Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kev" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kev ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kev olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kev olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KEV
Keyif. Sakız.
ÇİRKEV
Çirkef.
ESKEV
Oturulan oda.
Bu bölümde tanımı içerisinde KEV geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DAM
Yapıları dış etkilerden korumak amacıyla üzerlerine yapılmış olan çoğu kiremit kaplı bölüm. Dansta kavalyenin eşi. Tutukevi. Ahır. İskambil kâğıtlarında kız. Üzeri toprak kaplı ev, küçük ev, köy evi.
ÇABLA
Yere yapışık keven gibi bir ot. Elde yapılmış ayakkabı.
GINDIK
Küçük toprak testi. Küçük, az, azıcık. Kurutulup yakacak olarak kullanılan bir çeşit dikenli keven bitkisi.
LOKAL
Müzikli eğlencelerin yapıldığı yer. Dernekevi. Yöresel. Yerel.
OĞLANEVİ
Evlenme sürecinde erkek tarafı, erkekevi.
TOMRUK
Ağacın kesilerek silindir biçimine getirilmiş gövdesi. Tutukevi. Ayak ve ellere geçirilip bağlanan iki parça kütükten meydana gelen işkence aleti. İşlenmek veya biçilmek için hazırlanmış taş kütlesi.
YILDIZLIK
Yıldız olma durumu. Gökevi.
TEVKİFHANE
Tutukevi.
DELİKLİ
Deliği ya da delikleri olan. Deliklerle kaplı esnek doku şeridi. Kevgir. Bir tür olta iğnesi.
KREMA
Bir tür yumurtalı süt tatlısı. Kaymak. Kevgirden geçirilmiş sütle koyulaştırılmış çorba.
OLUŞ
Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.
MİSAFİRHANE
Konukevi. Yolcuların konakladıkları han, kervansaray vb.
GÜNÇ
Üzerinde keven dövülen tahta, kütük.
CABLA
Yere yapışık keven gibi bir ot.
KOĞUŞ
Kışla, okul, tutukevi, hastane vb. kalabalık yerlerde, içinde birçok kimsenin yattığı veya barındığı büyük oda. Osmanlı Devleti'nde devşirilen çocuklara acemi ocağında eğitim ve öğretimin verildiği, birbirini izleyen yedi oda.
GEVEN
Baklagillerden, çok yıllık, bazı türlerinden kitre denilen zamk çıkarılan, dikenli bir çalı, keven (Astragalus).
AYIRT
Fark. Süzgeç, kevgir. Yol ya da su yollarının birleştiği yer, ayrım. Kıyı, çizgi, sınır: Yolun ayırdında beni bekle. Hastayı iyileştireceği ya da öldüreceği inancıyla yedirilen yiyecekler.
ÇILBIR
Kaynamış suyun içine kırılan yumurta piştikten sonra kevgirden geçirilip üzerine sarımsaklı yoğurt ve sos dökülerek hazırlanan bir yemek türü. Yulara takılan ip ya da zincir.
SİDİKLİK
Canlılarda sidiğin atıldığı organ. Tutukevlerinde ağır suç işleyen kimselerin cezalandırılmak üzere kapatıldıkları hücre. Pisuvar.
OLUŞMAK
Belli bir varlık kazanmak, ortaya çıkmak, meydana gelmek, teşekkül etmek, tekevvün etmek.