Kelimeler arşivi içinde; başında "kesili" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. kesili ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kesili ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kesili olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KESİLİVERMEK
KESİLİVERME
KESİLİK, KESİLİM, KESİLİŞ
KESİLİ
KESİLİ
Söz verilmiş, sözlü : Bu kız Ahmet'e kesili. Tamamlanmış, bitmiş : Bu iş kesili bir hale geldi.
KESİLİK
Çamaşırlık.
KESİLİM
Güzel, iyi : O kesilim elbiseyi pis etti.
KESİLİVERMEK
Ansızın kesilmek.
KESİLİVERME
Kesilivermek işi.
KESİLİŞ
Kesilme işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KESİLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KIRINTI
Bir şeyden ayrılan küçük parça. Eser, iz, belirti. Kurumak için kesilip yerde bırakılan odun. Küçük kalıntı.
DEKAPİTASYON
Doğumu mümkün olmayan dölütün başının kesilip çıkarılması. Bir kemiğin yuvarlak olan başının kesilmesi. Deney hayvanlarında, başın koparılması biçiminde yapılan ötanazi tipi.
KIRKMA
Kırkmak işi. Ucu kesilip alnın üstüne bırakılan saç.
AMPÜTASYON
Kol, bacak, kulak gibi organların tedavi amacıyla kısmen veya tamamen kesilip çıkartılması. Herhangi bir bütünden bir parça kesme veya koparma.
KESİMEVİ
Kasaplık hayvanların kesilip yüzüldüğü yer, kesimhane, kanara, mezbaha.
GIRT
Sert veya kalın bir şey kesilirken çıkan ses.
ERİŞTE
İnce ince kesilip kurutulan hamur. Deniz yosunu.
KESMECE
Kesilip müşteriye gösterilerek satılan (kavun, karpuz). (ke'smece) Kesip bakarak beğenmek şartıyla. (ke'smece) Aradaki değer ayrımını gözetmeksizin hepsi bir fiyattan.
DÜRÜ
Dürülmüş şey. Armağan, hediye. Çeyiz. Düğüne çağrılanlara düğün sahibi tarafından verilen armağan. Bel denilen tarım aracı. Hediye. Düğün hediyesi. Gelinlerin damat ve akrabalarına, damatların da gelin ve akrabalarına verdikleri hediyeler. Gelinin çeyizi. Düğüne davet edilenlere düğün sahibi ve gelin tarafından verilen hediyeler. Evlenecek kızın işlenmek ve dikilmek üzere arkadaşlarına verdiği parçalar. Düğüne çağrılacaklara kumaş, koyun, koç, çevre göndererek yapılan çağrı. Gelin edilecek kız için istenilen mendil, fincan ve benzerleri şeyler. Çamaşır. 1. Gelin olacak kızın elbiselerinin kesilip biçilme günü. 1. Düğüne çağrılan kimseler. Çapa şeklinde çatal bel. Paket. Tırpanla ekin biçen adamın bir gidişte biçtiği yer. Kız evinden erkek evine gönderilen armağan. Gelinin damadın yakınları için getirdiği hediyelik çeyiz. 1.Düğünlerde okuntu (davetiye) ile birlikte gönderilen fanila, havlu ve benzerleri hediyeler. Gelin tarafının erkek tarafına verdiği hediye.
CAMRESİM
(Resim) Renkli camların kesilip, birbirlerine kurşun çubuklarla bağlanması ile yapılan pencere ya da resim.
KARAGÖZ
İzmaritgillerden, 25-30 santimetre uzunluğunda, enli, boz renkli, beyaz etli bir balık (Sargus sargus). Güldürüp eğlendiren kimse. Deve derisinden veya mukavvadan kesilip boyanmış insan biçimlerini beyaz bir perde üzerine arkadan ışık vererek yansıtma yoluyla oynatmaya dayalı bir gösteri oyunu. Bu oyunda halk görüşünü ve duyuşunu veren kimse.
KOPMAK
Herhangi bir yerinden ikiye ayrılmak. Yerinden ayrılmak. Koşmak, hızla gitmek. Bütün ilişkileri kesilip büsbütün ayrılmak veya uzaklaşmak. Kurtulmak. Birdenbire gürültülü veya tehlikeli olaylar birdenbire başlamak veya ortaya çıkmak. Çok ağrımak. Gövdeden ayrılmak.
IKLAMAK
Yük altında güçlükle solumak. Ağlarken bunalır ve soluğu kesilir gibi iç çekmek.
ATINTI
İki tarlanın sınırını belirten toprak yığını. Çift sürerken dönüm başında öküzlerin döndüğü yer. Rüzgârla bir çukura yığılan kar. Gelin çeyizi kesilirken akrabalara alınan hediyelik giysiler.
DOĞRANMAK
Kesilmek, parça parça edilmek. Kesilir gibi ağrımak.
DESMEKTOMİ
Ligamentten bir parçanın kesilip çıkarılması.
KESENEK
Görevlilerin aylıklarından her ay belli oranda kesilip bir sosyal güvenlik kurumuna yatırılan para. Fabrika, çiftlik vb. gelir kaynaklarının gelirini satın alma işi, iltizam.
ANTEROSTOMİ
Bağırsak düğümünün kesilip alınması.
TIKANIKLIK
Tıkanık olma, iyi işleyememe durumu. Soluğun kesilir gibi olması.
BİÇAKLIK
Hayvanların çene altı, kesilirken bıçağın geldiği yer.