KEY ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "key" olan, toplam 74 adet kelime bulunmaktadır. key ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu key ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde key olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

KEYİFLENDİRMEK

13 harfli kelimeler

KEYİFLENDİRME

11 harfli kelimeler

KEYİFSİZLİK, KEYİFLENMEK, KEYKİRDEMEK

10 harfli kelimeler

KEYERETMEK, KEYİFSİZCE, KEYMELEMEK, KEYFEKEDER, KEYİFLENME

9 harfli kelimeler

KEYBOLMAK, KEYDİRMEK, KEYLOGGER, KEYFALLAR, KEYSİLMEK, KEYBETMEK, KEYFETMEK, KEYRİŞMEK

8 harfli kelimeler

KEYIHMAK, KEYSEKEY, KEYFİYET, KEYİFSİZ, KEYKİRDE, KEYİRMEZ, KEYKENEK, KEYGEVEK, KEYALMAK, KEYFİNCE, KEYFİLİK, KEYSİLİK, KEYFETME

7 harfli kelimeler

KEYVENİ, KEYFİNE, KEYFENİ, KEYİFLİ, KEYFANI, KEYVENE, KEYVANI, KEYVANİ, KEYİMLİ

6 harfli kelimeler

KEYYAZ, KEYMAN, KEYMEK, KEYVAN, KEYMIH, KEYREK, KEYYİŞ, KEYBİR, KEYCEK, KEYESE, KEYFAM, KEYGİN, KEYHAN

5 harfli kelimeler

KEYKİ, KEYFİ, KEYSİ, KEYGİ, KEYSE, KEYRİ, KEYRE, KEYHİ, KEYİF, KEYİK, KEYME, KEYİM, KEYİN, KEYLİ, KEYİP, KEYİR, KEYİŞ

4 harfli kelimeler

KEYF, KEYE, KEYA

3 harfli kelimeler

KEY

Bazı kelimelerin anlamları

KEY

İri saman. Ufak dağlar, kayalar. Kenar, yan. Çok, pek, gayet, pek çok. İyi, iyice, hakkıyle. Uygun, muvafık, münasip, lâyık, doğru, yerinde. Büyük, muhteşem. İran'da efsanevi Keyyaniler Hanedanı'nın padişahlarına verilen unvan.

KEYİFLENDİRMEK

Keyiflenme işini yaptırmak.

KEYKİRDEMEK

Korkmak, endişe etmek, heyecana kapılmak.

KEYİFLENMEK

Keyifli duruma gelmek, neşelenmek.

KEYDİRMEK

Dolap, kapı ve benzerleri şeyleri çivi kullanmadan geçme yapmak. Savurmak, atmak.

KEYMELEMEK

Çiğnemek.

KEYİFSİZCE

Keyifsiz bir biçimde.

KEYLOGGER

Bilgisayarda basılan tuşların kaydını tutan program. Keylogger programının kaydettiği bilgiler, keylogger yazılımını bilgisayara kuran casus kişiye bir şekilde iletilecek şekilde tasarlanmıştır. Aslen ingilizce bir kelime olan keylogger, key ve logger kelimelerinin birleşiminden meydana gelir. Key, anahtar veya tuş (buton,düğme) anlamına gelir. Log ise tutulan kayıt anlamında kullanılan bir sözcüktür. Log kelimesine türeyen logger ise, kayıt tutucu anlamında kullanılır. Key ve Logger bir araya geldiğinde, anlaşılacağı üzere, tuşların kaydını tutan program akla gelir.

KEYBOLMAK

Kaybolmak.

KEYFEKEDER

Pek üzerinde durulmayan, önem verilmeyen.

KEYİFLENDİRME

Keyiflendirmek işi.

KEYİFSİZLİK

Keyifsiz olma durumu.

KEYFALLAR

Karabük şehrinde, Yenice ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

KEYİFLENME

Keyiflenmek işi.

KEYSİLMEK

Arkaya dayanarak oturmak.

