KAYT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kayt" olan, toplam 25 adet kelime bulunmaktadır. kayt ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kayt ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kayt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

KAYTARMACILIK, KAYTARABİLMEK, KAYTARIVERMEK

12 harfli kelimeler

KAYTARABİLME, KAYTARICILIK

11 harfli kelimeler

KAYTAVLAMAK

10 harfli kelimeler

KAYTARMACI

9 harfli kelimeler

KAYTILMAK, KAYTAKLIK, KAYTARMIŞ, KAYTARMAK, KAYTARICI

8 harfli kelimeler

KAYTABAN, KAYTARMA, KAYTARIŞ, KAYTANLI, KAYTAMAK

7 harfli kelimeler

KAYTEVİ, KAYTMAK

6 harfli kelimeler

KAYTAR, KAYTAN, KAYTAK, KAYTAZ, KAYTOZ

4 harfli kelimeler

KAYT

Bazı kelimelerin anlamları

KAYT

Araç, eşya.

KAYTARMIŞ

Sivas kenti, Hafik ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

KAYTABAN

Sürü, deve sürüsü. Başıboş, düzensiz.

KAYTARMAK

Geri çevirmek, iade etmek. İş yapmaktan kaçmak.

KAYTARMA

Kaytarmak işi.

KAYTARMACILIK

Kaytarıcılık.

KAYTILMAK

Arkaya eğilmek, yaslanmak.

KAYTARICI

İşten kaçan (kimse), kaytarmacı.

KAYTARIŞ

Kaytarma işi.

KAYTAKLIK

Kaytak olma durumu.

KAYTARICILIK

Kaytarıcı olma durumu, kaytarmacılık.

KAYTARIVERMEK

Takıvermek : Atın gemini başına kaytarıver.

KAYTARABİLME

Kaytarabilmek işi.

KAYTARABİLMEK

Kaytarma imkânı veya olasılığı bulunmak.

KAYTAVLAMAK

Hastalık depreşmek.

KAYTARMACI

Kaytarıcı.

  -   -   -  

Anlamında KAYT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KAYT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAĞIRDAK

Beşikteki çocuğun düşmemesi için beşiğe sarılıp bağlanan, kumaştan yapılmış enli bağ, bağıldak. Kadınların âdet zamanında bağladıkları bez, bağıldak. Yaklaşık 30 santimetre eninde bir metre boyunda, uçlarında birer metre kaytanı olan, astarlı, ipek ve sırma işlemeli kumaş, bağıldak.

KAPÇIN

Çuhadan yapılmış, siyah kaytanlı bir çeşit tozluk. Tabanı deri, çuha mest.

KAYTAMAK

Sövmek, küfür etmek. Geri gelmek : Babam çarşıdan kayttı.

LEGEYİT

Arapça kökenli lâ-kayd: lakayt.

BEZBAŞ

İlgisiz, bir şeye aldırış etmeyen, lakayt.

TİRİŞE

Deri ya da köseleden yapılan ince şerit, kaytan. Pencere çerçevelerini tutmaya yarayan ince çıta. Deriden yapılmış ince şerit, kaytan.

HABA

Abla. Çözgüsü kıl, atkısı yün ipliğinden dokunan kilim. Keçi kılından dokunmuş, çadır yapmaya yarayan dokuma. Çözgüsü ve atkısı kendir ipliğinden olan çuval. Kaba kumaş. Yün yağmurluk. Palto, aba. Siyah yünden dokunmuş, önü kaytanlı, cepkenimsi kısa erkek ceketi. Haber. Yünden örülmüş ceket. Kilim. Aba, yünden dokunmuş kumaş. Aba, kalın dokunmuş kumaş. Siyah eteklik üzerine giyilen kollu kadın yeleği. (Gedikli Şarkikaraağaç Isparta). Palto. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta). iki parçadan yapılmış kıl kilim. (Kızılhisar Acıpayam Denizli).

KAYTANLI

Kaytanı olan, kaytanla dikilmiş.

KOPÇAL

Kolları geriye sarkık cepken biçiminde, beyaz keçeden yapılmış kaytanla işlemeli bir çeşit ceket.

FİTİL

Lambada, kandilde ve mumda yağın, çakmakta benzinin yanmasını sağlayan, türlü biçimlerde bükülmüş veya dokunmuş pamuktan yapılmış olan genellikle yağ çekici madde. 0,0125 gram olan ağırlık ölçü birimi. Yollu bir biçimde dokunmuş kumaş. Derin yaraların tedavisinde, yara içine salınan steril gazlı bez şeridi. Elli kâğıtla oynanan ve en az sayısı olanın kazanması kuralına dayanan bir iskambil oyunu. Eskiden topları ve şimdi lağımları ateşlemekte kullanılan kaytan biçiminde tutuşturucu madde. Kumaşın altına kaytan biçiminde bükülmüş bir şey koyup üstten dikerek yapılmış olan kabartma yol. Anüse konulan donmuş yağ kıvamında ve koni biçiminde ilaç. Koltuk, sandalye vb. oturulan eşyanın yapımında dikiş veya çivileri gizlemekte kullanılan şerit.

YULTAR

Tasma. Yular. Kılıçbalığı ağını kayığa bağlayan kalın, kopmaz sicim. Çocuk başlığının bağı. Kadınların, feslerini bağlamak için kullandıkları, üstü altınlı, süslü kaytan ya da ip. Boyunbağı, atkı.

KOPARAN

Kolları geriye sarkık cepken biçiminde, beyaz keçeden yapılmış kaytanla işlemeli bir tür ceket.

ZIH

Giysilerin kol, yaka, etek vb. kenarlarına dikilen şerit veya kaytan. Sayfa çevresine çekilen çizgi. Marangoz işlerinde ince kenar pervazı.

CILLAMAK

Oyunda mızıkçılık etmek. Dönmek, vazgeçmek. Karşı gelmek. İnce ve yüksek sesle ağlamak. Cırlamak, bağırıp çağırmak. Kaytarmak, tembellik etmek, karşılığı cıllımak.

BÜKME

Bükmek işi. Bükülmüş kaytan ya da iplik. Vücudun bir bölümünü yanındaki bölüm üzerine kıvırma, germe karşıtı.

YIRTAL

Kadınların çene altından geçirdikleri kaytan.