Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kant" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kant ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kant olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kant olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
HEKZAKANT, KİSTAKANT, LUBRİKANT
DEKAKANT
ALAKANT, BERKANT
SEKANT, AVKANT, LOKANT, TEKANT
AKANT
KANT
KANT
Şeker ve limonla içilen sıcak su.
HEKZAKANT
Onkosfer. Skoleksinde 3 çift çengel taşıyan Eucestoda larvası.
KİSTAKANT
Son konağı enfekte eden genç akantosefal. Son konak için enfektif olan genç akantosefala.
LUBRİKANT
Kayganlaştırıcı madde.
LOKANT
Bir molekülde bir grup veya atomun yerini veren m- gibi harf veya 1. gibi sayı.
BERKANT
Güçlü, bozulmaz yemin.
ALAKANT
Şekerli su üzerine konulan ve iki renkli görünen çay. Çay yerine içilen sıcak, tatlı su. Sıcak şerbet üstüne konulan ve iki renkli görünen çay.
DEKAKANT
Cestoda sınıfının Cestodaria alt sınıfında bulunan türlerinin yumurta içerisinde bulunan larvalarına verilen ad. Sestodların Cestodaria alt sınıfında bulunan türlerinin yumurtaları içerisinde bulunan larvalarına verilen ad. Larvalar 10 çengel taşıması nedeniyle dekakant larva adını almaktadır.
AVKANT
Üstü kapalı veya açık su yolu, ark, bahçe duvarlarında açılan su deliği.
AKANT
Dikensi çıkıntı. Dürüst, güvenilir yemin.
SEKANT
Kesen doğru.
TEKANT
Büyük yemin.
Bu bölümde tanımı içerisinde KANT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KANTARCI
Kantar yapıp satan kimse. Kantarda tartan kimse. Çarşıya, pazara getirilen şeyleri tartıp vergisini toplayan görevli.
AŞÇIBAŞI
Birlikte çalışan birkaç aşçının başı. Bir lokanta veya evde yemek pişirmekle görevli kimse.
GARSON
Lokanta, pastane, kahvehane vb. yerlerde müşterilere hizmet eden kimse.
BELEMİR
Mavikantaron.
ÇALKANTISIZ
Çalkantısı olmayan.
AYIRTMA
Ayırtmak işi. Otel, gazino, lokanta vb. yerlerle uçak, tren, otobüs gibi taşıtlarda yer ayırma işi, rezervasyon.
KANTARCILIK
Kantarcının yaptığı iş.
ÇALGIHANE
Müzik evi, çalgılı lokanta veya eğlence yeri.
DOYUMEVİ
Gösterişsiz, küçük lokanta.
KANTARLAMAK
Kantarla ağırlığını ölçmek. Düşünüp taşınmak. Birini denemek, sınamak.
BASKÜL
Ağırlıkları tartmaya yarayan alet, kantar. İki kolu sıra ile kalkıp inebilen, ortasından veya uçlarından birine az çok yakın değişmez bir noktaya dayanan kaldıraç.
KANTÇI
Kant felsefesi yanlısı olan.
KANTAR
Ağırlık sıfırken yatay duran bir kaldıraç koluna dik olarak tutturulmuş bir ibrenin sapmasıyla kütleleri tartan araç. 56,452 kilogram ağırlığında veya kırk dört okkalık bir ağırlık ve sığa birimi. Baskül. Tartılacak kütle alttaki çengele takıldığında sarmal bir yaya bağlı olan ve normal olarak sıfırı gösteren bir okun, yanlarda gösterilmiş ağırlık birimleri hizasına gelmesiyle kütle ağırlığını belirleyen bir tür tartı aleti, el kantarı.
KANTARLIK
Kantar ölçüsünde olan.
AŞÇI
Yemek pişirmeyi meslek edinen kimse. Yemek yenilen dükkân, aşevi, lokanta. Yemek pişirip satan kimse.
AŞEVİ
Lokanta. Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer. Yoksullara parasız yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane. Tekkelerde yemek pişirilen yer.
KANTARON
Kızılkantarongillerden, hekimlikte kullanılan, sarı çiçekli, acı köklü, küçük bir bitki (Gentiana lutea). Birleşikgillerden, sarı, mavi, kırmızı çiçekli türleri bulunan otsu bir bitki (Centaurea).
BİSTRO
İçki içilen kahve. Müzik eşliğinde içki içilen, yemek yenilen bir tür lokanta.
ACIMIK
Mavikantaron.
KAFETERYA
Müşterilerin kendi kendilerine servis yaptıkları lokanta. Çay, kahve vb. içeceklerle bazı yiyeceklerin satıldığı yer.