KEYERETMEK

Hayvanın tırnağını düzeltmek.

  -   -   -  

Anlamında KEY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KEY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ATATÜRKÇÜLÜK

Atatürk'ün düşünce ve uygulamalarından kaynaklanan, Türk Devleti'nin bağımsızlık ve bütünlüğünü, millî egemenliğini, kişi özgürlüğünü, çağdaş olmayı amaçlayan, akla, bilime ve gerçeğe dayanan, evrensel ağırlıklı, geleceğe yönelik, birbiri ile uyumlu amaçlar, uygulamalar ve ilkeler bütünü, Kemalistlik, Kemalizm. Bu ilkeye bağlılık.

ÇAKIŞTIRMAK

Çakışma işini yaptırmak. Porte üzerindeki notalara söz ögesinin bölümlerini yerleştirmek. İçki içip keyfetmek.

ANTİKA

Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.

COĞRAFYA

Yeryüzünü fiziksel, ekonomik, beşerî, siyasal yönlerden inceleyen bilim. Bir yeryüzü parçasını, bir bölgeyi, bir ülkeyi belirleyen, niteleyen, fiziksel, ekonomik, beşerî, siyasal gerçekliklerin tümü.

BENZEMEZ

İskambil, okey oyunlarında farklı kâğıtların veya taşların bir araya gelmesi.

BALTABAŞ

Baş bodoslaması omurga hattına dikey olarak çelik lamadan yapılmış gemi.

AFYONKEŞ

Keyif için afyon yutan veya çeken, afyon tiryakisi olan kimse.

ASETİK

Sirkeyle ilgili, sirkeyle aynı özellikleri taşıyan.

ALARM

Bir uyarıyı, bir tehlikeyi bildirmek için verilen işaret. Bu işareti veren düzenek.

DAYAMAK

Yaslamak. Bir yerden, bir kimseden yararlanmak, güç almak. Korkutmak için hızla, öfkeyle yaklaştırmak, uzatmak. Kalitesiz, kötü veya çürük bir malı, gizlice iyi olanların arasına katıp müşteriye satmak. Kapı veya pencereyi ardına kadar açmak. Varmak, ulaşmak. Vakit geçirmeden, bekletmeden vermek.

BACAKLIK

Özellikle hokey oyuncularının dizlerine taktıkları deriden yapılmış koruyucu.

BAŞAĞAÇ

Boyuna dikey yönden kesilmiş olan ve yıl halkaları çember biçiminde görüntü veren ağaç.

AYKIRILAMAK

Kestirmeden gitmek. Düz yoldan ayrılmak. Dikey olarak gelmek.

BOYKOT

Bir işi, bir davranışı yapmama kararı alma. Bir kimse, bir topluluk veya bir ülkeyle amaca ulaşmak için her türlü ilişkiyi kesme.

DEĞİŞKEN

Değişme özelliği gösteren, çok değişen, değişebilir, kararsız, değişici, mütehavvil. Geometride, bir koninin odağından çıkan dikeyin konikle kesiştiği noktaya kadar olan parçanın uzunluğu, parametre. Değişik sayı değerleri alabilen nicelik. Bir istatistik bütünün belli başlı niteliklerini daha basit ve kısa olarak gösterme olanağı veren ölçülebilir büyüklük, parametre. Cebirde bir denklemin katsayılarına giren değişken nicelik, parametre.

BAŞKESİT

Ağacın boyuna dikey yönde kesilmesi sonunda yıl halkalarının çember biçiminde görüntü verdiği yüzey.

DALGA

Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genel olarak rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket. Bir yüzeydeki kıvrım. Geçici sevgili. Arka arkaya gelen kriz vb. olayların her biri. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem. Gizli iş, dalavere. Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi. Geçici aşk ilişkisi. Saçların kıvrım genişliği. Dalgınlık. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu.

ÇAKIRLAŞMAK

Çakırkeyif olmaya başlamak. Olgunlaşmaya yüz tutmak.

BABA

Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.

AMUDİ

Dikey.