Sonu KARAVA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "karava" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu karava ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında karava olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde karava olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KARAVA

İvecenlik.

  -   -   -  

Anlamında KARAVA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KARAVA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İLAĞAN

Karavana.

KÖLEMEN

Kölelerden kurulan bir asker sınıfı. Birinin sahip olduğu köle veya karavaş.

KARVANA

Karavana.

ODALIK

Bir erkeğin nikâhsız olarak aldığı kadın. Padişah, şehzade ve paşaların saraya alınan karavaşlar arasından seçtikleri kadın, ikbal.

KERES

Büyük ve derin karavana.

KARAVAŞLIK

Karavaş olma durumu.

TİRKİ

1.Küçük bakır leğen ya da büyük yemek kabı, karavana. 2.Çamaşır leğeni. 3.Derin bakır tepsi. 4.Ağaçtan yapılmış hamur teknesi. İçine un, yağ ve benzerleri şeyler konulan ağaç çanak. 6.Kısa saplı, yuvarlak ağaç kaşık : Tirki ile tekneye un kattım. 7.Ağaç havan. 8.Ekmek kabı. Postal, çizme. Leğen. Hamur yoğrulan küçük kap, tekne. Az pişmiş yemek. Ağaç çanak. Küçük leğen. Kâse biçiminde tuz kabı. (Beyceli Fatsa Ordu). Tuz havanı. (Kuzköy Akkuş Ordu). Yağ saklama kabı. (Beyceğiz Fatsa Ordu)bk. tirke). Çamaşır ya da banyo leğeni. (Ağıl Eğridir Isparta).

KOPANA

Ağaçtan oyularak yapılan karavanamsı kap, çanak. Ağaçtan yapılmış tekne, yalak. Ufak teneke. Ağaç tekne. (İslambey Pınarhisar Kırklareli).

DIGAN

Meyve toplamaya yarayan üç ayaklı ya da tek ayaklı uzun merdiven. Leğen. Harmanda taneleri savurmaya yarayan ucu çatallı tahta alet, dirgen. Yağ tavası. Ufak kulplu, süt pişirilen bakraç. Bakır kazan, karavana. Tencere. Kenarlı derin tepsi. Suyun hafif toplandığı yer, çukur. Boşboğaz, geveze.

KİLERCİUSTA

Osmanlı sarayının harem bölümünde yemek işlerine bakan karavaş.

LAENCE

Karavana denilen yemek kabı.

HASEKİ

Osmanlı Devleti'nde bir görevde eskimiş olanlara verilen unvan. Osmanlı sarayında karavaşlar arasından seçilen padişah gözdesi. Bostancı ocağının küçük dereceli subayları.

GÖĞERMEK

Bitki büyüyerek yeşermek, yeşillenmek. Vurma ya da çarpma sonunda vücudun herhangi bir yeri morarmak, çürümek. Vücudun herhangi bir yeri soğuk etkisiyle morarmak, kızarmak. Küflenmek: Ekmekler göğermiş. Kalaysız bakır kaplar oksitlenmek: Bakır karavana göğermiş, kalaylatalım. Çok acıkmak (mecazen: Açlıktan göğnüm göğerdi. Sabahleyin ortalık aydınlanmaya başlamak, şafak sökmek. İyi yıkanmayan çamaşırın rengi değişmek, morarmak: çamaşır göğerdi. Çocuk yetiştirmek, büyütmek: Seni göğermiye! (ilenç olarak kullanılır). Morarmak, yeşermek, mavileşmek, bitki yapraklanmak.

KARAĞANA

Karavana.

KARAVANACI

Karavanayı taşıyan asker. Hedef tahtasını vuramayan kimse.

LEHEN

Karavana denilen yemek kabı. Leğen.

KUL

Tanrı'ya göre insan. Karavaş. Köle.

SODAN

Küçük kenarlı bakır tepsi. Karavana. Yumurta tavası.

İLAANÇE

Karavana.