KANT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kant" olan, toplam 46 adet kelime bulunmaktadır. kant ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kant ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kant olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

KANTARONGİLLER

12 harfli kelimeler

KANTAKSANTİN

11 harfli kelimeler

KANTİNCİLİK, KANTARCILIK, KANTOPLASTİ, KANTARLAMAK

10 harfli kelimeler

KANTİTATİF, KANTOCULUK, KANTARKAYA, KANTARKİLE, KANTARKULU, KANTARLAMA, KANTORBASI, KANTARTOPU

9 harfli kelimeler

KANTÇILIK, KANTOTOMİ, KANTİYANE, KANTARLIK, KANTARİYE, KANTURALI

8 harfli kelimeler

KANTARON, KANTARMA, KANTARLI, KANTONİT, KANTARCI, KANTİNCİ, KANTUTMA

7 harfli kelimeler

KANTURA, KANTRUK, KANTOCU, KANTÜRK, KANTİTE, KANTAŞI, KANTARA

6 harfli kelimeler

KANTİŞ, KANTİN, KANTON, KANTİK, KANTEL, KANTÇI, KANTAT, KANTUS, KANTAR

5 harfli kelimeler

KANTO, KANTI

4 harfli kelimeler

KANT

Bazı kelimelerin anlamları

KANT

Şeker ve limonla içilen sıcak su.

KANTARKİLE

Avcıların tüfeğe barut koyma işinde kullandıkları bir ölçek.

KANTARLAMAK

Kantarla ağırlığını ölçmek. Düşünüp taşınmak. Birini denemek, sınamak.

KANTÇILIK

Kant felsefesi öğretisi.

KANTORBASI

Kırmızı turp.

KANTARTOPU

Küçük, tatlı kavun.

KANTOPLASTİ

Entropiumu sağaltmak için gözün lateral açısından ok biçiminde bir deri parçasının çıkarılması ve dikiş uygulanması.

KANTOCULUK

Kantocunun yaptığı iş.

KANTARLAMA

Kantarlamak işi.

KANTAKSANTİN

Özellikle salmonların etinde fazla miktarda bulunan, portakal sarısına benzer renkte bir karotenoit pigmenti. Bitkisel besinlerde bulunan ve retinol veya retinoik aside dönüşmeyen karetenoit madde.

KANTARKULU

Yeniçerilerde eski odalardaki seğirdim usta ve çavuşlarına verilen ad.

KANTARONGİLLER

Yaprakları karşılıklı, çiçekleri er dişi, çanak yaprakları 4-5 tane olup birleşik, taç yaprakları 4-12 tane ve birleşik, ovaryum üst durumlu, birleşme yerinden açılan kapsül tipi meyveleri olan, ülkemizde yedi cins ve 24 türle temsil edilen, bir, iki ya da çok yıllık, otsu ya da çalımsı bitkiler. Gentiyangiller.

KANTARCILIK

Kantarcının yaptığı iş.

KANTİTATİF

Nicel. Niceliğe bağlı olan, miktarla ilgili olan, nicel.

KANTARKAYA

Bingöl kenti, Karlıova belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

KANTİNCİLİK

Kantincinin yaptığı iş.

  -   -   -  

Anlamında KANT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KANT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KANTAR

Ağırlık sıfırken yatay duran bir kaldıraç koluna dik olarak tutturulmuş bir ibrenin sapmasıyla kütleleri tartan araç. 56,452 kilogram ağırlığında veya kırk dört okkalık bir ağırlık ve sığa birimi. Baskül. Tartılacak kütle alttaki çengele takıldığında sarmal bir yaya bağlı olan ve normal olarak sıfırı gösteren bir okun, yanlarda gösterilmiş ağırlık birimleri hizasına gelmesiyle kütle ağırlığını belirleyen bir tür tartı aleti, el kantarı.

KANTARON

Kızılkantarongillerden, hekimlikte kullanılan, sarı çiçekli, acı köklü, küçük bir bitki (Gentiana lutea). Birleşikgillerden, sarı, mavi, kırmızı çiçekli türleri bulunan otsu bir bitki (Centaurea).

AYIRTMA

Ayırtmak işi. Otel, gazino, lokanta vb. yerlerle uçak, tren, otobüs gibi taşıtlarda yer ayırma işi, rezervasyon.

KANTÇI

Kant felsefesi yanlısı olan.

ACIMIK

Mavikantaron.

BASKÜL

Ağırlıkları tartmaya yarayan alet, kantar. İki kolu sıra ile kalkıp inebilen, ortasından veya uçlarından birine az çok yakın değişmez bir noktaya dayanan kaldıraç.

AŞÇIBAŞI

Birlikte çalışan birkaç aşçının başı. Bir lokanta veya evde yemek pişirmekle görevli kimse.

KANTİNCİ

Kantin işleten kimse.

DOYUMEVİ

Gösterişsiz, küçük lokanta.

KANTİN

Kışla, fabrika, okul vb. yerlerde yiyecek ve içecek maddelerinin satıldığı yer. Bu gibi kurumlarda işletilen ve yalnız o kuruma bağlı kimselerin yemek yediği lokanta.

KANTARCI

Kantar yapıp satan kimse. Kantarda tartan kimse. Çarşıya, pazara getirilen şeyleri tartıp vergisini toplayan görevli.

ÇALGIHANE

Müzik evi, çalgılı lokanta veya eğlence yeri.

AŞEVİ

Lokanta. Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer. Yoksullara parasız yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane. Tekkelerde yemek pişirilen yer.

KANTARLIK

Kantar ölçüsünde olan.

BELEMİR

Mavikantaron.

BİSTRO

İçki içilen kahve. Müzik eşliğinde içki içilen, yemek yenilen bir tür lokanta.

AŞÇI

Yemek pişirmeyi meslek edinen kimse. Yemek yenilen dükkân, aşevi, lokanta. Yemek pişirip satan kimse.

GARSON

Lokanta, pastane, kahvehane vb. yerlerde müşterilere hizmet eden kimse.

ÇALKANTISIZ

Çalkantısı olmayan.

KAFETERYA

Müşterilerin kendi kendilerine servis yaptıkları lokanta. Çay, kahve vb. içeceklerle bazı yiyeceklerin satıldığı yer.