Kelimeler arşivi içinde; başında "kibe" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. kibe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kibe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kibe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KİBEMUMBAR, KİBERNETİK
KİBELİK
KİBET
KİBE
KİBE
İşkembe. Merdiven. Kibe, işkembe.
KİBEMUMBAR
İşkembe ve bağırsağın içine pirinç ve kıyma doldurularak pişirilen yemek.
KİBERNETİK
Güdüm bilimi.
KİBET
Tahta kanepe : Kibetin üstünde yattım.
KİBELİK
İşkembenin içine doldurulup pişirilmek için kabuğu çıkarılmış ve çekilmiş buğday. Merdiven yapılacak ağaç.
Bu bölümde tanımı içerisinde KİBE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANTİVENİN
Bazı balık zehirlerine karşı kullanılan bir çeşit serum. Yılan veya akrep sokmalarında tedavi amacıyla kullanılan ve bu hayvanlardan elde edilen venomun düşük dozlarda, atlara verilmesini takiben kan serumu çıkarılarak oluşan antikorların elde edilmesiyle üretilen liyofilize toz.
İMPLANT
Ekit. Vericiden alınan doku parçası veya organı alıcı vücuduna tutturma; hasta doku veya organın çıkarılışını takiben yerine doku veya organı yerleştirme. Vücut dokusu içine ilaç veya radyoaktif madde yerleştirme. Vücuda yerleştirilen doku parçası, ilaç veya radyoaktif madde.
SONRA
Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.
BAĞDALAMAK
Düşürmek için ayağını birinin ayaklarına takmak, çelme atmak. Güreşte rakibe ayak sarması takmak.
NEFROSKLEROZİS
Parenkim kaybı ve nedbe dokusu oluşumu nedeniyle böbreklerin küçülmesi, böbrek büzüşmesi. İyileşme ve rejenerasyonla sonuçlanmayan bütün böbrek lezyonlarını takiben oluşur.
ATEROM
Atardamar intimasında dejenerasyonu takiben yağ veya lipitten oluşan kalınlaşma, aterozis, ateromatöz dejenerasyon.
KORYOKARSİNOM
Yavru zarlarının villuslarındaki trofoblastik hücrelerden köken alan, gebelikle ilişkili kötücül bir tümör, koryom, koryoepitelyom, koryonik karsionom, koryonik epitelyom, sinsityoma malignum. Hidatiform molenin dejenerasyonu, yavru atmayı takiben veya normal doğumdan sonra döl yatağında artık hâlindeki villuslardan gelişir.
TETRASPOR
Bazı alglerde görülen mayoz bölünmesini takiben tetrasporangiumlarda oluşan dört adet spor.
TELOFAZ
Hücre bölünmesinde karyokinezin son safhası olarak bilinen, kutuplara giden kromozomların çözülmeye başladığı, daha gevşek hâle geldiği, çevrelerinde çekirdek kılıfını meydana getirecek zarların yer aldığı, çekirdekçiğin görülmeye başladığı, mikrotüpçük ve filâmentlerin depolimerize olduğu ve bunu takiben sitoplâzma bölünmesinin olacağı safha. Hücre bölünmesinde karyokinezin son evresi olarak bilinen, kutuplara giden kromozomların çözülmeye başladığı, daha gevşek hâle geldiği, çevrelerinde çekirdek kılıfını meydana getirecek zarların yer aldığı, çekirdekçiğin görülmeye başladığı, mikrotüpçük ve filamentlerin depolimerize olduğu ve bunu takiben sitoplazma bölünmesinin olacağı evre. Hücre bölünmelerinin mitoz ve mayoz bölünme evrelerinde kromozomların karşı kutuplara çekilmesi, sitoplazmanın bölünmesi ve kromozomların matrikslerini kaybetmesinin gerçekleştiği yumak görünüşlü son evresi. Mitoz ya da mayoz bölünmelerinin dördüncü ve son safhası; kromozomların kutuplarda toplanması, aster ve iğ ipliklerinin kaybolması, çekirdek zarının oluşması, sitoplâzmanın ortadan ikiye ayrılması.
