müsalemet, dostluk, barışıklık. itaat, inkiyat. Memleket malı, beylik.
ÖZLEK
Zaman. Toprağın özlü, verimli yeri. Doğaüstü güç, felek. Özlenilmiş, özlenen. Anlamdaş. ikiyanlı özlek. Toprağın özü, verimli yeri. Doğaüstü güç.