Kelimeler arşivi içinde; başında "kant" olan, toplam 46 adet kelime bulunmaktadır. kant ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kant ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kant olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KANTARONGİLLER
KANTAKSANTİN
KANTİNCİLİK, KANTARCILIK, KANTOPLASTİ, KANTARLAMAK
KANTİTATİF, KANTOCULUK, KANTARKAYA, KANTARKİLE, KANTARKULU, KANTARLAMA, KANTORBASI, KANTARTOPU
KANTÇILIK, KANTOTOMİ, KANTİYANE, KANTARLIK, KANTARİYE, KANTURALI
KANTARON, KANTARMA, KANTARLI, KANTONİT, KANTARCI, KANTİNCİ, KANTUTMA
KANTURA, KANTRUK, KANTOCU, KANTÜRK, KANTİTE, KANTAŞI, KANTARA
KANTİŞ, KANTİN, KANTON, KANTİK, KANTEL, KANTÇI, KANTAT, KANTUS, KANTAR
KANTO, KANTI
KANT
KANT
Şeker ve limonla içilen sıcak su.
KANTOCULUK
Kantocunun yaptığı iş.
KANTARKULU
Yeniçerilerde eski odalardaki seğirdim usta ve çavuşlarına verilen ad.
KANTARLAMAK
Kantarla ağırlığını ölçmek. Düşünüp taşınmak. Birini denemek, sınamak.
KANTOPLASTİ
Entropiumu sağaltmak için gözün lateral açısından ok biçiminde bir deri parçasının çıkarılması ve dikiş uygulanması.
KANTARONGİLLER
Yaprakları karşılıklı, çiçekleri er dişi, çanak yaprakları 4-5 tane olup birleşik, taç yaprakları 4-12 tane ve birleşik, ovaryum üst durumlu, birleşme yerinden açılan kapsül tipi meyveleri olan, ülkemizde yedi cins ve 24 türle temsil edilen, bir, iki ya da çok yıllık, otsu ya da çalımsı bitkiler. Gentiyangiller.
KANTARCILIK
Kantarcının yaptığı iş.
KANTORBASI
Kırmızı turp.
KANTARKİLE
Avcıların tüfeğe barut koyma işinde kullandıkları bir ölçek.
KANTİTATİF
Nicel. Niceliğe bağlı olan, miktarla ilgili olan, nicel.
KANTİNCİLİK
Kantincinin yaptığı iş.
KANTARLAMA
Kantarlamak işi.
KANTARTOPU
Küçük, tatlı kavun.
KANTARKAYA
Bingöl kenti, Karlıova belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KANTAKSANTİN
Özellikle salmonların etinde fazla miktarda bulunan, portakal sarısına benzer renkte bir karotenoit pigmenti. Bitkisel besinlerde bulunan ve retinol veya retinoik aside dönüşmeyen karetenoit madde.
KANTÇILIK
Kant felsefesi öğretisi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KANT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇALGIHANE
Müzik evi, çalgılı lokanta veya eğlence yeri.
KANTARON
Kızılkantarongillerden, hekimlikte kullanılan, sarı çiçekli, acı köklü, küçük bir bitki (Gentiana lutea). Birleşikgillerden, sarı, mavi, kırmızı çiçekli türleri bulunan otsu bir bitki (Centaurea).
BİSTRO
İçki içilen kahve. Müzik eşliğinde içki içilen, yemek yenilen bir tür lokanta.
ACIMIK
Mavikantaron.
AYIRTMA
Ayırtmak işi. Otel, gazino, lokanta vb. yerlerle uçak, tren, otobüs gibi taşıtlarda yer ayırma işi, rezervasyon.
KANTARLIK
Kantar ölçüsünde olan.
BASKÜL
Ağırlıkları tartmaya yarayan alet, kantar. İki kolu sıra ile kalkıp inebilen, ortasından veya uçlarından birine az çok yakın değişmez bir noktaya dayanan kaldıraç.
DOYUMEVİ
Gösterişsiz, küçük lokanta.
KANTARCI
Kantar yapıp satan kimse. Kantarda tartan kimse. Çarşıya, pazara getirilen şeyleri tartıp vergisini toplayan görevli.
AŞÇI
Yemek pişirmeyi meslek edinen kimse. Yemek yenilen dükkân, aşevi, lokanta. Yemek pişirip satan kimse.
KANTİNCİ
Kantin işleten kimse.
GARSON
Lokanta, pastane, kahvehane vb. yerlerde müşterilere hizmet eden kimse.
BELEMİR
Mavikantaron.
ÇALKANTISIZ
Çalkantısı olmayan.
KAFETERYA
Müşterilerin kendi kendilerine servis yaptıkları lokanta. Çay, kahve vb. içeceklerle bazı yiyeceklerin satıldığı yer.
KANTİN
Kışla, fabrika, okul vb. yerlerde yiyecek ve içecek maddelerinin satıldığı yer. Bu gibi kurumlarda işletilen ve yalnız o kuruma bağlı kimselerin yemek yediği lokanta.
KANTÇI
Kant felsefesi yanlısı olan.
KANTAR
Ağırlık sıfırken yatay duran bir kaldıraç koluna dik olarak tutturulmuş bir ibrenin sapmasıyla kütleleri tartan araç. 56,452 kilogram ağırlığında veya kırk dört okkalık bir ağırlık ve sığa birimi. Baskül. Tartılacak kütle alttaki çengele takıldığında sarmal bir yaya bağlı olan ve normal olarak sıfırı gösteren bir okun, yanlarda gösterilmiş ağırlık birimleri hizasına gelmesiyle kütle ağırlığını belirleyen bir tür tartı aleti, el kantarı.
AŞÇIBAŞI
Birlikte çalışan birkaç aşçının başı. Bir lokanta veya evde yemek pişirmekle görevli kimse.
AŞEVİ
Lokanta. Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer. Yoksullara parasız yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane. Tekkelerde yemek pişirilen yer.