Kelimeler arşivi içinde; başında "kesim" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. kesim ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kesim ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kesim olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KESİMCİLİK, KESİMLEMEK
KESİMHANE, KESİMLEME
KESİMEVİ, KESİMLİK
KESİMCİ, KESİMİŞ, KESİMLİ, KESİMLÜ
KESİM
KESİM
Kesme işi. Pazarlık, anlaşma. Boy bos, endam. Bölüm, parça, kısım, sektör. Hazineye ait herhangi bir gelirin belli bir bedel karşılığı keseneğe verilmesi, mukataa. Kesme zamanı. İşaretlenmiş belli yer. Bölge. Terzinin belli bir ölçü ve örneğe göre kumaşa biçim verme işi, fason.
KESİMEVİ
Kasaplık hayvanların kesilip yüzüldüğü yer, kesimhane, kanara, mezbaha.
KESİMLİ
Belli, kesin ücret. Kesilerek oluşturulmuş.
KESİMLEME
Bir izlenceyi, gerektikçe çağrılabilecek, birbirinden bağımsız kesimlere ayırma. Karışık bir sıvıyı, damıtma yoluyla değişik kaynama noktalarında daha arı sıvılara ayırma. Kesimlemek işi. Bir ya da birden çok değişkene göre elde edilmiş gözlemleri, değişkenlerin seçenek ve değerlerine ya da bunların bileşimlerine göre altbölümlere ayırma.
KESİMLEMEK
Oranlamak, tahmin etmek. Tomruktan kereste elde etme. Bir dizenin tartısını denetlemek için, tartının çeşidine ve örneğine göre, adımlara ayırmak, hecelerini saymak, duraklarını yoklamak gibi işler yapmak (KESİMLEME, Takti, Scansion).
KESİMİŞ
Götürü, toptan iş. Götürü iş.
KESİMCİ
Kesenekçi.
KESİMCİLİK
Kesenekçilik.
KESİMLİK
Kesime elverişli (hayvan).
KESİMHANE
Kesimevi.
KESİMLÜ
Kararlaştırılmış, taahhüt edilmiş.
Bu bölümde tanımı içerisinde KESİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FİYORT
Norveç, İskoçya ve Kuzey Amerika kıyılarında buzulların oluşturdukları dik yamaçlı, derin eski buzul koyaklarının aşağı kesimlerinin deniz altında kalmasıyla oluşan körfez.
FASON
Kesim. Malzemesi marka sahibi tarafından karşılanarak başka bir firmaya yaptırılan mal, fason mal.
DİKGEN
Birbiriyle veya kesim noktasındaki teğetleriyle dik açı yapacak biçimde kesişen.
KUP
Giysi kesimi, kesimle verilen biçim. Dondurma ve sütlü tatlıların konulduğu kap.
KONTRFİLE
Kesim hayvanlarında, bel kemiğindeki dikensi çıkıntının iki yanında bulunan et dilimi.
KESİT
Bir şey enlemesine veya boylamasına kesildiğinde ortaya çıkan yüzey. Bir toplumun bölümü, kesim. Bir cisim düz olarak kesildiğinde ortaya çıkan düzlemin biçimi, makta. Ayırıcı özellikleriyle belirlenen süreç.
DEBİ
Bir akarsuyun herhangi bir kesiminden saniyede geçen suyun hacmi, akım.
BALTALIK
Sık sık kesimi yapılmış olan orman. Bir köyün odun gereksinimini sağlamasına izin verilen koruluk veya orman bölgesi.
KASAPLIK
Kasap olma durumu, etçilik. Kan dökücülük, hunharlık. Kesilmek üzere kesimevine gönderilen (hayvan). Kasabın yaptığı iş, etçilik.
KANARA
Kesimevi, mezbaha.
KUPÜR
Giyside kesim. Kesik.
KLERİKALİZM
Dinin ve din kurumlarının toplum hayatının çeşitli kesimlerindeki yerini güçlendirmeyi amaçlayan toplumsal, ekonomik akım.
APUKURYA
Et kesimi.
KISIM
Parçalara ayrılmış bir şeyin her bölümü, bölük, kesim. Bir cinsten veya meslekten olanların tümü. Kol.
AKKARAMAN
Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.
KASAPHANE
Kesimevi, mezbaha, kanara.
GEYİKDİLİ
Eğrelti otugillerden, Kuzey ve Batı Anadolu'nun kıyı kesimlerinde yetişen, yaprakları uzunca dil biçiminde çok yıllık otsu bir bitki (Scolopendrium officinale).
ÇALIM
Karşıdakini etkilemek amacıyla yapılmış olan abartılı davranış, kurum, caka, afra tafra, afur tafur, zambır. Geminin su kesiminden aşağı bölümünün baş ve kıç bodoslamasına doğru darlaşması. Bir oyuncunun topu elinden veya ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle geçmesi. Biraz benzeme, andırma. Menzil, erim. Kılıcın keskin yanı.
KESENEKÇİ
Keseneği alan kimse, iltizamcı, kesimci, mültezim.
GERDAN
Vücudun omuzlarla baş arasında kalan ön bölümü. Şişmanlarda çenenin altındaki tombulluk. Kesim hayvanlarında boyun.