Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kayt" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kayt ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kayt olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kayt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KAYT
Araç, eşya.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAYT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CILLAMAK
Oyunda mızıkçılık etmek. Dönmek, vazgeçmek. Karşı gelmek. İnce ve yüksek sesle ağlamak. Cırlamak, bağırıp çağırmak. Kaytarmak, tembellik etmek, karşılığı cıllımak.
BEZBAŞ
İlgisiz, bir şeye aldırış etmeyen, lakayt.
KAYTARIŞ
Kaytarma işi.
ZIH
Giysilerin kol, yaka, etek vb. kenarlarına dikilen şerit veya kaytan. Sayfa çevresine çekilen çizgi. Marangoz işlerinde ince kenar pervazı.
KAYTARMACI
Kaytarıcı.
HABA
Abla. Çözgüsü kıl, atkısı yün ipliğinden dokunan kilim. Keçi kılından dokunmuş, çadır yapmaya yarayan dokuma. Çözgüsü ve atkısı kendir ipliğinden olan çuval. Kaba kumaş. Yün yağmurluk. Palto, aba. Siyah yünden dokunmuş, önü kaytanlı, cepkenimsi kısa erkek ceketi. Haber. Yünden örülmüş ceket. Kilim. Aba, yünden dokunmuş kumaş. Aba, kalın dokunmuş kumaş. Siyah eteklik üzerine giyilen kollu kadın yeleği. (Gedikli Şarkikaraağaç Isparta). Palto. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta). iki parçadan yapılmış kıl kilim. (Kızılhisar Acıpayam Denizli).
KAYTAKLIK
Kaytak olma durumu.
KOPARAN
Kolları geriye sarkık cepken biçiminde, beyaz keçeden yapılmış kaytanla işlemeli bir tür ceket.
KAYTAMAK
Sövmek, küfür etmek. Geri gelmek : Babam çarşıdan kayttı.
KAYTARABİLMEK
Kaytarma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KAYTARABİLME
Kaytarabilmek işi.
KAPÇIN
Çuhadan yapılmış, siyah kaytanlı bir çeşit tozluk. Tabanı deri, çuha mest.
KAYTARICILIK
Kaytarıcı olma durumu, kaytarmacılık.
BAĞIRDAK
Beşikteki çocuğun düşmemesi için beşiğe sarılıp bağlanan, kumaştan yapılmış enli bağ, bağıldak. Kadınların âdet zamanında bağladıkları bez, bağıldak. Yaklaşık 30 santimetre eninde bir metre boyunda, uçlarında birer metre kaytanı olan, astarlı, ipek ve sırma işlemeli kumaş, bağıldak.
KAYTARMA
Kaytarmak işi.
FİTİL
Lambada, kandilde ve mumda yağın, çakmakta benzinin yanmasını sağlayan, türlü biçimlerde bükülmüş veya dokunmuş pamuktan yapılmış olan genellikle yağ çekici madde. 0,0125 gram olan ağırlık ölçü birimi. Yollu bir biçimde dokunmuş kumaş. Derin yaraların tedavisinde, yara içine salınan steril gazlı bez şeridi. Elli kâğıtla oynanan ve en az sayısı olanın kazanması kuralına dayanan bir iskambil oyunu. Eskiden topları ve şimdi lağımları ateşlemekte kullanılan kaytan biçiminde tutuşturucu madde. Kumaşın altına kaytan biçiminde bükülmüş bir şey koyup üstten dikerek yapılmış olan kabartma yol. Anüse konulan donmuş yağ kıvamında ve koni biçiminde ilaç. Koltuk, sandalye vb. oturulan eşyanın yapımında dikiş veya çivileri gizlemekte kullanılan şerit.
KAYTARICI
İşten kaçan (kimse), kaytarmacı.
BÜKME
Bükmek işi. Bükülmüş kaytan ya da iplik. Vücudun bir bölümünü yanındaki bölüm üzerine kıvırma, germe karşıtı.
KAYTANLI
Kaytanı olan, kaytanla dikilmiş.
KAYTARIVERMEK
Takıvermek : Atın gemini başına kaytarıver.