KESE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kese" olan, toplam 70 adet kelime bulunmaktadır. kese ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kese ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kese olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KESERZIMBASI

11 harfli kelimeler

KESEKLENMEK

10 harfli kelimeler

KESEKLENME, KESEBİLMEK, KESERLEMEK, KESELENMEK, KESEĞENLİK, KESELETMEK

9 harfli kelimeler

KESENEKGE, KESELENME, KESENEKÇİ, KESELİLER, KESELETME, KESELEKGE, KESELEKKE, KESELEMEK, KESELENİŞ, KESENETLİ, KESEPINAR, KESEGELEN, KESEBİLME

8 harfli kelimeler

KESENELİ, KESENKES, KESENLER, KESENLİK, KESENÖZÜ, KESENALİ, KESENTAŞ, KESERCİK, KESERGEN, KESERİYE, KESERTAŞ, KESEALAN, KESELEME, KESEKABI, KESEKÇİK

7 harfli kelimeler

KESEĞEN, KESEYİN, KESEYEN, KESEYAK, KESEVZE, KESESİZ, KESEBİÇ, KESECEK, KESECİK, KESECÜK, KESEDAR, KESEGEN, KESEKÖY, KESELEK, KESEMET, KESENET, KESENEK, KESEKLİ, KESEKLE, KESEKES

6 harfli kelimeler

KESERİ, KESENE, KESELİ, KESELE, KESEYH

5 harfli kelimeler

KESER, KESEĞ, KESEN, KESES, KESEH, KESEL, KESEY, KESEK

4 harfli kelimeler

KESE

Bazı kelimelerin anlamları

KESE

Cepte taşınan, içine para, tütün vb. konulan, kumaştan veya örgüden küçük torba. Kısa, kestirme (yol). Beş yüz kuruşluk para birimi. Bazı şeylerin üzerine geçirilen, kumaştan çanta biçiminde kap. Bir kimsenin mal varlığı. Su bitkilerinde içi hava ile dolu olan ve bitkinin suda yüzer durumda kalmasını sağlayan şişkinlik. Organizmanın bazı boşlukları. Bu küçük torba miktarında olan. Yıkanırken kir çıkartmak için ele geçirilen, vücudu ovmaya yarayan, bürümcükten, cep biçiminde bez.

KESELETMEK

Keseleme işini yaptırmak.

KESERLEMEK

Uydurmak. Çapalamak. Engel olmak.

KESELEKGE

Kertenkele.

KESERZIMBASI

Keser sapını delmek için kullanılan ucu sivri demir araç. (Yalvaç Isparta).

KESELETME

Keseletmek işi.

KESELİLER

Kanguru gibi, dişilerinin karnında yavrularını taşımaya yarayan kese bulunan hayvanlar takımı.

KESEBİLMEK

Kesme imkânı veya olasılığı bulunmak. Kesmeyi becermek.

KESEKLENMEK

Toprak, parça parça olmak.

KESELENME

Keselenmek işi.

KESENEKGE

Kertenkele.

KESEĞENLİK

Keskinlik.

KESEKLENME

Keseklenmek işi.

KESELENMEK

Keseleme işi yapılmak. Kendini keselemek.

KESENEKÇİ

Keseneği alan kimse, iltizamcı, kesimci, mültezim.

KESELEKKE

Kertenkele.

  -   -   -  

Anlamında KESE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KESE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BÜZME

Büzmek işi. Ağzı büzülerek kapatılan (kese, torba, çarşaf vb.).

AYDEMİR

Yüzü yay biçiminde bir keser türü.

ALİ

Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.

ÇALPARA

Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç. Açıklarda, kumluk alanlarda yaşayan ve ağları keserek balıkçılara zarar veren bir tür çağanoz (Portunus puber). Gemi bordasında, pis suları dışarı akıtıp deniz suyunu, içeri almayan, tulumba içindeki özel kapak.

EŞKIYA

Dağda, kırda yol kesen hırsızlar, haydutlar.

AMNİYON

Döl kesesi.

BIÇKICI

Bıçkı ile ağaç ve tahta kesen kimse. Bıçkı yapıp satan kimse.

BARDA

Dam ustalarının kullandığı, başının bir ucu çember parçası biçiminde eğri, öbür ucu keskin çekiç. Fıçıcı keseri.

ANAHTAR

Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.

BİRLEŞEN

Birbirini kesen, bir noktada kesişen (doğru, yay).

BİRER

Herkese bir.

ADALET

Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.

GEBRE

Atı tımar etmekte kullanılan kıldan kese. Gebre otunun yemişi.

BOĞAZLAMAK

Hayvan veya insanı boğazından keserek öldürmek. Gaddarca, kan dökerek öldürmek.

DIŞKILIK

Bazı omurgalılarda, özellikle keseliler, sürüngenler ve kuşlarda, bağırsak ile sidik ve üreme kanallarının açıldığı yer.

DOĞRAMAK

Keserek parçalamak veya elle küçük parçalara ayırmak.

DANABURNU

Toprak içinde yaşayıp bitkilere, köklerini keserek zarar veren bir böcek, kök kurdu (Gryllotalpa vulgaris). Aslanağzı.

ÇIKARMAK

Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Sonunu getirmek. Hatırlamak. Bulmak, ortaya koymak. Yapmak, üretmek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Boşaltmak. Sunmak. Göstermek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Gidermek. Fotoğraf çektirmek. Resim yapmak. Söylemek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Sağlamak, elde etmek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Yayımlamak. Yollamak, göndermek.

AİDAT

Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.

ALVEOL

Torba biçiminde küçük boşluk veya genişlemiş kısım. Akciğerde bronşçukların bittiği bölümde oksijen karbondioksit taşınmasını sağlayan minik kese biçimindeki boşlukların son ucu.