Kelimeler arşivinde; içinde "kesim" olan, toplam 23 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kesim bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kesim ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kesim olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KESİMCİLİK, SUYLAKESİM, AYDINKESİM, ÇÖZÜLKESİM, KIVILKESİM, KESİMLEMEK
TÖKESİMEK, KESİMHANE, TEKESİMEK, ISILKESİM, IŞILKESİM, KOLKESİMİ, KESİMLEME
KEMKESİM, SUKESİMİ, ALTKESİM, KESİMEVİ, KESİMLİK
KESİMLİ, KESİMLÜ, KESİMİŞ, KESİMCİ
KESİM
KESİM
Kesme işi. Pazarlık, anlaşma. Boy bos, endam. Bölüm, parça, kısım, sektör. Hazineye ait herhangi bir gelirin belli bir bedel karşılığı keseneğe verilmesi, mukataa. Kesme zamanı. İşaretlenmiş belli yer. Bölge. Terzinin belli bir ölçü ve örneğe göre kumaşa biçim verme işi, fason.
ÇÖZÜLKESİM
Çözgenin kimyasal etkisiyle, çözünmüş özdeciklerin parçalanması olayı.
TEKESİMEK
Yürürken ayağı takılıp dengesi bozulmak. Dişi keçi çiftleşmek istemek. Keçi teke istemek.
KESİMLEMEK
Oranlamak, tahmin etmek. Tomruktan kereste elde etme. Bir dizenin tartısını denetlemek için, tartının çeşidine ve örneğine göre, adımlara ayırmak, hecelerini saymak, duraklarını yoklamak gibi işler yapmak (KESİMLEME, Takti, Scansion).
KOLKESİMİ
Kesilmiş hayvan etinin boyunla kolun bir parçasını içine alan bölümü.
ISILKESİM
Özdecikleri, ısı etkisinden yararlanarak parçalama işlemi.
KESİMLEME
Bir izlenceyi, gerektikçe çağrılabilecek, birbirinden bağımsız kesimlere ayırma. Karışık bir sıvıyı, damıtma yoluyla değişik kaynama noktalarında daha arı sıvılara ayırma. Kesimlemek işi. Bir ya da birden çok değişkene göre elde edilmiş gözlemleri, değişkenlerin seçenek ve değerlerine ya da bunların bileşimlerine göre altbölümlere ayırma.
TÖKESİMEK
Ayağı engele takılıp sendelemek, düşer gibi olmak.
AYDINKESİM
Bir toplumda bilim, ekin ve sanat ile yakın ilgisi bulunan bireylerin oluşturduğu toplumsal küme.
KEMKESİM
Aşağı, az : Bizim iti kemkesim mi sandın?.
KIVILKESİM
Kimyasal değişiklikleri, çözeltiden kıvıl akım geçirerek yapma yöntemi.
KESİMCİLİK
Kesenekçilik.
SUYLAKESİM
Bir özdeciği, su özdeciklerinin kimyasal etkisiyle parçalama.
IŞILKESİM
Özdecikleri ışık, çoğunlukla morötesi kullanarak parçalama yöntemi.
SUKESİMİ
Su araçlarında, su içine giren kısmını gösterir çizgi.
KESİMHANE
Kesimevi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KESİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEBİ
Bir akarsuyun herhangi bir kesiminden saniyede geçen suyun hacmi, akım.
KESENEKÇİ
Keseneği alan kimse, iltizamcı, kesimci, mültezim.
FASON
Kesim. Malzemesi marka sahibi tarafından karşılanarak başka bir firmaya yaptırılan mal, fason mal.
KISIM
Parçalara ayrılmış bir şeyin her bölümü, bölük, kesim. Bir cinsten veya meslekten olanların tümü. Kol.
AKKARAMAN
Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.
APUKURYA
Et kesimi.
KANARA
Kesimevi, mezbaha.
KONTRFİLE
Kesim hayvanlarında, bel kemiğindeki dikensi çıkıntının iki yanında bulunan et dilimi.
BALTALIK
Sık sık kesimi yapılmış olan orman. Bir köyün odun gereksinimini sağlamasına izin verilen koruluk veya orman bölgesi.
KASAPLIK
Kasap olma durumu, etçilik. Kan dökücülük, hunharlık. Kesilmek üzere kesimevine gönderilen (hayvan). Kasabın yaptığı iş, etçilik.
ÇALIM
Karşıdakini etkilemek amacıyla yapılmış olan abartılı davranış, kurum, caka, afra tafra, afur tafur, zambır. Geminin su kesiminden aşağı bölümünün baş ve kıç bodoslamasına doğru darlaşması. Bir oyuncunun topu elinden veya ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle geçmesi. Biraz benzeme, andırma. Menzil, erim. Kılıcın keskin yanı.
GERDAN
Vücudun omuzlarla baş arasında kalan ön bölümü. Şişmanlarda çenenin altındaki tombulluk. Kesim hayvanlarında boyun.
GEYİKDİLİ
Eğrelti otugillerden, Kuzey ve Batı Anadolu'nun kıyı kesimlerinde yetişen, yaprakları uzunca dil biçiminde çok yıllık otsu bir bitki (Scolopendrium officinale).
KASAPHANE
Kesimevi, mezbaha, kanara.
FİYORT
Norveç, İskoçya ve Kuzey Amerika kıyılarında buzulların oluşturdukları dik yamaçlı, derin eski buzul koyaklarının aşağı kesimlerinin deniz altında kalmasıyla oluşan körfez.
KESİT
Bir şey enlemesine veya boylamasına kesildiğinde ortaya çıkan yüzey. Bir toplumun bölümü, kesim. Bir cisim düz olarak kesildiğinde ortaya çıkan düzlemin biçimi, makta. Ayırıcı özellikleriyle belirlenen süreç.
KUP
Giysi kesimi, kesimle verilen biçim. Dondurma ve sütlü tatlıların konulduğu kap.
DİKGEN
Birbiriyle veya kesim noktasındaki teğetleriyle dik açı yapacak biçimde kesişen.
KLERİKALİZM
Dinin ve din kurumlarının toplum hayatının çeşitli kesimlerindeki yerini güçlendirmeyi amaçlayan toplumsal, ekonomik akım.
KESİMLİK
Kesime elverişli (hayvan).