Sonu KANT ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kant" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kant ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kant olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kant olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

HEKZAKANT, KİSTAKANT, LUBRİKANT

8 harfli kelimeler

DEKAKANT

7 harfli kelimeler

ALAKANT, BERKANT

6 harfli kelimeler

SEKANT, AVKANT, LOKANT, TEKANT

5 harfli kelimeler

AKANT

4 harfli kelimeler

KANT

Bazı kelimelerin anlamları

KANT

Şeker ve limonla içilen sıcak su.

TEKANT

Büyük yemin.

AVKANT

Üstü kapalı veya açık su yolu, ark, bahçe duvarlarında açılan su deliği.

DEKAKANT

Cestoda sınıfının Cestodaria alt sınıfında bulunan türlerinin yumurta içerisinde bulunan larvalarına verilen ad. Sestodların Cestodaria alt sınıfında bulunan türlerinin yumurtaları içerisinde bulunan larvalarına verilen ad. Larvalar 10 çengel taşıması nedeniyle dekakant larva adını almaktadır.

LOKANT

Bir molekülde bir grup veya atomun yerini veren m- gibi harf veya 1. gibi sayı.

AKANT

Dikensi çıkıntı. Dürüst, güvenilir yemin.

SEKANT

Kesen doğru.

HEKZAKANT

Onkosfer. Skoleksinde 3 çift çengel taşıyan Eucestoda larvası.

LUBRİKANT

Kayganlaştırıcı madde.

ALAKANT

Şekerli su üzerine konulan ve iki renkli görünen çay. Çay yerine içilen sıcak, tatlı su. Sıcak şerbet üstüne konulan ve iki renkli görünen çay.

BERKANT

Güçlü, bozulmaz yemin.

KİSTAKANT

Son konağı enfekte eden genç akantosefal. Son konak için enfektif olan genç akantosefala.

  -   -   -  

Anlamında KANT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KANT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AŞÇIBAŞI

Birlikte çalışan birkaç aşçının başı. Bir lokanta veya evde yemek pişirmekle görevli kimse.

KANTÇI

Kant felsefesi yanlısı olan.

KANTARCI

Kantar yapıp satan kimse. Kantarda tartan kimse. Çarşıya, pazara getirilen şeyleri tartıp vergisini toplayan görevli.

AYIRTMA

Ayırtmak işi. Otel, gazino, lokanta vb. yerlerle uçak, tren, otobüs gibi taşıtlarda yer ayırma işi, rezervasyon.

BİSTRO

İçki içilen kahve. Müzik eşliğinde içki içilen, yemek yenilen bir tür lokanta.

KANTARLAMAK

Kantarla ağırlığını ölçmek. Düşünüp taşınmak. Birini denemek, sınamak.

DOYUMEVİ

Gösterişsiz, küçük lokanta.

AŞEVİ

Lokanta. Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer. Yoksullara parasız yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane. Tekkelerde yemek pişirilen yer.

KANTAR

Ağırlık sıfırken yatay duran bir kaldıraç koluna dik olarak tutturulmuş bir ibrenin sapmasıyla kütleleri tartan araç. 56,452 kilogram ağırlığında veya kırk dört okkalık bir ağırlık ve sığa birimi. Baskül. Tartılacak kütle alttaki çengele takıldığında sarmal bir yaya bağlı olan ve normal olarak sıfırı gösteren bir okun, yanlarda gösterilmiş ağırlık birimleri hizasına gelmesiyle kütle ağırlığını belirleyen bir tür tartı aleti, el kantarı.

BELEMİR

Mavikantaron.

KAFETERYA

Müşterilerin kendi kendilerine servis yaptıkları lokanta. Çay, kahve vb. içeceklerle bazı yiyeceklerin satıldığı yer.

GARSON

Lokanta, pastane, kahvehane vb. yerlerde müşterilere hizmet eden kimse.

ACIMIK

Mavikantaron.

ÇALGIHANE

Müzik evi, çalgılı lokanta veya eğlence yeri.

KANTARCILIK

Kantarcının yaptığı iş.

ÇALKANTISIZ

Çalkantısı olmayan.

KANTARLIK

Kantar ölçüsünde olan.

KANTARON

Kızılkantarongillerden, hekimlikte kullanılan, sarı çiçekli, acı köklü, küçük bir bitki (Gentiana lutea). Birleşikgillerden, sarı, mavi, kırmızı çiçekli türleri bulunan otsu bir bitki (Centaurea).

BASKÜL

Ağırlıkları tartmaya yarayan alet, kantar. İki kolu sıra ile kalkıp inebilen, ortasından veya uçlarından birine az çok yakın değişmez bir noktaya dayanan kaldıraç.

AŞÇI

Yemek pişirmeyi meslek edinen kimse. Yemek yenilen dükkân, aşevi, lokanta. Yemek pişirip satan kimse.