ARDINCA
Hemen arkasından, hemen ardından, arkası sıra, ardı sıra, peşinden, peşi sıra, takiben.
MİKROENSEFALİ
Beynin anormal olarak küçük biçimlenmesi. Sıklıkla, kuzu ve buzağılarda Akabane virüs enfeksiyonu, kuzularda sınır hastalığı ve domuz yavrularında domuz kolerası gibi döl yatağı içi dölüt enfeksiyonlarını takiben biçimlenir.
LARENGOGRAFİ
Gırtlağın radyopak madde sürülüşünü takiben radyografik görüntüsünün alınması.
REHİDRASYON
Ağır su kaybını takiben herhangi bir yolla vücudun tekrar normal suyunu kazanması.
EPİDERMOLİZİS
Epidermisin gevşekliği nedeniyle hafif bir basınç veya travmayı takiben deride içi sıvı dolu kabarcıkların veya kabartıların oluşması.
DESKEMETOSEL
Gözde, deskement zarının fıtıklaşması. Kornea zedelenmesi veya derin kornea ülserini takiben biçimlenir.
FENOLFİTALEİN
Beyaz renkte, ağız yoluyla kullanılmasını takiben sindirim kanalından % 15 oranında emilen ve kalanı dışkıyla çıkarılan, başta kalın bağırsak olmak üzere ince bağırsakları da irkilterek ishale neden olan ve çoğunlukla küçük hayvanlarda kullanılan uzun etki süreli bir ilaç. Asit solüsyonlarda renksiz, alkali solüsyonlarda ise pembe renk veren indikatör madde.
ÜZLEMEK
Yüz geçirmek; yorgan üzlemek. Takibetmek.
POSTMORTEM
Ölüm sonrası, öldükten sonraki, ölümü takiben, postmortal.
MİTOZ
Karyokinez. Ökaryot hücrelerin tipik çekirdek bölünmesi. Kopyalanarak sayısı iki katına çıkmış olan kromozomların profaz, metafaz, anafaz ve telofaz safhalarını geçirdikten sonra bölünerek diploit sayıda kromozom kapsayan iki oğul çekirdeğe ayrılmaları. Sentriyol bulunan hücrelerde mitoza astral mitoz, sentriyol bulunmayan hücrelerde ise anastral mitoz denir. Mitozu takiben sitoplâzma bölünmesi (sitokinez) ile hücre iki oğul hücreye ayrılır. Ökaryotik hücrelerin tipik çekirdek bölünmesi, kopyalanarak sayısı iki katına çıkmış olan kromozomların profaz, metafaz, anafaz ve telofaz everelerini geçirdikten sonra bölünerek diploit sayıda kromozom kapsayan iki oğul çekirdeğe ayrılmaları, karyokinez, mitoz bölünme, mitotik bölünme. Türün somatik hücrelerinin kendine özgü sayısında ve oluşan her iki hücrenin aynı olmasının sağlandığı, birçok karmaşık süreç içeren, dolaylı bir hücre bölünme yöntemi, mitoz siklusu, karyokinez. İleri derecede farklılaşan sinir ve kas hücreleri dışındaki tüm soma hücreleri bu tip bölünmede profaz, metafaz, anafaz ve telofaz evrelerini geçirerek diploit sayıda kromozomlardan oluşan iki hücre biçimlenir. İğ ipliklerinin oluşması, kromozomların ortalarından yarıya bölünmeleri gibi çekirdekte gözüken bazı karışık olaylar sonucunda sitoplâzmanın da yarılmasiyle meydana gelen göze bölünmesi tipi; doğrudan doğruya olmayan göze bölünmesi.
ŞANT
Bir yana veya tarafa dönme, uğramadan geçme. Başta kan damarları olmak üzere kanallar arasında oluşan ve birinden diğerine kan akımını sağlayan normal dışı geçit veya anastomoz. Bu tür bir değişim trombozu takiben olduğu üzere fizyolojik olarak veya bir yapılış bozukluğunda kaynaklanabilir. Cerrahi olarak damarlar arasında anastomoz oluşturulması veya oluşan anastomoz.