Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kayar" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kayar ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kayar olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kayar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KAYAR
KAYAR
Hayvanların eskiyen nallarının çivilerini değiştirme işlemi. Pay.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAYAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PIRTDEER
Kabuğundan, bulunduğu yerden akarak, kayarak çıkmayı anlatır.
ELÜSYON
Kromatografi işlemi ile, bir maddeyi, durgun ve hareketli sıvı fazlar arasındaki dağılma farkına dayanarak adım adım yürüterek başka maddelerden ayırma işlemi. Bir maddeyi bir adsorban üzerinde tutulmuş karışım içinden uygun çözücülerle yıkayarak ekstre etmek veya kramotografik olarak ayırma işlemi örneğin, kimyada bir enzimin absorbentinden ayrılması.
CİNKMEK
Güreşenlerden biri diğerini kaldırıp yere vurmak. Tepetaklak yuvarlanmak. Bir şeyi devirmek. Boşaltmak. Kayarak sendelemek. Sopayı yere vurarak sektirmek.
PARTOYLAMAH
Sözünü bilmeden konuşmak. At koşarken ayakları kayarak yıkılır gibi olmak.
TELEFERİK
Birbirinden uzak iki yüksek yer arasında, havada gerilmiş bir veya birkaç çelik halat üzerinde kayarak hareket eden asılı taşıt.
KAYDIRAK
Yassı, kaygan çakıl. Çocukların böyle bir taşı ayakla kaydırarak oynadıkları oyun. Çocuk bahçelerinde çocukların oturup kayarak eğlendikleri oyun aracı. Tomrukların kolay taşınması için dağdan kaydırıldığı yer.
MİZMİL
Kızakla kayarken kullanılan değneğin ucundaki sivri demir.
KAYARLAMAK
Hayvanın eskiyen nallarını onarmak, eskiyen nalın çivilerini yenilemek. Düven taşlarını yeniden koymak veya onarmak. Sövmek, küfretmek. Hayvanın eski nallarını onarmak, eski nalın çivilerini yenilemek. Keskinletmek, bilemek : Pıçağı kayarladı. Sövmek, küfür etmek. Korkutmak, azarlamak. Küçük çocuk büyüğü dövmek. Eskimiş nalları yeni çivilerle yeniden çakmak.
KOLACI
Giysi, örtü, çarşaf vb.ni yıkayarak kolalayan ve ütüleyen kimse. Kola (II) seven kimse. Kola (II) satan kimse. Bu işlerin yapıldığı yer.
PATANAZ
Çamurlu, kaygan yerde kayarak, yürüyememe. Otomobil tekerleği boşa dönme, patinaj.
KIZAK
Kar veya buz üzerinde kayarak yol alan tekerleksiz taşıt. Ambalajın dibine uzunluğuna çakılan, hem dip levhası elemanlarının tutturulmasını hem de ambalajın yerde kolayca kaymasını sağlayan kereste parçası. Tersanelerde üzerinde gemi yapılan, onarılan veya gemiyi suya indirip sudan çıkarmaya yarayan ızgara. Ağaç tablaların kamburlaşmaması için liflere dikey konumda açılan kanala geçirilen uzun parça.
MAYISLAMAK
Bağı kazarak düzeltmek. Tarlayı gübrelemek. Dokuma bezi yıkayarak ağartmak.
KASTAR
Pamuk ipliğini veya bezini bol ve soğuk su ile yıkayarak ağartma işi.
IĞMAK
Bir yerden kayarak inmek.
PIRTADAK
Kabuğundan, bulunduğu yerden akarak, kayarak çıkmayı anlatır : Zavallının gözü pırtadak çıkıp akıverdi.
PATANAS
Çamurlu, kaygan yerde kayarak, yürüyememe.
FALSOLU
Yanlış, hatalı, kusurlu. Uygun ve yerinde olmayan. Döne döne ve ekseninden kayarak, kavisli.
GIZAHLAMAK
Kayarak yuvarlanmak, kızak yapmak.
KAYARLAMA
Kayarlamak işi.
KAYAN
Kayarak yer değiştiren. Dağdan inen sel. Yassı, düz, kat kat oluşmuş taş.