İçinde KAYAR geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kayar" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kayar bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kayar ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kayar olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KAYAR

Hayvanların eskiyen nallarının çivilerini değiştirme işlemi. Pay.

TAVUKKAYARI

Kışın yürünemeyecek denli kaygan olan buz.

KAYARLAMA

Kayarlamak işi.

KAYARTO

Ahlaksız kimse, melun.

KAYARLATMAK

Hayvanı nallatmak.

KAYARLAMAK

Hayvanın eskiyen nallarını onarmak, eskiyen nalın çivilerini yenilemek. Düven taşlarını yeniden koymak veya onarmak. Sövmek, küfretmek. Hayvanın eski nallarını onarmak, eski nalın çivilerini yenilemek. Keskinletmek, bilemek : Pıçağı kayarladı. Sövmek, küfür etmek. Korkutmak, azarlamak. Küçük çocuk büyüğü dövmek. Eskimiş nalları yeni çivilerle yeniden çakmak.

  -   -   -  

Anlamında KAYAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KAYAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PATANAZ

Çamurlu, kaygan yerde kayarak, yürüyememe. Otomobil tekerleği boşa dönme, patinaj.

KAYDIRAK

Yassı, kaygan çakıl. Çocukların böyle bir taşı ayakla kaydırarak oynadıkları oyun. Çocuk bahçelerinde çocukların oturup kayarak eğlendikleri oyun aracı. Tomrukların kolay taşınması için dağdan kaydırıldığı yer.

PARTOYLAMAH

Sözünü bilmeden konuşmak. At koşarken ayakları kayarak yıkılır gibi olmak.

ELÜSYON

Kromatografi işlemi ile, bir maddeyi, durgun ve hareketli sıvı fazlar arasındaki dağılma farkına dayanarak adım adım yürüterek başka maddelerden ayırma işlemi. Bir maddeyi bir adsorban üzerinde tutulmuş karışım içinden uygun çözücülerle yıkayarak ekstre etmek veya kramotografik olarak ayırma işlemi örneğin, kimyada bir enzimin absorbentinden ayrılması.

SELDİRREMEYH

Ayak kayarak tökezlemek, düşecek gibi olmak.

PIRTDEER

Kabuğundan, bulunduğu yerden akarak, kayarak çıkmayı anlatır.

PIRTADAK

Kabuğundan, bulunduğu yerden akarak, kayarak çıkmayı anlatır : Zavallının gözü pırtadak çıkıp akıverdi.

SELDİRLEMEK

Ayak kayarak tökezlemek, düşecek gibi olmak.

IĞMAK

Bir yerden kayarak inmek.

KAYAN

Kayarak yer değiştiren. Dağdan inen sel. Yassı, düz, kat kat oluşmuş taş.

KASTAR

Pamuk ipliğini veya bezini bol ve soğuk su ile yıkayarak ağartma işi.

PATANAS

Çamurlu, kaygan yerde kayarak, yürüyememe.

CİNKMEK

Güreşenlerden biri diğerini kaldırıp yere vurmak. Tepetaklak yuvarlanmak. Bir şeyi devirmek. Boşaltmak. Kayarak sendelemek. Sopayı yere vurarak sektirmek.

GIZAHLAMAK

Kayarak yuvarlanmak, kızak yapmak.

KIZAK

Kar veya buz üzerinde kayarak yol alan tekerleksiz taşıt. Ambalajın dibine uzunluğuna çakılan, hem dip levhası elemanlarının tutturulmasını hem de ambalajın yerde kolayca kaymasını sağlayan kereste parçası. Tersanelerde üzerinde gemi yapılan, onarılan veya gemiyi suya indirip sudan çıkarmaya yarayan ızgara. Ağaç tablaların kamburlaşmaması için liflere dikey konumda açılan kanala geçirilen uzun parça.

KOLACI

Giysi, örtü, çarşaf vb.ni yıkayarak kolalayan ve ütüleyen kimse. Kola (II) seven kimse. Kola (II) satan kimse. Bu işlerin yapıldığı yer.

FALSOLU

Yanlış, hatalı, kusurlu. Uygun ve yerinde olmayan. Döne döne ve ekseninden kayarak, kavisli.

MAYISLAMAK

Bağı kazarak düzeltmek. Tarlayı gübrelemek. Dokuma bezi yıkayarak ağartmak.

TELEFERİK

Birbirinden uzak iki yüksek yer arasında, havada gerilmiş bir veya birkaç çelik halat üzerinde kayarak hareket eden asılı taşıt.

MİZMİL

Kızakla kayarken kullanılan değneğin ucundaki sivri demir.