KAYMA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kayma" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. kayma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kayma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kayma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KAYMAKLANMAK

11 harfli kelimeler

KAYMAZYAYLA, KAYMAOLUŞUM, KAYMAKLANMA, KAYMAKAMLIK

10 harfli kelimeler

KAYMAKALTI, KAYMAZTEPE

9 harfli kelimeler

KAYMAKOBA, KAYMAZLAR, KAYMAKLAR, KAYMAKÇIL

8 harfli kelimeler

KAYMAKLI, KAYMAKAM, KAYMACIK, KAYMATLI, KAYMAKÇI, KAYMAKCI

7 harfli kelimeler

KAYMALI

6 harfli kelimeler

KAYMAK, KAYMAH, KAYMAS, KAYMAZ

5 harfli kelimeler

KAYMA

Bazı kelimelerin anlamları

KAYMA

Kaymak (II) işi. Herhangi bir nedenle filmin atlaması, görüntünün perdeye veya ekrana tam olarak gelmemesi.

KAYMAZYAYLA

Eskişehir ili, Mahmudiye belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

KAYMAKOBA

Bursa ili, Mudanya ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

KAYMAKAMLIK

Kaymakam olma durumu. İlçe, kaza. Kaymakamın görevi. Kaymakamın makamı ve bu makama bağlı resmî dairelerin bütünü.

KAYMAZLAR

Kastamonu ili, Çatalzeytin ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

KAYMAKLANMA

Kaymaklanmak işi. Oksitlenme sonucunda kuruyan, bağlayıcı içeren solvent bazlı boyaların yüzeyinde oluşan ve solventlerde çözünmeyen tabaka.

KAYMAOLUŞUM

Yerkabuğunun kıvrılma ve kırılması, çökmesi ya da geniş alanlı olarak yükselip kabarması gibi oluşu içgüçlere dayanan olayların tümü.

KAYMAZTEPE

Tunceli şehri, Kırmızıköprü nahiyesine bağlı bir yer.

KAYMATLI

Küçük, kulpsuz çamaşır kazanı.

KAYMAKALTI

Yağı alınmış süt.

KAYMAKLAR

Zonguldak ilinde, Ormanlı bucağına bağlı bir bölge.

KAYMAKAM

Bir ilçede devleti temsil eden en yetkili yönetim görevlisi, ilçebay. Yarbay.

KAYMAKLI

Kaymağı olan. Üzerine veya içine kaymak konulmuş olan.

KAYMAKLANMAK

Kaymak bağlamak, kaymak tutmak.

KAYMACIK

Yaprakları enginar yaprağına benzer, ortası marul gibi sarı göbekli, kavrularak yenen bir ot. Para.

KAYMAKÇIL

Kertenkele.

  -   -   -  

Anlamında KAYMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KAYMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KAYŞA

Toprak kayması.

KAYMAKÇI

Kaymak yapan veya satan kimse.

GÖMÜLDÜRÜK

Boyunduruğa geçirilen kısa değnek. Eyerin geriye kaymaması için atların boyunlarından aşırılıp kolanlarına bağlanan kayış.

KAYIŞ

Bağlamak, tutmak veya sıkmak amacıyla kullanılan, dar ve uzun kösele dilimi. Kol saatinin bileğe bağlanmasını sağlayan, deriden yapılmış gereç. Ustura bilenen cilalı kösele. Kayma işi.

DÜŞMEK

Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek. Fırsat çıkmak. Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil. Aşırı ilgi ya da sevgi göstermek. Vurmak, değmek, rastlamak. Bulunmak. Hızı, gücü, değeri azalmak. Yakışmak, uygun gelmek. Düşkünleşmek. Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak. Uğramak, kapılmak. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak. Yere devrilmek, yere serilmek. Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak. Eksilmek. Olmak, olumsuz bir duruma girmek. Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek. Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak. Alışmak, müptela olmak. Belirli zamana rastlamak. Bayağılaşmak. Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak. Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak. İşbaşından uzaklaşmak. Yakışık almak. Vakti gelmeden ölü doğmak. Kötü yola girmek. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak. Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak. Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek. Yağmak.

