Kelimeler arşivi içinde; başında "kaya" olan, toplam 135 adet kelime bulunmaktadır. kaya ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kaya ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kaya olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KAYABALIĞIGİLLER, KAYALAKSOLAKLISI, KAYALARMEMDUHİYE
KAYALARREŞİTBEY
KAYADİBİKAVLAK
KAYADİBİÇAVUŞ, KAYAKKIÇIRĞAN
KAYAÇBİLGİSİ, KAYASALANMAK, KAYASALAŞMAK
KAYABAĞLARI, KAYAKERTİŞİ, KAYAKİRPİSİ, KAYAKİRTİŞİ, KAYALIBOĞAZ, KAYALIPINAR, KAYARLATMAK
KAYAARKASI, KAYABAĞLAR, KAYABİLMEK, KAYABOĞAZI, KAYACIKLAR, KAYAÇBİLİM, KAYAELMASI, KAYAGEDİĞİ, KAYAGÜNDÜZ, KAYAĞANLIK, KAYAĞANTAŞ, KAYAKÇILIK, KAYAKEKİCİ, KAYAKIŞLAK, KAYALIDERE, KAYALIKALE, KAYALIOĞLU, KAYAMEMESİ, KAYAMEŞESİ, KAYARLAMAK
KAYAARASI, KAYABELEN, KAYABEYLİ, KAYABİLME, KAYABOĞAZ, KAYABOYUN, KAYABURNU, KAYABURUN, KAYABÜVET, KAYACILAR, KAYADELEN, KAYADÖVEN, KAYAGEÇİT, KAYAHİSAR, KAYAKESEN, KAYAKIŞLA, KAYAKÖPRÜ, KAYALIBAĞ, KAYALIKÖY, KAYAPINAR, KAYARLAMA, KAYASARAY, KAYATEKİN, KAYATİMUR, KAYAÜZÜMÜ
KAYAAĞIL, KAYAAĞZI, KAYAALTI, KAYAARDI, KAYABAĞI, KAYABALI, KAYABAŞI, KAYABEĞİ, KAYABEYİ, KAYABÜKÜ, KAYADERE, KAYADİBİ, KAYADÜZÜ, KAYAGÖZE, KAYAĞINA, KAYAIŞIK, KAYAKAPİ, KAYAKENT, KAYAKEVİ, KAYAKÖYÜ, KAYAKUŞU, KAYALISU, KAYANCAK, KAYANSEL, KAYAOĞLU, KAYAÖREN, KAYATAŞI, KAYATEPE, KAYATUZU, KAYATÜRK, Devamını Oku »»
KAYAALP, KAYABAĞ, KAYABEY, KAYACAK, KAYACAN, KAYACIK, KAYADAĞ, KAYAELİ, KAYAGÜN, KAYAĞAN, KAYAHAN, KAYAİÇİ, KAYAKAN, KAYAKÇI, KAYAKÖY, KAYALAK, KAYALAR, KAYALIK, KAYANAK, KAYANAR, KAYAÖNÜ, KAYARTO, KAYAŞIK
KAYACA, KAYACI, KAYAER, KAYALI, KAYAPA, KAYASA, KAYASU, KAYAŞI
KAYAÇ, KAYAF, KAYAH, KAYAK, KAYAN, KAYAR, KAYAŞ, KAYAT
KAYA
KAYA
Büyük ve sert taş kütlesi. Kayaç.
KAYAÇBİLGİSİ
Kayaçların tanıtma, tanımlama ve sınıflandırılmasıyle uğraşan bilim.
KAYALIBOĞAZ
Kars kenti, Karakurt bucağına bağlı bir bölge.
KAYAKKIÇIRĞAN
Yankı.
KAYALARREŞİTBEY
Sakarya ili, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KAYABAĞLARI
Elâzığ şehrinde, Gözeli nahiyesine bağlı bir yer.
KAYAKERTİŞİ
Kertenkele.
KAYALARMEMDUHİYE
Sakarya ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KAYADİBİÇAVUŞ
Bartın ili, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KAYABALIĞIGİLLER
Asalakbilimde, yaprak solucanlara arakonakçı türleri dolayısıyle adı geçen kemikli balıklar familyası. (Gobiidae):, Omurgalı hayvanlardan balıklar (Pisces) sınıfının kemikli-balıklar (Teleostei) takımının geri-kemikli-omuzlular (Catosteomi) alt-takımına giren bir familyası. Büyük başlı, basık ve uzun yapılı küçük balıklardır. Karın yüzgeçleri ventral bir disk yapacak biçimde birleşmiştir. Genel olarak denizlerde ve haliçlerde yaşarlar. Birçok türü tatlı suda yaşar. Pekçok türü vardır. Kömürcin kayası (Gobius niger), hurma kayası (G. minutus), azman kaya (G. jose), salyangoz kayası (G. elongatus), tekir kayası (G. cruentatus), tokmak-baş kaya (G. ophiocephalus), akın kayısı (G. quadrimaculatus), sarı kaya balığı (G. auratus), tatlı-su kayası (G. fluviatilis) iyi bilinirler.
