Kelimeler arşivi içinde; başında "karava" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. karava ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu karava ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde karava olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KARAVANACI, KARAVAŞLIK
KARAVANA, KARAVANK
KARAVAN, KARAVAŞ
KARAVA
KARAVA
İvecenlik.
KARAVANA
Genellikle orduda yemek dağıtımında kullanılan büyük metal kap. Bu kaptan dağıtılan yemek. Atış taliminde hedef tahtasını bile vuramama. İnce, yassı elmas.
KARAVAN
Bir otomobilin arkasına takılan, hem taşıt hem konut olarak kullanılan üstü kapalı araç.
KARAVANK
Toprak çanak.
KARAVAŞLIK
Karavaş olma durumu.
KARAVANACI
Karavanayı taşıyan asker. Hedef tahtasını vuramayan kimse.
KARAVAŞ
Savaşta tutsak edilen veya satın alınan kadın köle.
Bu bölümde tanımı içerisinde KARAVA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
LEHEN
Karavana denilen yemek kabı. Leğen.
GÖĞERMEK
Bitki büyüyerek yeşermek, yeşillenmek. Vurma ya da çarpma sonunda vücudun herhangi bir yeri morarmak, çürümek. Vücudun herhangi bir yeri soğuk etkisiyle morarmak, kızarmak. Küflenmek: Ekmekler göğermiş. Kalaysız bakır kaplar oksitlenmek: Bakır karavana göğermiş, kalaylatalım. Çok acıkmak (mecazen: Açlıktan göğnüm göğerdi. Sabahleyin ortalık aydınlanmaya başlamak, şafak sökmek. İyi yıkanmayan çamaşırın rengi değişmek, morarmak: çamaşır göğerdi. Çocuk yetiştirmek, büyütmek: Seni göğermiye! (ilenç olarak kullanılır). Morarmak, yeşermek, mavileşmek, bitki yapraklanmak.
KUL
Tanrı'ya göre insan. Karavaş. Köle.
KOPANA
Ağaçtan oyularak yapılan karavanamsı kap, çanak. Ağaçtan yapılmış tekne, yalak. Ufak teneke. Ağaç tekne. (İslambey Pınarhisar Kırklareli).
KERES
Büyük ve derin karavana.
ODALIK
Bir erkeğin nikâhsız olarak aldığı kadın. Padişah, şehzade ve paşaların saraya alınan karavaşlar arasından seçtikleri kadın, ikbal.
KİLERCİUSTA
Osmanlı sarayının harem bölümünde yemek işlerine bakan karavaş.
KARAĞANA
Karavana.
İLAĞAN
Karavana.
SODAN
Küçük kenarlı bakır tepsi. Karavana. Yumurta tavası.
İLAANÇE
Karavana.
DIGAN
Meyve toplamaya yarayan üç ayaklı ya da tek ayaklı uzun merdiven. Leğen. Harmanda taneleri savurmaya yarayan ucu çatallı tahta alet, dirgen. Yağ tavası. Ufak kulplu, süt pişirilen bakraç. Bakır kazan, karavana. Tencere. Kenarlı derin tepsi. Suyun hafif toplandığı yer, çukur. Boşboğaz, geveze.
TİRKİ
1.Küçük bakır leğen ya da büyük yemek kabı, karavana. 2.Çamaşır leğeni. 3.Derin bakır tepsi. 4.Ağaçtan yapılmış hamur teknesi. İçine un, yağ ve benzerleri şeyler konulan ağaç çanak. 6.Kısa saplı, yuvarlak ağaç kaşık : Tirki ile tekneye un kattım. 7.Ağaç havan. 8.Ekmek kabı. Postal, çizme. Leğen. Hamur yoğrulan küçük kap, tekne. Az pişmiş yemek. Ağaç çanak. Küçük leğen. Kâse biçiminde tuz kabı. (Beyceli Fatsa Ordu). Tuz havanı. (Kuzköy Akkuş Ordu). Yağ saklama kabı. (Beyceğiz Fatsa Ordu)bk. tirke). Çamaşır ya da banyo leğeni. (Ağıl Eğridir Isparta).
LAENCE
Karavana denilen yemek kabı.
KARVANA
Karavana.
HASEKİ
Osmanlı Devleti'nde bir görevde eskimiş olanlara verilen unvan. Osmanlı sarayında karavaşlar arasından seçilen padişah gözdesi. Bostancı ocağının küçük dereceli subayları.
KÖLEMEN
Kölelerden kurulan bir asker sınıfı. Birinin sahip olduğu köle veya karavaş.