Kelimeler arşivinde; içinde "kavi" olan, toplam 27 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kavi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kavi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kavi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KAVİLEŞTİRMEK
KAVİLEŞTİRME
KAVİSLENMEK, KAVİLLEŞMEK
KAVİSLENME, KAVİLEŞMEK, KAVİLLEŞME
YILANKAVİ, KAVİLEŞME
KAVİSSİZ
HALKAVİ, KAVİLYA, TEKAVİD, SASKAVİ, SAKAVİL, KAVİYAZ, KAVİTAS, KAVİNNE, MUKAVİM, KAVİSLİ
KAVİTE, SAKAVİ
KAVİL, KAVİZ, KAVİS, KAVİM
KAVİ
KAVİ
Dayanıklı, güçlü, zorlu. Sıkıca.
KAVİLEŞTİRMEK
Sağlamlaştırmak, pekitmek, pekiştirmek.
YILANKAVİ
Dolambaçlı, dolanarak giden.
KAVİSSİZ
Kavisi olmayan.
KAVİLLEŞME
Kavilleşme işi.
SAKAVİL
Çalı süpürgesi.
KAVİLLEŞMEK
Sözleşmek, söz birliği etmek, anlaşmak.
KAVİLEŞMEK
Sağlamlaşmak, pekişmek.
KAVİSLENME
Kavislenmek işi.
KAVİSLENMEK
Kavisli duruma gelmek.
KAVİLEŞME
Kavileşmek işi.
KAVİLYA
Yelkenin kasa ve halat dikişlerinde, kollar arasını açmak için kullanılan, sivri ağaç veya demirden yapılmış sert parça.
SASKAVİ
Bostan sulamak için ağaçtan yapılan bir çeşit kürek biçiminde araç.
HALKAVİ
Halka biçiminde olan.
KAVİLEŞTİRME
Kavileştirmek işi.
TEKAVİD
Tekaüt.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAVİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BUDUN
Kavim. Ulus, millet.
PALA
Kavisli, kısa, uç bölümü geniş, kabzasına doğru daralan bir kılıç kılıç. Eski, kullanılmış eşya ya da giysi. Kürek vb. araçların, enli ve yassı bölümü. Bez parçalarından dokunan basit kilim, yaygı. Bir yere çaprazlama konulan yassı kiriş veya kereste.
HELEZON
Kıvrımlı, yılankavi biçim.
KEMERLİ
Üzerinde kemeri olan veya kemer takılmış olan. Kavisli olan. Kemer biçiminde olan.
TARAKLAMAK
Bağ, bahçe toprağının yüzünü tarakla düzeltmek. Gereksiz maddelerden ayıklamak amacıyla araç geçirmek, taramak. Tarar gibi yapmak. Yılankavi çizgilerle boyamak.
ETNOGRAFYA
Kavimleri karşılaştırarak inceleyen, kültür oluşumlarını araştıran bilim, budun betimi, kavmiyat.
MUKAVVES
Kavisli, eğri, eğmeçli.
SÖZ
Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil. Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme. Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi. Kesinlik kazanmayan haber, söylenti. Müzik parçalarının yazılı metni, güfte. Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük.
ROKOKO
XVIII. yüzyılın başında Fransa'da çok geçerli olan, kavisli çizgileri bol, gösterişli bir bezeme üslubu. Bu üslupta olan.
FALSOLU
Yanlış, hatalı, kusurlu. Uygun ve yerinde olmayan. Döne döne ve ekseninden kayarak, kavisli.
SAMİ
Hz. Nuh'un oğlu Sam'dan türediklerine inanılan beyaz ırkın, Arapça, Asurca, İbranice ve Habeşçe konuşan çeşitli kavimlerinin toplandığı kolu. Bu kola özgü olan.
EĞRİ
Doğru veya düz olmayan, bir noktasında yön değiştiren, çarpık, münhani, doğru karşıtı. Bir olayın şiddetindeki azalış ve çoğalışları gösteren çizgi. Yatay veya düşey olmayan, bütünüyle bir yana eğilmiş bulunan, eğik, mail. Yay gibi kavislenmiş, eğmeçli, mukavves. Doğru veya düz olmayan çizgi, yüzey. Yanlış bir biçimde.
EĞMEÇLİ
Eğmeci olan, kavisli, mukavves.
EBABİL
Sağanlardan, kentler ve açık alanlarda yaşayan, kırlangıca göre kanatları daha uzun ve kavisli bir tür kuş, dağ kırlangıcı (Apus apus).
EĞMEÇ
Kavis. Çay ve ırmağın dönemeç yeri.
İSKİTLER
MÖ VIII-VII. yüzyıllarda Orta Asya'dan Güney Rusya'ya göç eden bir kavim.
DAYANIKLI
Dayanabilen, sağlam, güçlü, mukavim, zorlu, stabil. Metanetli, metin, mütehammil.
AKVAM
Kavimler.
KAVİSLİ
Kavisi olan. Falsolu.
ETNİK
Kavimle ilgili, budunsal, kavmî.