Sonu KATIK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "katık" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu katık ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında katık olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde katık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

TATLIKATIK

9 harfli kelimeler

AHCIKATIK, AKCAKATIK, AKÇAKATIK

8 harfli kelimeler

BALKATIK

7 harfli kelimeler

AKKATIK

5 harfli kelimeler

KATIK

Bazı kelimelerin anlamları

KATIK

Ekmekle karın doyurmak gerektiğinde, ekmeğe katılan peynir, zeytin, helva vb. yiyecek. Yağı alınmış yoğurt, ayran.

AKCAKATIK

Ayran. Kışa saklanmak üzere kurutulan, yağlı, süzülmüş yoğurt. Yağlı ve süzülmüş yoğurttan yapılan ve kışa saklanan bir çeşit peynir.

AKKATIK

Kışa saklanmak üzere kurutulan, yağlı, süzülmüş yoğurt. Yağlı sütten yapılan yoğurt. Yoğurdun üzerinden alınıp bir yerde biriktirilen kaymak. Süt.

AKÇAKATIK

Yağlı ve süzülmüş yoğurttan yapılan ve kışa saklanan bir çeşit peynir.

TATLIKATIK

Yağı alınmamış yoğurttan yapılan bir çeşit peynir.

AHCIKATIK

Yoğurttan yapılan bir çeşit peynir.

BALKATIK

Tatlı gelen, ağıza tat veren katık: Sağ olana soğan ekmek balkatık.

  -   -   -  

Anlamında KATIK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KATIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DURMEÇ

İçine katık konularak sarılmış yufka ekmeği.

KATIKLI

İçinde katık bulunan.

TABİİ

Doğada olan, doğada bulunan. Katıksız, saf, doğal. (ta'bi:) Elbette, doğallıkla, doğal olarak, işin gereği olarak. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Yapmacık olmayan, doğal.

KATIKLAMA

Katıklamak işi.

ARICAMAN

Temiz, tertemiz, saf, iyi. Halis, katıksız.

KURU

Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı. Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem. Canlılığını yitirmiş (bitki). Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. Kuru fasulye. Salgısı olmayan. Etkisi ve sonucu olmayan. Döşenmemiş, çıplak. Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. Akıcı olmayan, duygudan yoksun.

DÜREMEÇ

İçine katık konularak sarılmış yufka ekmeği.

CIMHIR

Yalnız, katıksız.

DÜRÜNMEK

Örtünmek. Yufka ekmeğinin içine katık koyarak durum yapmak.

DOĞAL

Doğada olan, doğada bulunan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Yapmacık olmayan. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. Katıksız, saf. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan.

DÜRMÜK

İçine katık konularak sarılmış yufka ekmeği.

SAF

Dizi, sıra. Katıksız, arı, katışıksız, halis, has. Kurnazlığa aklı ermeyen, kolaylıkla aldatılabilen, bön, safdil. Grup. İyi niyetli, art niyetsiz.

BANIM

Lokma, ekmek parçası. Sulu yemek, sulu katık. Yudum. Az kalmış yemek. Sütün kaymağı. Bir lokmalık.

DÜRÜM

Dürme işi, silindir biçiminde kıvırma. İçine türlü katıklar konularak sarılmış yufka ekmeği veya ince pide. Yufka ekmeğinin içine çeşitli katıklar konularak sarılmış durumu. Sersem. Temizlenmiş ve taranmış yirmi-otuz pamuk, yün yumağının meydana getirdiği yığın. Eski türkçe dür-üm: Dürmek, açık ekmeğin katıkla dürülerek aldığı biçim (Erzincan Merkez). Dürülüş ekmek. Yufka ekmeğinin içine peynir, soğan ve benzerleri koyup sararak oluşturulan yiyecek. Kabak çiçeği, yaprak sarması. Dürüm, hamurdan yiyecek. İçine kebap, peynir vs. konularak dürülen yufka ekmek veya pide.

DÜRMEÇ

İçine katık konularak sarılmış yufka ekmeği. Birçok pamuk demetinin bir araya sarılmasından meydana gelen yığın. İçine katık konularak sarılmış, durulmuş yufka ekmeği. ET düremeç.

DÜRMEYH

İçine katık konularak sarılmış yufka ekmeği. Lokma.

YAVAN

Yağı az. Görgüsüz, bilgisiz. Hoşa gitmeyen, tatsız. Katıksız.

ANARAT

Pirinç unu veya nişastayı şekerle pişirerek yapılan çocuk maması. Saf, katıksız, arı, temiz, öz: Bu yıl tohumluğu anarat buğdaydan koydum.

ÇOMAÇ

Yufka ekmeğinin içine peynir veya kıyma konularak yapılan dürüm. Yufka ekmeğin içine katık konarak yapılan durum. Çan. Yufka ekmek dürümü. İçine katık konularak dürülmuş yufka. (Gedikli Şarkikaraağaç Isparta) (çomeş) : (Akdağ Gelendost Isparta).

SAFİ

Katıksız, duru, temiz. Net. (sa:'fi) Yalnız olarak, yalnız, sadece.