İçinde KATIK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "katık" olan, toplam 22 tane kelime bulunuyor. İçerisinde katık bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu katık ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında katık olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KATIKÇORBASI, AŞAĞIKATIKLI

11 harfli kelimeler

KATIKSIZLIK

10 harfli kelimeler

TATLIKATIK, KATIKSIZCA, KATIKSIMAK, KATIKLAMAK, KATIKETMEK

9 harfli kelimeler

AKÇAKATIK, KATIKDAMI, AKCAKATIK, AHCIKATIK, KATIKLIAŞ, KATIKLAMA

8 harfli kelimeler

BALKATIK, KATIKARA, KATIKLAŞ, KATIKSIZ

7 harfli kelimeler

AKKATIK, KATIKSI, KATIKLI

5 harfli kelimeler

KATIK

Bazı kelimelerin anlamları

KATIK

Ekmekle karın doyurmak gerektiğinde, ekmeğe katılan peynir, zeytin, helva vb. yiyecek. Yağı alınmış yoğurt, ayran.

TATLIKATIK

Yağı alınmamış yoğurttan yapılan bir çeşit peynir.

KATIKSIMAK

Peynir, çökelek, yağ ve benzerleri yiyecekler tuzlanarak yenecek duruma gelmek.

KATIKÇORBASI

Sulandırılmış yoğurdun içine yarma, un ve nohut konulup karıştırılarak pişirilen bir çeşit çorba.

KATIKLIAŞ

Sulandırılmış yoğurdun içine yarma, un ve nohut konulup karıştırılarak pişirilen bir çeşit çorba. Yoğurtlu pilav.

AKÇAKATIK

Yağlı ve süzülmüş yoğurttan yapılan ve kışa saklanan bir çeşit peynir.

KATIKLAMA

Katıklamak işi.

KATIKSIZCA

Katıksız bir biçimde.

KATIKSIZLIK

Katıksız olma durumu.

KATIKDAMI

Kiler.

KATIKETMEK

Az az yemek.

AKCAKATIK

Ayran. Kışa saklanmak üzere kurutulan, yağlı, süzülmüş yoğurt. Yağlı ve süzülmüş yoğurttan yapılan ve kışa saklanan bir çeşit peynir.

AHCIKATIK

Yoğurttan yapılan bir çeşit peynir.

KATIKLAMAK

Katık etmek. Çorbayı yoğurtlamak. Az az yemek. Abartmak. Dayanmak, sabretmek. Eşcinsi ile cinsel ilişkide bulunmak (erkek için).

BALKATIK

Tatlı gelen, ağıza tat veren katık: Sağ olana soğan ekmek balkatık.

AŞAĞIKATIKLI

Erzurum ilinde, Şenyurt nahiyesine bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında KATIK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KATIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TABİİ

Doğada olan, doğada bulunan. Katıksız, saf, doğal. (ta'bi:) Elbette, doğallıkla, doğal olarak, işin gereği olarak. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Yapmacık olmayan, doğal.

SAFİ

Katıksız, duru, temiz. Net. (sa:'fi) Yalnız olarak, yalnız, sadece.

DOĞAL

Doğada olan, doğada bulunan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Yapmacık olmayan. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. Katıksız, saf. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan.

ÇOMAÇ

Yufka ekmeğinin içine peynir veya kıyma konularak yapılan dürüm. Yufka ekmeğin içine katık konarak yapılan durum. Çan. Yufka ekmek dürümü. İçine katık konularak dürülmuş yufka. (Gedikli Şarkikaraağaç Isparta) (çomeş) : (Akdağ Gelendost Isparta).

DURMEÇ

İçine katık konularak sarılmış yufka ekmeği.

DÜRMEYH

İçine katık konularak sarılmış yufka ekmeği. Lokma.

DÜRMEÇ

İçine katık konularak sarılmış yufka ekmeği. Birçok pamuk demetinin bir araya sarılmasından meydana gelen yığın. İçine katık konularak sarılmış, durulmuş yufka ekmeği. ET düremeç.

DÜRÜM

Dürme işi, silindir biçiminde kıvırma. İçine türlü katıklar konularak sarılmış yufka ekmeği veya ince pide. Yufka ekmeğinin içine çeşitli katıklar konularak sarılmış durumu. Sersem. Temizlenmiş ve taranmış yirmi-otuz pamuk, yün yumağının meydana getirdiği yığın. Eski türkçe dür-üm: Dürmek, açık ekmeğin katıkla dürülerek aldığı biçim (Erzincan Merkez). Dürülüş ekmek. Yufka ekmeğinin içine peynir, soğan ve benzerleri koyup sararak oluşturulan yiyecek. Kabak çiçeği, yaprak sarması. Dürüm, hamurdan yiyecek. İçine kebap, peynir vs. konularak dürülen yufka ekmek veya pide.

DÜZEMEÇ

İçine katık konularak sarılmış yufka ekmeği.

DÜRMÜK

İçine katık konularak sarılmış yufka ekmeği.

KURU

Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı. Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem. Canlılığını yitirmiş (bitki). Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. Kuru fasulye. Salgısı olmayan. Etkisi ve sonucu olmayan. Döşenmemiş, çıplak. Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. Akıcı olmayan, duygudan yoksun.

SAF

Dizi, sıra. Katıksız, arı, katışıksız, halis, has. Kurnazlığa aklı ermeyen, kolaylıkla aldatılabilen, bön, safdil. Grup. İyi niyetli, art niyetsiz.

ANARAT

Pirinç unu veya nişastayı şekerle pişirerek yapılan çocuk maması. Saf, katıksız, arı, temiz, öz: Bu yıl tohumluğu anarat buğdaydan koydum.

BANIM

Lokma, ekmek parçası. Sulu yemek, sulu katık. Yudum. Az kalmış yemek. Sütün kaymağı. Bir lokmalık.

DÜRÜNMEK

Örtünmek. Yufka ekmeğinin içine katık koyarak durum yapmak.

DÜREMEÇ

İçine katık konularak sarılmış yufka ekmeği.

CIMHIR

Yalnız, katıksız.

ARICAMAN

Temiz, tertemiz, saf, iyi. Halis, katıksız.

YAVAN

Yağı az. Görgüsüz, bilgisiz. Hoşa gitmeyen, tatsız. Katıksız.

KATIKLI

İçinde katık bulunan.