Kelimeler arşivi içinde; başında "karaya" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. karaya ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu karaya ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde karaya olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KARAYAĞCIHACILAR
KARAYAZICILAR
KARAYAHŞILAR
KARAYATILIG, KARAYATALIĞ, KARAYAKMACA, KARAYAKUPLU
KARAYAVŞAN, KARAYAŞMAK, KARAYANDIK, KARAYAPRAK, KARAYANTAK
KARAYAĞCI, KARAYAYLA, KARAYATAK, KARAYANUH, KARAYANIK, KARAYAKUP, KARAYAKMA, KARAYAHYA, KARAYAHŞİ, KARAYAĞIZ
KARAYANI, KARAYAKA, KARAYAZI
KARAYA
KARAYA
Eczacılıkta kullanılan ve çürümeyen bir bitki.
KARAYAVŞAN
Ankara şehri, Polatlı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KARAYANDIK
Deve dikeni.
KARAYAPRAK
Erzincan şehri, Çatalçam nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Sivas kenti, Celâlli nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KARAYAKUPLU
Kocaeli şehrinde, Körfez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Uşak şehrinde, Karahallı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KARAYAĞCIHACILAR
Manisa kenti, Üçpınar nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KARAYATALIĞ
Tifo hastalığı.
KARAYATAK
Afyon kenti, Ümraniye bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Ankara ilinde, Akyurt ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KARAYAZICILAR
Kastamonu ili, Devrekâni belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KARAYAKMACA
Bir çeşit çıban, şarbon hastalığı.
KARAYATILIG
Tifo.
KARAYAYLA
Denizli şehrinde, Kale ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Edirne ilinde, Uzunköprü ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. İçel ilinde, Tarsus belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Konya ili, Yunak belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KARAYAHŞILAR
Denizli şehri, Çivril belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KARAYAŞMAK
Bayburt şehrinde, Demirözü ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KARAYANTAK
Tarla ve ormanlarda görülen, kalın kökler salan, dikenli bir ağaç.
KARAYAĞCI
Manisa ili, Akhisar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Manisa kenti, Gördes belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde KARAYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ESMER
Siyaha çalan buğday rengi. Teni ve saçları karaya çalan, koyu buğday rengi olan (kimse), yağız. Bu renkte olan. Kurşuni renk.
İMBAT
Yazın, gündüz denizden karaya doğru esen mevsim rüzgârı, deniz yeli.
KISTAK
Bir yarımadayı karaya bağlayan, iki yanı su, dar kara parçası, berzah, dil (I).
SİYAHLAŞMAK
Rengi karaya dönmek, kararmak.
KARARTMAK
Rengini karaya çevirmek, esmerleştirmek, siyahlaştırmak. Işığı kısmak ya da örtmek. Kötü bir duruma getirmek. Karanlık duruma getirmek.
MASKARACA
Maskara gibi, maskaraya benzer bir biçimde.
DÖŞEK
Yatak. Dövülmek üzere harman yerine serilen ekin sapları. Gemi gövdesinde, su basıncı, çarpma, karaya oturma vb. durumlarda darbeleri karşılayabilecek, yük ve makinelerin ağırlığına dayanabilecek dirençteki yapı gereci.
KARAŞIN
Rengi karaya çalan, esmer (kimse).
PONTON
Batmış gemileri askıya alma işinde kullanılan büyük duba. Yat limanlarında yatların yanaşması için zincirle karaya bağlı sabit duba. Tombaz.
SİYAHLATMAK
Rengini karaya çevirmek, karartmak.
KOY
Denizin, gölün küçük girintiler biçiminde karaya doğru sokulduğu bölümü.
FİLENK
Ağır cisimleri bir yerden bir yere kaydırmak ve özellikle deniz teknelerini karaya çekmek için bunların altına sürülen yuvarlak ağaç.
KARARMAK
Rengi karaya dönmek, siyahlaşmak. Niteliğini yitirmek. Kederlenmek, canı sıkılmak. Işık sönmek, kısılmak veya gücü azalmak. Ateş sönmeye yüz tutmak.
ABAŞO
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.
KARALIK
Kara olma durumu. Karaya çalan leke.
KULAK
Başın her iki yanında bulunan işitme organı. Saban kulağı. Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri. Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu. Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü. Duvar, baca, şömine vb. yerlerde kulağa benzer çıkıntı. Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri. Varlıklı Rus köylüsü. Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği.
BOBİNAJ
Bir filmi veya mıknatıslı kuşağı bir makaradan başka bir makaraya sarma.
ÇEKEK
Kayık, mavna ve küçük gemilerin karaya çekildikleri yer.
KARACA
Rengi karaya yakın olan, esmer. Geyikgillerden, boynuzları küçük ve çatallı bir av hayvanı, ahu, ceylan (Capreolus). Üst kol.
ÇIKMAK
İçeriden dışarıya varmak, gitmek. Süresi dolduğunda ayrılmak. Gerçekleşmek. Yayılmak, duyulmak. Yerinden oynamak. Görünür ya da belli bir durumda bulunmak. Bir iddia ile ortalıkta görünmek. Belirmek, tanınmak. Meydana gelmek. Yayılmak. Niteliği sonradan anlaşılmak. Gelmek. Giderilmek, yok olmak. Yetkili birinin makamına iş için gitmek. Bir şeyin yukarısına doğru yürümek. Artırmak, fiyatı yükseltmek. Bir konu yetkililerce karara bağlanmak. Mal olmak. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. Büyük abdest bozmak. Karaya ayak basmak. Oyunda herhangi bir rolü oynamak. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek. Yükselmek, artmak. Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. Yetişecek ölçüde olmak. Harcamak zorunda kalmak. Eksilmek. Ay veya mevsim geçmek. Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. Binaya kat eklemek. Erişmek, görmek. Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak. Sıyrılmak, ayrılmak. Olmak, bulunmak, var olmak. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek. Yapılmak, yürümek. Bitmek, büyümek, sürmek. Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek. Bir yere ulaşmak, varmak. Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak. Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak. Piyasaya sürülmek. Oluşmak, olmak. Sesini yükseltmek. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek. Bulaşmak. Ay, Güneş görünmek. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak. Verilmek. Vermeye katlanmak. Flört etmek. Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak. Unutmak. Yayımlanmak. Yeni yetişip satışa sunulmak.