İçinde KAÇA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kaça" olan, toplam 56 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kaça bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kaça ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kaça olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

KULAĞAKAÇANLAR

13 harfli kelimeler

KARAALİKAÇAĞI

12 harfli kelimeler

FALAKAÇARIĞI

11 harfli kelimeler

KUŞLUKAÇAĞI, KAÇARLANMAK, KAÇARCASINA, HALKAÇAYIRI, KULAĞAKAÇAN, TUMANAKAÇAN

10 harfli kelimeler

YAPRAKAÇAN, HALKAÇAYIR, KAÇANBURUK, KAÇAKÇILIK, KAÇABİLMEK

9 harfli kelimeler

YEREKAÇAN, KARAKAÇAN, KARAKAÇAK, KULAKAÇAN, SUYAKAÇAN, KAÇABURUK, KAÇABURUG, KAÇABİLME, KAÇABURUĞ, KAÇAMAKLI

8 harfli kelimeler

KAÇANMAK, KAÇKAÇAN, KAÇAVRUK, KAÇAKKÖY, KAÇASINI, KAÇARLIK, KAÇARLAR, KAÇAKLIK

7 harfli kelimeler

ÇAKAÇAK, KAÇAKÇI, KAÇAMAK, KAÇKAÇA, BAKAÇAK, KAÇARAN, KAÇANIK, KAÇANAK, KAÇAMIK, KAÇABIK, KAÇALAK, KAÇAHÇİ, KAÇAĞAN, KAÇAFAN

6 harfli kelimeler

ISKAÇA

5 harfli kelimeler

KAÇAL, KAÇAT, KAÇAN, KAÇAM, KAÇAH, KAÇAG, KAÇAR, KAÇAK

4 harfli kelimeler

KAÇA

Bazı kelimelerin anlamları

KAÇA

Ne kadar bir para, değer karşılığında?.

KULAĞAKAÇAN

Düz kanatlılardan, karnında çatal biçiminde iki uzantı bulunan, meyve ve sebzelere zarar veren otçul bir böcek (Forficula auricularia).

KULAĞAKAÇANLAR

Yarıbaşkalaşım gösteren ve genellikle hayvansal maddelerle beslenen, seyrek olarak otçul, gececi, kemirici, kısa kanatlı böcekler takımı.

YEREKAÇAN

Havuç.

KUŞLUKAÇAĞI

Yozgat ili, Akdağmadeni belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

HALKAÇAYIRI

Kahramanmaraş şehrinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

FALAKAÇARIĞI

Falakayı tutan demir. (Bor Niğde).

KARAALİKAÇAĞI

Yozgat şehri, Akdağmadeni ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

YAPRAKAÇAN

Mart başında esen yel.

TUMANAKAÇAN

Kapsül.

KAÇARLANMAK

Kaçar gibi davranmak.

KAÇAKÇILIK

Bir devletin yasalarına karşı gelerek yapılan ticaret. Kaçakçının yaptığı iş. Gizli olarak, sezdirmeden kaçırma işi. Yasal olmayan gizli yollardan ve herhangi bir vergi ödemeden ülke dışından ülkeye mal sokulması.

KAÇARCASINA

Kaçar gibi.

KAÇABİLMEK

Kaçma olasılığı bulunmak.

HALKAÇAYIR

Sivas ilinde, Yavu nahiyesine bağlı bir yer.

KAÇANBURUK

Ayakkabılara ağaç çivi çakmak için delik açmakta kullanılan bir ayakkabıcı aracı, biz.

  -   -   -  

Anlamında KAÇA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KAÇA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BABA

Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.

KISTIRMAK

İki şey arasında bırakarak sıkıştırmak. Kaçamayacak bir duruma getirmek.

KAÇINGAN

Geri duran, girişken olmayan, insan içine girmek istemeyen, insanlardan kaçan, çekingen.

ÇEKMEK

Bir şeyi tutup kendine ya da başka bir yöne doğru yürütmek. Atmak, vurmak. Taşıma gücü olmak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Kaçan ilmeği örmek. Asmak. Herhangi bir engel kurmak. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. İmbik yardımı ile elde etmek. Hoşa gitmek, sarmak. Tartıda ağırlığı olmak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Yollamak. İçine almak, emmek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Daralıp kısalmak. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Germek. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Aynısını yazmak veya çizmek. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Öğütmek. Çizgi durumunda uzatmak. Boya, badana vb. sürmek. Döşemek. Yürütmek, sürmek. Yol, ay sürmek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Örtmek, giymek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Herhangi bir anlama almak. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. İçki içmek. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak.

KAPTIKAÇTI

Yolcu taşımakta kullanılan motorlu küçük taşıt. İskambil kâğıtlarıyla oynanan bir oyun türü. Kapıp kaçarak yapılmış olan hırsızlık.

ENSELEMEK

Kaçan veya saklanan birini yakalamak.

BAKIŞMAK

İki veya daha çok kimse birbirine bakmak. Kaçamak ve gizli olarak birbirine bakmak.

KAÇAKLIK

Kaçak olma durumu.

AYINGA

Kaçak tütün.

KAYTARICI

İşten kaçan (kimse), kaytarmacı.

KAÇIMSAR

Kaçamak yolu arayan, kaçamağa sapan.

KAÇAMAK

Hoş görülmeyen bir şeyi ara sıra yapma. Bir şeyden kaçınma yolu. Kaçacak yer, özellikle çobanların sürüyü barındırmak, saklamak için yaptıkları yer. Mısır unundan yapılmış olan yağlı bir yemek. Başkalarına belli etmeden, gizlice yapılan. Bir şeyi belli etmeden, gizlice yapmaya çalışma.

EŞEK

Atgillerden, uzun kulaklı binek ve hizmet hayvanı, merkep, karakaçan, uzun kulaklı (Equus asinus). Odun kesme, duvar örme, sıva yapma vb. işlerde kullanılan üç veya dört ayaklı sehpa.

GÜMRÜKSÜZ

Gümrük vergisi ödenmesi gerekmeyen. Gümrük vergisi ödenmemiş, kaçak.

KOVALAMAK

Kovmak. Yarışta, kaçmakta olan koşucu veya koşucuları yakalamaya çalışmak. Bir şeyin arkasına düşüp elde etmeye veya bir sonuca bağlamaya çalışmak, izlemek, takip etmek. Kaçanın arkasından koşmak, yakalamaya çalışmak.

MERDÜMGİRİZ

İnsan içine karışmaktan hoşlanmayan, insanlardan kaçan (kimse), mizantrop.

FİRARİ

Kaçak, kaçkın, kaçmış olan (kimse).

KAÇINTI

Erken doğan kuzu. Sızıntı, kaçak.

AYINGACI

Tütün kaçakçısı olan kimse.

KAÇAK

Bir kapalı kaptan, bir borudan sızan gaz veya sıvı. Yasaca yapılması yasak olan veya yapılması için gerekli izin alınmayan. Yasaca belirtilmiş gerekli gümrük ve vergileri ödenmeden bir yere sokulan veya bir yerden çıkarılan. Gizlice kaçırılmış olan mal veya madde. Av sırasında vurulamayan kuş. Bağlı bulunduğu yerden veya yasadan kaçan, uzaklaşan. Yasalara, kurallara uymayarak, gizlice.