KAYAR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kayar" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. kayar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kayar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kayar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KAYAR

Hayvanların eskiyen nallarının çivilerini değiştirme işlemi. Pay.

KAYARLATMAK

Hayvanı nallatmak.

KAYARTO

Ahlaksız kimse, melun.

KAYARLAMAK

Hayvanın eskiyen nallarını onarmak, eskiyen nalın çivilerini yenilemek. Düven taşlarını yeniden koymak veya onarmak. Sövmek, küfretmek. Hayvanın eski nallarını onarmak, eski nalın çivilerini yenilemek. Keskinletmek, bilemek : Pıçağı kayarladı. Sövmek, küfür etmek. Korkutmak, azarlamak. Küçük çocuk büyüğü dövmek. Eskimiş nalları yeni çivilerle yeniden çakmak.

KAYARLAMA

Kayarlamak işi.

  -   -   -  

Anlamında KAYAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KAYAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FALSOLU

Yanlış, hatalı, kusurlu. Uygun ve yerinde olmayan. Döne döne ve ekseninden kayarak, kavisli.

TELEFERİK

Birbirinden uzak iki yüksek yer arasında, havada gerilmiş bir veya birkaç çelik halat üzerinde kayarak hareket eden asılı taşıt.

KAYDIRAK

Yassı, kaygan çakıl. Çocukların böyle bir taşı ayakla kaydırarak oynadıkları oyun. Çocuk bahçelerinde çocukların oturup kayarak eğlendikleri oyun aracı. Tomrukların kolay taşınması için dağdan kaydırıldığı yer.

MİZMİL

Kızakla kayarken kullanılan değneğin ucundaki sivri demir.

KOLACI

Giysi, örtü, çarşaf vb.ni yıkayarak kolalayan ve ütüleyen kimse. Kola (II) seven kimse. Kola (II) satan kimse. Bu işlerin yapıldığı yer.

PATANAS

Çamurlu, kaygan yerde kayarak, yürüyememe.

KASTAR

Pamuk ipliğini veya bezini bol ve soğuk su ile yıkayarak ağartma işi.

ELÜSYON

Kromatografi işlemi ile, bir maddeyi, durgun ve hareketli sıvı fazlar arasındaki dağılma farkına dayanarak adım adım yürüterek başka maddelerden ayırma işlemi. Bir maddeyi bir adsorban üzerinde tutulmuş karışım içinden uygun çözücülerle yıkayarak ekstre etmek veya kramotografik olarak ayırma işlemi örneğin, kimyada bir enzimin absorbentinden ayrılması.

GIZAHLAMAK

Kayarak yuvarlanmak, kızak yapmak.

MAYISLAMAK

Bağı kazarak düzeltmek. Tarlayı gübrelemek. Dokuma bezi yıkayarak ağartmak.

PIRTADAK

Kabuğundan, bulunduğu yerden akarak, kayarak çıkmayı anlatır : Zavallının gözü pırtadak çıkıp akıverdi.

SELDİRREMEYH

Ayak kayarak tökezlemek, düşecek gibi olmak.

PIRTDEER

Kabuğundan, bulunduğu yerden akarak, kayarak çıkmayı anlatır.

IĞMAK

Bir yerden kayarak inmek.

CİNKMEK

Güreşenlerden biri diğerini kaldırıp yere vurmak. Tepetaklak yuvarlanmak. Bir şeyi devirmek. Boşaltmak. Kayarak sendelemek. Sopayı yere vurarak sektirmek.

KIZAK

Kar veya buz üzerinde kayarak yol alan tekerleksiz taşıt. Ambalajın dibine uzunluğuna çakılan, hem dip levhası elemanlarının tutturulmasını hem de ambalajın yerde kolayca kaymasını sağlayan kereste parçası. Tersanelerde üzerinde gemi yapılan, onarılan veya gemiyi suya indirip sudan çıkarmaya yarayan ızgara. Ağaç tablaların kamburlaşmaması için liflere dikey konumda açılan kanala geçirilen uzun parça.

PARTOYLAMAH

Sözünü bilmeden konuşmak. At koşarken ayakları kayarak yıkılır gibi olmak.

PATANAZ

Çamurlu, kaygan yerde kayarak, yürüyememe. Otomobil tekerleği boşa dönme, patinaj.

SELDİRLEMEK

Ayak kayarak tökezlemek, düşecek gibi olmak.

KAYAN

Kayarak yer değiştiren. Dağdan inen sel. Yassı, düz, kat kat oluşmuş taş.