Kelimeler arşivinde; içinde "kev" olan, toplam 128 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kev bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kev ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kev olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KEVİKLENMEK, KEVİKSİNMEK, KEVRANGIRAN
MÜKEVVENAT, BÜYÜKEVREN, HALKEVLERİ, KEVSELEMEK, KÜÇÜKEVREN, ÖRNEKEVREN, TÜRKEVLERİ
SAĞLIKEVİ, ABIKEVSER, DERNEKEVİ, ÇOKEVRELİ, İNKEVVELA, KEVENAĞIL, KEVİRTMEK, KEVKİRMEK, KEVSENMEK, KEVŞEŞMEK, KEVŞETMEK, KEVŞİRLER
ERKEKEVİ, KONUKEVİ, TEKEVVÜN, TUTUKEVİ, ÇİÇEKEVİ, KAYAKEVİ, MÜZİKEVİ, DÖŞEKEVİ, EKMEKEVİ, GEDİKEVİ, KEVENLİK, KEVİKLİK, KEVİRDEK, KEVİRMEK, KEVRANCI, KEVŞİRİK, KEVŞÜRÜK, KEVÜKLÜK, KÖRKEVEN, MÜKEVVEN, TEKEVLER
HALKEVİ, KEVELCİ, ENKEVEL, HEVKEVE, İLİKEVİ, KEVENLİ, KEVERGE, KEVERZE, KEVİDON, KEVİKCİ, KEVİKLİ, KEVSENK, KEVSERE, UŞAKEVİ
GÖKEVİ, KEVGİR, KEVSER, ÇAKEVİ, ÇİRKEV, EKEVÜL, KEKEVİ, KEVCİK, KEVEKE, KEVEME, KEVENİ, KEVENK, KEVEŞE, KEVGÜR, KEVİYH, KEVKEN, KEVKEP, KEVKER, KEVKEZ, KEVKİR, KEVKÜR, KEVLEK, KEVNAR, KEVRAN, KEVREK, KEVREN, KEVRET, KEVRİK, KEVRİM, KEVRUK, Devamını Oku »»
KEVEL, ESKEV, KEVAN, KEVEK, KEVEN, KEVER, KEVES, KEVGİ, KEVİK, KEVİŞ, KEVİZ, KEVKE, KEVKİ, KEVNİ, KEVRE, KEVSE, KEVUK, KEVÜÇ, KEVÜK, KEVÜR, KEVZE, KEVZİ
KEVİ, KEVL, KEVR, KEVS, KEVŞ
KEV
KEV
Keyif. Sakız.
BÜYÜKEVREN
Edirne şehrinde, Enez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
DERNEKEVİ
Bir dernek veya kuruluşun üyelerinin buluşmaları için ayrılmış yer, lokal.
ABIKEVSER
Cennette bulunduğuna inanılan ırmak, havuz veya çeşmenin suyu.
KEVİKLENMEK
Birinden yararlanmak için onu tutar görünmek. Güvenmek. Sevinmek.
ÖRNEKEVREN
Bir örnekleme işlemiyle seçilen birimlerin oluşturduğu evren. bk. anaevren.
ÇOKEVRELİ
Evreleri birbirine göre kaymış, aynı sıklıkla iki ya da daha çok dalgalı (gerilim).
HALKEVLERİ
Karabük şehrinde, Eflâni belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
İNKEVVELA
En evvel, ilk önce.
MÜKEVVENAT
Yaratıkların bütünü.
KEVİKSİNMEK
Ufak ve değersiz şeylere önem vermek.
KEVSELEMEK
Çiğner gibi yapmak, gevelemek.
KÜÇÜKEVREN
Edirne ilinde, Enez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KEVRANGIRAN
Akşam ilk doğan yıldız.
TÜRKEVLERİ
Muğla kenti, Ören bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
SAĞLIKEVİ
Sağlık ocağı.
Bu bölümde tanımı içerisinde KEV geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KREMA
Bir tür yumurtalı süt tatlısı. Kaymak. Kevgirden geçirilmiş sütle koyulaştırılmış çorba.
DAM
Yapıları dış etkilerden korumak amacıyla üzerlerine yapılmış olan çoğu kiremit kaplı bölüm. Dansta kavalyenin eşi. Tutukevi. Ahır. İskambil kâğıtlarında kız. Üzeri toprak kaplı ev, küçük ev, köy evi.
LOKAL
Müzikli eğlencelerin yapıldığı yer. Dernekevi. Yöresel. Yerel.
DELİKLİ
Deliği ya da delikleri olan. Deliklerle kaplı esnek doku şeridi. Kevgir. Bir tür olta iğnesi.
TEVKİFHANE
Tutukevi.
OLUŞ
Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.
YILDIZLIK
Yıldız olma durumu. Gökevi.
SİDİKLİK
Canlılarda sidiğin atıldığı organ. Tutukevlerinde ağır suç işleyen kimselerin cezalandırılmak üzere kapatıldıkları hücre. Pisuvar.
CABLA
Yere yapışık keven gibi bir ot.
GINDIK
Küçük toprak testi. Küçük, az, azıcık. Kurutulup yakacak olarak kullanılan bir çeşit dikenli keven bitkisi.
TOMRUK
Ağacın kesilerek silindir biçimine getirilmiş gövdesi. Tutukevi. Ayak ve ellere geçirilip bağlanan iki parça kütükten meydana gelen işkence aleti. İşlenmek veya biçilmek için hazırlanmış taş kütlesi.
OLUŞMAK
Belli bir varlık kazanmak, ortaya çıkmak, meydana gelmek, teşekkül etmek, tekevvün etmek.
ÇILBIR
Kaynamış suyun içine kırılan yumurta piştikten sonra kevgirden geçirilip üzerine sarımsaklı yoğurt ve sos dökülerek hazırlanan bir yemek türü. Yulara takılan ip ya da zincir.
GEVEN
Baklagillerden, çok yıllık, bazı türlerinden kitre denilen zamk çıkarılan, dikenli bir çalı, keven (Astragalus).
OĞLANEVİ
Evlenme sürecinde erkek tarafı, erkekevi.
MİSAFİRHANE
Konukevi. Yolcuların konakladıkları han, kervansaray vb.
KOĞUŞ
Kışla, okul, tutukevi, hastane vb. kalabalık yerlerde, içinde birçok kimsenin yattığı veya barındığı büyük oda. Osmanlı Devleti'nde devşirilen çocuklara acemi ocağında eğitim ve öğretimin verildiği, birbirini izleyen yedi oda.
AYIRT
Fark. Süzgeç, kevgir. Yol ya da su yollarının birleştiği yer, ayrım. Kıyı, çizgi, sınır: Yolun ayırdında beni bekle. Hastayı iyileştireceği ya da öldüreceği inancıyla yedirilen yiyecekler.
ÇABLA
Yere yapışık keven gibi bir ot. Elde yapılmış ayakkabı.
GÜNÇ
Üzerinde keven dövülen tahta, kütük.