KAYAKİRTİŞİ
Kertenkele.
KAYASALAŞMAK
Hamur açıkta kalarak kabuk tutmak.
KAYALAKSOLAKLISI
Kırıkkale şehri, Keskin ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
KAYASALANMAK
Hamur açıkta kalarak kabuk tutmak.
KAYADİBİKAVLAK
Bartın şehrinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KAYAKİRPİSİ
Deniz kestanesinin fosili.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BASTIRMAK
Basma işini yaptırmak. Gidermek. Zararlı bir olayı önlemek. Hemen söylemek. Baskı yapmak, üzerine iyice düşmek. Durdurmak. Üstünlüğünü göstermek. Bir kumaşın kenarını kıvırıp dikmek. Birdenbire gerçekleşmek ve pek çok etki göstermek. Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak. Ansızın birinin yanına gitmek.
AYRIMLAŞMA
Ayrımlaşmak işi, farklılaşma. Hücrelerin veya canlı organizmaların işlevlerine veya yaşayış türlerine ilişkin yapısal nitelik kazanması, farklılaşma. Bir iç kayanın katılaşması sürecinde yer ve zamana göre ayrımların ortaya çıkması, farklılaşma.
ÇAĞILTI
Suyun, akarken taşlara, kayalara çarparak çıkardığı sesin adı.
ARKOZ
Birleşiminde feldspat bulunan, kum taşı türünden bir tortul kayaç.
AMİR
Bir işte emir verme yetkisi bulunan kimse, mir. Buyuran, buyurucu. Satıcı veya ihracatçının gönderdiği malların bedelini almak üzere gerekli belgeleri göstererek bankaya başvuran kimse.
ÇAĞILDAMAK
Sular akarken taşlara, kayalara çarparak "çağıl çağıl" ses çıkarmak.
BASMAK
Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.
ARDUVAZ
Kayağan taş.
BUKALEMUN
Bukalemungillerden, 20-30 santimetre boyunda, renk değiştirmesiyle ünlü bir tür sürüngen, kaya keleri (Chamaeleo chamaeleon). Davranışını, görüşünü çıkarına göre değiştiren kimse.
AMFİTEATR
Dinleyicilerin oturduğu, sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen salon, amfi. Yunan ve Roma'da açık hava tiyatrosu. Basamak basamak yükselen yer biçimi.
AKINKAYASI
Kaya balığıgiller familyasından derin ve uzaklarda yaşayan ince, uzun bir tür balık.
ANHİDRİT
Genellikle kaya tuzu ve alçı taşıyla birlikte bulunan doğal, susuz kalsiyum sülfat.
ASBEST
Tremolitin bozulmasından oluşan, lifli, kırılmadan bükülebilen ve ateşte niteliği değişmeyen bir mineral, taş pamuğu, kaya lifi.
ABDESTLİK
Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.
BANKET
Şehirler arası yolların iki tarafında yayaların yürümesine ve taşıtların trafiği aksatmadan durabilmesine yarayan çakıl veya toprak yol. Yamaçtan kayan toprağı yerinde tutmak ve böylece ekilmeye elverişli yer kazanmak için türlü yollarla yapılmış olan dar basamak.
BİLEZİK
Genellikle altın, gümüş vb. elementlerden yapılmış olan ve bileğe süs için takılan halka. Mobilyaların ayak altlarına takılan kare, dikdörtgen, silindir, kesik koni vb. şekilli, pirinç veya nikel kaplı demirden yapılmış, iki ucu delik gereç. İki borunun ucunu birleştirmeye yarayan halkaya benzer parça. Motor pistonlarına, yağlama, soğutma, özellikle sızıntıyı önleme vb. amaçlarla yerleştirilmiş, genel olarak dökme demirden yapılmış, uçları açık ve esnek halka. Kelepçe.
BOŞALTMAK
Boş duruma getirmek. Dökmek, boca etmek. Gevşetmek, açmak. Kusmak. Bir silahta ne kadar mermi varsa hepsini arka arkaya patlatmak.
ASFALTİT
Petrolün ayrışması ile oluşan ve çoklukta tortul kayaçların gözeneklerinde bulunan doğal bitüm.
ÇAMAŞIRCI
Para ile başkalarının çamaşırını yıkayan kimse.
AMFİ
Amfiteatr. Sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen büyük derslik.