KAVİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kavi" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. kavi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kavi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kavi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

KAVİLEŞTİRMEK

12 harfli kelimeler

KAVİLEŞTİRME

11 harfli kelimeler

KAVİLLEŞMEK, KAVİSLENMEK

10 harfli kelimeler

KAVİLEŞMEK, KAVİLLEŞME, KAVİSLENME

9 harfli kelimeler

KAVİLEŞME

8 harfli kelimeler

KAVİSSİZ

7 harfli kelimeler

KAVİYAZ, KAVİLYA, KAVİNNE, KAVİTAS, KAVİSLİ

6 harfli kelimeler

KAVİTE

5 harfli kelimeler

KAVİZ, KAVİS, KAVİM, KAVİL

4 harfli kelimeler

KAVİ

Bazı kelimelerin anlamları

KAVİ

Dayanıklı, güçlü, zorlu. Sıkıca.

KAVİTAS

Oyuk, boşluk, kavite.

KAVİSLENMEK

Kavisli duruma gelmek.

KAVİLEŞMEK

Sağlamlaşmak, pekişmek.

KAVİYAZ

Khawia cinsi parazitlerin balıkların bağırsaklarında metabolik bozukluk, bağırsak yapısında zayıflama ve bağırsak yaralanmalarıyla karakterize bir hastalık.

KAVİLLEŞMEK

Sözleşmek, söz birliği etmek, anlaşmak.

KAVİSLENME

Kavislenmek işi.

KAVİTE

Vücut veya herhangi bir organ içindeki boşluk. Kavitas.

KAVİLYA

Yelkenin kasa ve halat dikişlerinde, kollar arasını açmak için kullanılan, sivri ağaç veya demirden yapılmış sert parça.

KAVİSLİ

Kavisi olan. Falsolu.

KAVİLEŞME

Kavileşmek işi.

KAVİNNE

Küçük bir cins balık.

KAVİLEŞTİRMEK

Sağlamlaştırmak, pekitmek, pekiştirmek.

KAVİLLEŞME

Kavilleşme işi.

KAVİLEŞTİRME

Kavileştirmek işi.

KAVİSSİZ

Kavisi olmayan.

  -   -   -  

Anlamında KAVİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KAVİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ETNİK

Kavimle ilgili, budunsal, kavmî.

MUKAVVES

Kavisli, eğri, eğmeçli.

YATAĞAN

Namlusu kavisli, iki yanı da kesici, bir tür uzun savaş bıçağı. Muğla iline bağlı ilçelerden biri.

ETNOGRAFYA

Kavimleri karşılaştırarak inceleyen, kültür oluşumlarını araştıran bilim, budun betimi, kavmiyat.

SAMİ

Hz. Nuh'un oğlu Sam'dan türediklerine inanılan beyaz ırkın, Arapça, Asurca, İbranice ve Habeşçe konuşan çeşitli kavimlerinin toplandığı kolu. Bu kola özgü olan.

ROKOKO

XVIII. yüzyılın başında Fransa'da çok geçerli olan, kavisli çizgileri bol, gösterişli bir bezeme üslubu. Bu üslupta olan.

SÖZ

Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil. Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme. Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi. Kesinlik kazanmayan haber, söylenti. Müzik parçalarının yazılı metni, güfte. Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük.

TARAKLAMAK

Bağ, bahçe toprağının yüzünü tarakla düzeltmek. Gereksiz maddelerden ayıklamak amacıyla araç geçirmek, taramak. Tarar gibi yapmak. Yılankavi çizgilerle boyamak.

İSKİTLER

MÖ VIII-VII. yüzyıllarda Orta Asya'dan Güney Rusya'ya göç eden bir kavim.

EĞMEÇ

Kavis. Çay ve ırmağın dönemeç yeri.

DAYANIKLI

Dayanabilen, sağlam, güçlü, mukavim, zorlu, stabil. Metanetli, metin, mütehammil.

HELEZON

Kıvrımlı, yılankavi biçim.

EBABİL

Sağanlardan, kentler ve açık alanlarda yaşayan, kırlangıca göre kanatları daha uzun ve kavisli bir tür kuş, dağ kırlangıcı (Apus apus).

PALA

Kavisli, kısa, uç bölümü geniş, kabzasına doğru daralan bir kılıç kılıç. Eski, kullanılmış eşya ya da giysi. Kürek vb. araçların, enli ve yassı bölümü. Bez parçalarından dokunan basit kilim, yaygı. Bir yere çaprazlama konulan yassı kiriş veya kereste.

EĞRİ

Doğru veya düz olmayan, bir noktasında yön değiştiren, çarpık, münhani, doğru karşıtı. Bir olayın şiddetindeki azalış ve çoğalışları gösteren çizgi. Yatay veya düşey olmayan, bütünüyle bir yana eğilmiş bulunan, eğik, mail. Yay gibi kavislenmiş, eğmeçli, mukavves. Doğru veya düz olmayan çizgi, yüzey. Yanlış bir biçimde.

AKVAM

Kavimler.

BUDUN

Kavim. Ulus, millet.

FALSOLU

Yanlış, hatalı, kusurlu. Uygun ve yerinde olmayan. Döne döne ve ekseninden kayarak, kavisli.

EĞMEÇLİ

Eğmeci olan, kavisli, mukavves.

KEMERLİ

Üzerinde kemeri olan veya kemer takılmış olan. Kavisli olan. Kemer biçiminde olan.