İçinde KESİLİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kesili" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kesili bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kesili ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kesili olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KESİLİVERMEK

11 harfli kelimeler

KESİLİVERME

7 harfli kelimeler

KESİLİŞ, KESİLİK, KESİLİM

6 harfli kelimeler

KESİLİ

Bazı kelimelerin anlamları

KESİLİ

Söz verilmiş, sözlü : Bu kız Ahmet'e kesili. Tamamlanmış, bitmiş : Bu iş kesili bir hale geldi.

KESİLİM

Güzel, iyi : O kesilim elbiseyi pis etti.

KESİLİVERMEK

Ansızın kesilmek.

KESİLİŞ

Kesilme işi.

KESİLİK

Çamaşırlık.

KESİLİVERME

Kesilivermek işi.

  -   -   -  

Anlamında KESİLİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KESİLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AMPÜTASYON

Kol, bacak, kulak gibi organların tedavi amacıyla kısmen veya tamamen kesilip çıkartılması. Herhangi bir bütünden bir parça kesme veya koparma.

DESMEKTOMİ

Ligamentten bir parçanın kesilip çıkarılması.

KIRKMA

Kırkmak işi. Ucu kesilip alnın üstüne bırakılan saç.

KESİMEVİ

Kasaplık hayvanların kesilip yüzüldüğü yer, kesimhane, kanara, mezbaha.

IKLAMAK

Yük altında güçlükle solumak. Ağlarken bunalır ve soluğu kesilir gibi iç çekmek.

CAMRESİM

(Resim) Renkli camların kesilip, birbirlerine kurşun çubuklarla bağlanması ile yapılan pencere ya da resim.

DEKAPİTASYON

Doğumu mümkün olmayan dölütün başının kesilip çıkarılması. Bir kemiğin yuvarlak olan başının kesilmesi. Deney hayvanlarında, başın koparılması biçiminde yapılan ötanazi tipi.

DOĞRANMAK

Kesilmek, parça parça edilmek. Kesilir gibi ağrımak.

KARAGÖZ

İzmaritgillerden, 25-30 santimetre uzunluğunda, enli, boz renkli, beyaz etli bir balık (Sargus sargus). Güldürüp eğlendiren kimse. Deve derisinden veya mukavvadan kesilip boyanmış insan biçimlerini beyaz bir perde üzerine arkadan ışık vererek yansıtma yoluyla oynatmaya dayalı bir gösteri oyunu. Bu oyunda halk görüşünü ve duyuşunu veren kimse.

KIRINTI

Bir şeyden ayrılan küçük parça. Eser, iz, belirti. Kurumak için kesilip yerde bırakılan odun. Küçük kalıntı.

KESMECE

Kesilip müşteriye gösterilerek satılan (kavun, karpuz). (ke'smece) Kesip bakarak beğenmek şartıyla. (ke'smece) Aradaki değer ayrımını gözetmeksizin hepsi bir fiyattan.

TIKANIKLIK

Tıkanık olma, iyi işleyememe durumu. Soluğun kesilir gibi olması.

DÜRÜ

Dürülmüş şey. Armağan, hediye. Çeyiz. Düğüne çağrılanlara düğün sahibi tarafından verilen armağan. Bel denilen tarım aracı. Hediye. Düğün hediyesi. Gelinlerin damat ve akrabalarına, damatların da gelin ve akrabalarına verdikleri hediyeler. Gelinin çeyizi. Düğüne davet edilenlere düğün sahibi ve gelin tarafından verilen hediyeler. Evlenecek kızın işlenmek ve dikilmek üzere arkadaşlarına verdiği parçalar. Düğüne çağrılacaklara kumaş, koyun, koç, çevre göndererek yapılan çağrı. Gelin edilecek kız için istenilen mendil, fincan ve benzerleri şeyler. Çamaşır. 1. Gelin olacak kızın elbiselerinin kesilip biçilme günü. 1. Düğüne çağrılan kimseler. Çapa şeklinde çatal bel. Paket. Tırpanla ekin biçen adamın bir gidişte biçtiği yer. Kız evinden erkek evine gönderilen armağan. Gelinin damadın yakınları için getirdiği hediyelik çeyiz. 1.Düğünlerde okuntu (davetiye) ile birlikte gönderilen fanila, havlu ve benzerleri hediyeler. Gelin tarafının erkek tarafına verdiği hediye.

KESENEK

Görevlilerin aylıklarından her ay belli oranda kesilip bir sosyal güvenlik kurumuna yatırılan para. Fabrika, çiftlik vb. gelir kaynaklarının gelirini satın alma işi, iltizam.

ATINTI

İki tarlanın sınırını belirten toprak yığını. Çift sürerken dönüm başında öküzlerin döndüğü yer. Rüzgârla bir çukura yığılan kar. Gelin çeyizi kesilirken akrabalara alınan hediyelik giysiler.

KOPMAK

Herhangi bir yerinden ikiye ayrılmak. Yerinden ayrılmak. Koşmak, hızla gitmek. Bütün ilişkileri kesilip büsbütün ayrılmak veya uzaklaşmak. Kurtulmak. Birdenbire gürültülü veya tehlikeli olaylar birdenbire başlamak veya ortaya çıkmak. Çok ağrımak. Gövdeden ayrılmak.

GIRT

Sert veya kalın bir şey kesilirken çıkan ses.

BİÇAKLIK

Hayvanların çene altı, kesilirken bıçağın geldiği yer.

ERİŞTE

İnce ince kesilip kurutulan hamur. Deniz yosunu.

ANTEROSTOMİ

Bağırsak düğümünün kesilip alınması.