BAKLAVA

Çok ince yufkadan yapılarak arasına kaymak, fıstık, ceviz, badem vb. konulup pişirilen ve üzerine şeker şerbeti dökülen bir tatlı türü. Eşkenar dörtgen biçiminde olan nesne.

KAYDIRILMAK

Kayması sağlanmak, kaymasına yol açılmak.

FAY

Kayaç kütlelerinin bir kırılma düzlemi boyunca yerlerinden kayması, kırık (III).

KAYAK

Kar, su veya çim üzerinde kaymak için ayağa takılan araç, ski. Bu aracı kullanarak yapılmış olan spor.

İLÇEBAY

Kaymakam.

İNMEK

Yüksekten veya yukarıdan aşağıya doğru gelmek. Alçalıp eski durumuna dönmek. Bir yeri kaplamak, basmak veya bir yerden akmak, kaymak. Sayısı azalmak. Fiyatı düşürmek. Ağmak. Uzamak, ulaşmak. Bir yerden başka bir yere gitmek, varmak. Değeri düşmek. Bir taşıt veya binek hayvanından yere basmak. İnme gelmek. Dağ, tepe vb. yüksek bir yerden gelmek. Konaklamak. Vurmak. Yıkılmak.

KATMER

Bir şeyi oluşturan katlardan her biri. Arasına yağ ve kaymak sürülerek katlanmış yufka ekmeği. Yağda veya sacda pişirilen bir börek türü.

KAÇMAK

Hızla koşup bir yere saklanmak. Yok olmak. Hızlı koşmak. Kendini göstermemek, rastlaşmamaya çalışmak. Rengi ağarmak, uçmak. Kız veya kadın yasalara ve aile isteklerine karşı gelerek evlenmek için evinden ayrılmak. Girmek. Futbol ve basketbolda engelleyen adamdan kurtulmak veya pas alabilmek için boş alana koşmak. Kaçınmak. İpi kopmak. Gaz, sıvı vb. şeyler sızmak. Görünmeden gitmek, savuşmak, sıvışmak. Kimseye bildirmeden bulunduğu yerden ayrılmak, firar etmek. Kaçgöçe uymak. Yarışçı diğerlerinden hızla ayrılıp arayı açmak. Bir yana doğru kaymak. Benzemek, andırmak.

İLÇE

Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

HEYELAN

Toprak kayması.

ALBATR

Kaymak taşı.

FIRÇA

Bir şeyin tozunu, kirini gidermekte veya bir şeye boya, cila sürmekte kullanılan, bir araya getirilerek bağlanmış kıl vb.nden yapılmış olan araç. Çökmeyi engelleyen bağların oynamasını veya kaymasını önlemek için aralara yerleştirilen direk parçası. Resim yapma sanatı ve biçimi. Paylama.

DÖKÜNTÜ

Dökülmüş, saçılmış şeyler. Değersiz, bayağı, ayaktakımından olan kimse. Kâğıtçılıkta üretimin herhangi bir safhasında ıskartaya çıkan, genellikle tekrar hamur durumuna getirilen, yaş ve kuru biçimleri olan kâğıt veya karton artığı. Bazı hastalıklarda görülen çıban, leke, uçuk, kızarıklık vb. belirti. Deniz yüzüne yakın, üzerinde dalgaların çatladığı kaya kümesi. Parçalanan taşların yamaç aşağı kayması, yuvarlanması, etekte birikmesiyle oluşan yer. İşe yaramayan, değersiz, kötü, berbat. Bir topluluktan geri kalmış kimseler. Bozuntu.

KAYDIRMAK

Kaymasını sağlamak, kaymasına yol açmak.

GÖÇÜ

Toprak kayması.