Kelimeler arşivi içinde; başında "kavi" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. kavi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kavi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kavi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KAVİLEŞTİRMEK
KAVİLEŞTİRME
KAVİLLEŞMEK, KAVİSLENMEK
KAVİLEŞMEK, KAVİLLEŞME, KAVİSLENME
KAVİLEŞME
KAVİSSİZ
KAVİYAZ, KAVİLYA, KAVİNNE, KAVİTAS, KAVİSLİ
KAVİTE
KAVİZ, KAVİS, KAVİM, KAVİL
KAVİ
KAVİ
Dayanıklı, güçlü, zorlu. Sıkıca.
KAVİTAS
Oyuk, boşluk, kavite.
KAVİSLENMEK
Kavisli duruma gelmek.
KAVİLEŞMEK
Sağlamlaşmak, pekişmek.
KAVİYAZ
Khawia cinsi parazitlerin balıkların bağırsaklarında metabolik bozukluk, bağırsak yapısında zayıflama ve bağırsak yaralanmalarıyla karakterize bir hastalık.
KAVİLLEŞMEK
Sözleşmek, söz birliği etmek, anlaşmak.
KAVİSLENME
Kavislenmek işi.
KAVİTE
Vücut veya herhangi bir organ içindeki boşluk. Kavitas.
KAVİLYA
Yelkenin kasa ve halat dikişlerinde, kollar arasını açmak için kullanılan, sivri ağaç veya demirden yapılmış sert parça.
KAVİSLİ
Kavisi olan. Falsolu.
KAVİLEŞME
Kavileşmek işi.
KAVİNNE
Küçük bir cins balık.
KAVİLEŞTİRMEK
Sağlamlaştırmak, pekitmek, pekiştirmek.
KAVİLLEŞME
Kavilleşme işi.
KAVİLEŞTİRME
Kavileştirmek işi.
KAVİSSİZ
Kavisi olmayan.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAVİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ETNİK
Kavimle ilgili, budunsal, kavmî.
MUKAVVES
Kavisli, eğri, eğmeçli.
YATAĞAN
Namlusu kavisli, iki yanı da kesici, bir tür uzun savaş bıçağı. Muğla iline bağlı ilçelerden biri.
ETNOGRAFYA
Kavimleri karşılaştırarak inceleyen, kültür oluşumlarını araştıran bilim, budun betimi, kavmiyat.
SAMİ
Hz. Nuh'un oğlu Sam'dan türediklerine inanılan beyaz ırkın, Arapça, Asurca, İbranice ve Habeşçe konuşan çeşitli kavimlerinin toplandığı kolu. Bu kola özgü olan.
ROKOKO
XVIII. yüzyılın başında Fransa'da çok geçerli olan, kavisli çizgileri bol, gösterişli bir bezeme üslubu. Bu üslupta olan.
SÖZ
Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil. Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme. Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi. Kesinlik kazanmayan haber, söylenti. Müzik parçalarının yazılı metni, güfte. Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük.
TARAKLAMAK
Bağ, bahçe toprağının yüzünü tarakla düzeltmek. Gereksiz maddelerden ayıklamak amacıyla araç geçirmek, taramak. Tarar gibi yapmak. Yılankavi çizgilerle boyamak.
İSKİTLER
MÖ VIII-VII. yüzyıllarda Orta Asya'dan Güney Rusya'ya göç eden bir kavim.
EĞMEÇ
Kavis. Çay ve ırmağın dönemeç yeri.
DAYANIKLI
Dayanabilen, sağlam, güçlü, mukavim, zorlu, stabil. Metanetli, metin, mütehammil.
HELEZON
Kıvrımlı, yılankavi biçim.
EBABİL
Sağanlardan, kentler ve açık alanlarda yaşayan, kırlangıca göre kanatları daha uzun ve kavisli bir tür kuş, dağ kırlangıcı (Apus apus).
PALA
Kavisli, kısa, uç bölümü geniş, kabzasına doğru daralan bir kılıç kılıç. Eski, kullanılmış eşya ya da giysi. Kürek vb. araçların, enli ve yassı bölümü. Bez parçalarından dokunan basit kilim, yaygı. Bir yere çaprazlama konulan yassı kiriş veya kereste.
EĞRİ
Doğru veya düz olmayan, bir noktasında yön değiştiren, çarpık, münhani, doğru karşıtı. Bir olayın şiddetindeki azalış ve çoğalışları gösteren çizgi. Yatay veya düşey olmayan, bütünüyle bir yana eğilmiş bulunan, eğik, mail. Yay gibi kavislenmiş, eğmeçli, mukavves. Doğru veya düz olmayan çizgi, yüzey. Yanlış bir biçimde.
AKVAM
Kavimler.
BUDUN
Kavim. Ulus, millet.
FALSOLU
Yanlış, hatalı, kusurlu. Uygun ve yerinde olmayan. Döne döne ve ekseninden kayarak, kavisli.
EĞMEÇLİ
Eğmeci olan, kavisli, mukavves.
KEMERLİ
Üzerinde kemeri olan veya kemer takılmış olan. Kavisli olan. Kemer biçiminde olan.