KAÇA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kaça" olan, toplam 37 adet kelime bulunmaktadır. kaça ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kaça ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kaça olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

KAÇARCASINA, KAÇARLANMAK

10 harfli kelimeler

KAÇANBURUK, KAÇAKÇILIK, KAÇABİLMEK

9 harfli kelimeler

KAÇAMAKLI, KAÇABURUK, KAÇABURUĞ, KAÇABURUG, KAÇABİLME

8 harfli kelimeler

KAÇASINI, KAÇARLIK, KAÇARLAR, KAÇANMAK, KAÇAKKÖY, KAÇAKLIK, KAÇAVRUK

7 harfli kelimeler

KAÇARAN, KAÇANIK, KAÇANAK, KAÇAMIK, KAÇALAK, KAÇAMAK, KAÇAKÇI, KAÇAHÇİ, KAÇAĞAN, KAÇAFAN, KAÇABIK

5 harfli kelimeler

KAÇAN, KAÇAM, KAÇAL, KAÇAR, KAÇAK, KAÇAH, KAÇAG, KAÇAT

4 harfli kelimeler

KAÇA

Bazı kelimelerin anlamları

KAÇA

Ne kadar bir para, değer karşılığında?.

KAÇAKÇILIK

Bir devletin yasalarına karşı gelerek yapılan ticaret. Kaçakçının yaptığı iş. Gizli olarak, sezdirmeden kaçırma işi. Yasal olmayan gizli yollardan ve herhangi bir vergi ödemeden ülke dışından ülkeye mal sokulması.

KAÇARLANMAK

Kaçar gibi davranmak.

KAÇARLIK

Özdeciklerarası kuvvetlere göre değişip logaritması kimyasal gerilimi veren, gaz basıncının daha geneli bir ısıldevimbilim niceliği. Bir gazın genişleme, bir özdek ya da bileşiğin ise bulunduğu evreden uzaklaşma eğilimini gösteren, gerçek gazlarda basınç yerine kullanılan termodinamik bir izlev.

KAÇABURUK

Ayakkabılara ağaç çivi çakmak için delik açmakta kullanılan bir ayakkabıcı aracı, biz.

KAÇANBURUK

Ayakkabılara ağaç çivi çakmak için delik açmakta kullanılan bir ayakkabıcı aracı, biz.

KAÇABİLMEK

Kaçma olasılığı bulunmak.

KAÇAKKÖY

Erzincan şehri, Refahiye ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Kırıkkale ilinde, Keskin belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

KAÇABURUĞ

Ayakkabılara ağaç çivi çakmak için delik açmakta kullanılan bir ayakkabıcı aracı, biz.

KAÇANMAK

Esirgemek, korumak.

KAÇASINI

Kaçacağını.

KAÇAMAKLI

Kesin olmayan, yargı bildirmeyen ve her iki tarafa da çekilebilen (söz, cevap, davranış).

KAÇARCASINA

Kaçar gibi.

KAÇARLAR

Tunceli kenti, Pınarlar nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

KAÇABİLME

Kaçabilmek işi.

KAÇABURUG

Çakılacak ağaç çiviler için ayakkabıların köselesinde delikler açmakta kullanılan sivri uçlu araç.

  -   -   -  

Anlamında KAÇA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KAÇA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AYINGACI

Tütün kaçakçısı olan kimse.

BAKIŞMAK

İki veya daha çok kimse birbirine bakmak. Kaçamak ve gizli olarak birbirine bakmak.

KISTIRMAK

İki şey arasında bırakarak sıkıştırmak. Kaçamayacak bir duruma getirmek.

KOVALAMAK

Kovmak. Yarışta, kaçmakta olan koşucu veya koşucuları yakalamaya çalışmak. Bir şeyin arkasına düşüp elde etmeye veya bir sonuca bağlamaya çalışmak, izlemek, takip etmek. Kaçanın arkasından koşmak, yakalamaya çalışmak.

KAÇAKLIK

Kaçak olma durumu.

MERDÜMGİRİZ

İnsan içine karışmaktan hoşlanmayan, insanlardan kaçan (kimse), mizantrop.

GÜMRÜKSÜZ

Gümrük vergisi ödenmesi gerekmeyen. Gümrük vergisi ödenmemiş, kaçak.

ÇEKMEK

Bir şeyi tutup kendine ya da başka bir yöne doğru yürütmek. Atmak, vurmak. Taşıma gücü olmak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Kaçan ilmeği örmek. Asmak. Herhangi bir engel kurmak. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. İmbik yardımı ile elde etmek. Hoşa gitmek, sarmak. Tartıda ağırlığı olmak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Yollamak. İçine almak, emmek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Daralıp kısalmak. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Germek. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Aynısını yazmak veya çizmek. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Öğütmek. Çizgi durumunda uzatmak. Boya, badana vb. sürmek. Döşemek. Yürütmek, sürmek. Yol, ay sürmek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Örtmek, giymek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Herhangi bir anlama almak. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. İçki içmek. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak.

KAYTARICI

İşten kaçan (kimse), kaytarmacı.

KAÇIMSAR

Kaçamak yolu arayan, kaçamağa sapan.

AYINGA

Kaçak tütün.

ENSELEMEK

Kaçan veya saklanan birini yakalamak.

KAÇINTI

Erken doğan kuzu. Sızıntı, kaçak.

BABA

Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.

KAÇAK

Bir kapalı kaptan, bir borudan sızan gaz veya sıvı. Yasaca yapılması yasak olan veya yapılması için gerekli izin alınmayan. Yasaca belirtilmiş gerekli gümrük ve vergileri ödenmeden bir yere sokulan veya bir yerden çıkarılan. Gizlice kaçırılmış olan mal veya madde. Av sırasında vurulamayan kuş. Bağlı bulunduğu yerden veya yasadan kaçan, uzaklaşan. Yasalara, kurallara uymayarak, gizlice.

KAPTIKAÇTI

Yolcu taşımakta kullanılan motorlu küçük taşıt. İskambil kâğıtlarıyla oynanan bir oyun türü. Kapıp kaçarak yapılmış olan hırsızlık.

EŞEK

Atgillerden, uzun kulaklı binek ve hizmet hayvanı, merkep, karakaçan, uzun kulaklı (Equus asinus). Odun kesme, duvar örme, sıva yapma vb. işlerde kullanılan üç veya dört ayaklı sehpa.

FİRARİ

Kaçak, kaçkın, kaçmış olan (kimse).

KAÇAMAK

Hoş görülmeyen bir şeyi ara sıra yapma. Bir şeyden kaçınma yolu. Kaçacak yer, özellikle çobanların sürüyü barındırmak, saklamak için yaptıkları yer. Mısır unundan yapılmış olan yağlı bir yemek. Başkalarına belli etmeden, gizlice yapılan. Bir şeyi belli etmeden, gizlice yapmaya çalışma.

KAÇINGAN

Geri duran, girişken olmayan, insan içine girmek istemeyen, insanlardan kaçan, çekingen.