Kelimeler arşivi içinde; sonunda "klad" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu klad ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında klad olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde klad olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KLAD
Belli bir ortak soydan gelen organizma takımını kapsayan filogenetik ağaç dalı.
Bu bölümde tanımı içerisinde KLAD geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GINAKLAMAK
Cevizin iyisini, kötüsünü ayıklamak, seçmek: Bu gece ceviz gınakladık köme dizdiler.
KONALGA
Göçebe ve yolcuların yolculuk veya göç sırasında konakladıkları sulu ve otlu yer, konak yeri.
GECEN
Fasulya ve kara baklada olan saçma büyüklüğünde, yuvarlak, kara renkli bir çeşit böcek. Darı, fasulya ve benzerleri şeylerin sapı. Geç, biraz geç (zaman için). Bartın ilinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kastamonu şehri, Azdavay ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
ÇÖZÜMLEMEK
Çözümleme yoluyla bir şeyi incelemek, tahlil etmek, analiz etmek. Anlamı ve niteliği anlaşılamayan bir konuyu açıkladıktan sonra sonuca bağlamak, tahlil etmek, analiz etmek.
ANI
Geçmişte yaşanmış çeşitli olaylardan belleğin sakladığı her türlü iz, hatıra. Yaşanmış olayların anlatıldığı yazı türü, hatıra.
GONALGA
Göçebelerin çok konduğu yer. Göçebelerin konakladıkları yerler.
BALIKLAMAK
Balıklama tarzı suya atlamak. Yüzmek. Aptes bozmak (küfür olarak kullanılır): Ağzına balıkladığım. Şimşek çakmak.
MİSAFİRHANE
Konukevi. Yolcuların konakladıkları han, kervansaray vb.
GIYIKLAMAK
Kapıyı az açık, aralık bırakmak. Bir şeyin yokluğunu çekmek, arayıp bulamamak: Biz yumurta diye gıyıkladık. Tahta, çıra ve benzerleri şeyleri ufak parçalara bölmek.
ACIKLAMAK
Acıkmak (hayvanlar hakkında): Buzağı acıkladı. İplik ve bezi çeşitli renklere boyamadan önce, ceviz, nar kabuğu ve şap ile solmaz bir renge boyamak. Sırrını açıklamak.
KIŞLAK
Kışın barınılan yer. Kışın orduların, göçebe oymakların hayvanlarıyla birlikte yayladan inip konakladıkları yer.
ALAKLAMAK
Acele etmek. Çalmak, aşırmak: Elmaları hemen alaklamışlar. Karıştırmak, dağıtmak: Çocuklar her tarafı alakladılar.
AKLEMEK
Toplamak, ayıklamak, devşirmek: Soğan otu akladık.
HONCUKLAMAK
Hayvan çifte atmak: Acemi taya bindim honcukladı düştüm.
ÇIRPAKLAMAK
Hafif vurmak veya dövmek: Hoca bu çocuğu çırpakladı. Sopayla ağacı silkelemek.
BASAKLAMAK
Baskın yaparak yakalamak, üstüne çökmek: Ahmet eşkiyayı basakladı. Kadına, tecavüz etmek.
GEZENTE
Çok gezen kişi. Evde durmayan köpek. Sebzelerde en çok baklada bulunan bir çeşit böcek. Çok gezen.
HALAKLAMAK
Koyun, kuzu zayıflamak: Bu kış koyunlar çok halakladı.
GÖZEN
Başkasının ilgisini çeken, gösterişli kimse. Sulak yer. Kiler. Pınar: Bugün gözen ayıkladık. Keler, bir çeşit kertenkele. Sevimli, hoşa giden. Tunceli kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
PROGRAM
İzlence. Bilgisayara bir işlemi yaptırmak için yazılan komutlar dizisi. Radyo ve televizyonda sunulan, haber, müzik, eğlence gibi kendi başına bir bütün oluşturan yayınlardan her biri. Yapılacak bir işin bölümlerini, bölümlerin sırasını ve zamanını gösteren tasarı, yetişek. Okullarda, haftanın belli günlerinde, belli saatlerde verilecek dersleri gösteren çizelge. Siyasi partinin, toplumsal örgütün veya hükûmetin açıkladığı ana ilkelerin tümü. Tören, gösteri, gezi vb.nin öngörülen ayrıntılarını gösteren basılı kâğıt.