İçinde KANT geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kant" olan, toplam 101 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kant bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kant ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kant olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

AKANTAMEBİYOZİS, AKANTOSEFALOZİS

14 harfli kelimeler

HİPERAKANTOZİS, KANTARONGİLLER

13 harfli kelimeler

KIZILKANTARON, AKANTOKERATOZ, AKANTOSEFALAN, AKANTOSEFALOZ, AKANTOSEFALÖZ, AKANTOSİTOZİS, KERATOAKANTOM, TROKANTERİKUS

12 harfli kelimeler

LOKANTACILIK, MAVİKANTARON, MERKANTİLİST, MERKANTİLİZM, KANTAKSANTİN

11 harfli kelimeler

ÇALKANTISIZ, KANTARCILIK, KANTARLAMAK, KANTİNCİLİK, AKANTOLİZİS, AKANTOMETRA, AKANTOSEFAL, DEKANTASYON, DÜZKANTARMA, KANTOPLASTİ

10 harfli kelimeler

KANTOCULUK, ÇALKANTILI, KALKANTEPE, KANTARKAYA, KANTARKİLE, KANTARKULU, KANTARLAMA, KANTARTOPU, KANTİTATİF, KANTORBASI, PARAKANTOM

9 harfli kelimeler

KANTARİYE, KANTARLIK, KANTÇILIK, KANTİYANE, LOKANTACI, LOKANTALI, AKANTELLA, AKANTOLİZ, AKANTOSİT, AKANTOTİK, AKANTOZİS, HEKZAKANT, KANTOTOMİ, KANTURALI, KİSTAKANT, LUBRİKANT, MERKANTİL, TROKANTER

8 harfli kelimeler

ÇALKANTI, KANTARCI, KANTARLI, KANTARMA, KANTARON, KANTİNCİ, KANTONİT, AKANTOİD, DEKAKANT, KANTUTMA, YAYKANTI, YAYKANTU, YIYKANTI

7 harfli kelimeler

KANTOCU, LOKANTA, AKANTAŞ, AKANTOM, AKANTOR, AKANTOZ, ALAKANT, BERKANT, KANTARA, KANTAŞI, KANTİTE, KANTRUK, KANTURA, KANTÜRK

6 harfli kelimeler

KANTAR, KANTAT, KANTÇI, KANTİN, KANTON, SEKANT, AKANTO, AVKANT, KANTEL, KANTİK, KANTİŞ, KANTUS, LOKANT, TEKANT

5 harfli kelimeler

KANTO, AKANT, KANTI

4 harfli kelimeler

KANT

Bazı kelimelerin anlamları

KANT

Şeker ve limonla içilen sıcak su.

LOKANTACILIK

Lokantacının yaptığı iş.

AKANTOSEFALOZİS

Başları dikenli solucanlar şubesindeki türlerin omurgalılarda neden olduğu bağırsak enfeksiyonu.

MAVİKANTARON

Birleşikgillerden, baharda buğday tarlalarında mor renkli çiçekler açan bir bitki, belemir, peygamber çiçeği, acımık (Centaurea cyanus).

AKANTOSEFALOZ

Dikensi başlı kurt hastalığı.

KANTARONGİLLER

Yaprakları karşılıklı, çiçekleri er dişi, çanak yaprakları 4-5 tane olup birleşik, taç yaprakları 4-12 tane ve birleşik, ovaryum üst durumlu, birleşme yerinden açılan kapsül tipi meyveleri olan, ülkemizde yedi cins ve 24 türle temsil edilen, bir, iki ya da çok yıllık, otsu ya da çalımsı bitkiler. Gentiyangiller.

AKANTOSEFALÖZ

Başları dikenli solucanlar şubesindeki türlerin neden olduğu veya başları dikenli solucanlar şubesindeki türlere ait.

HİPERAKANTOZİS

Akantozis.

AKANTAMEBİYOZİS

Acanthamoeba cinsindeki türlerin neden olduğu enfeksiyon. Hastalıkta görülen en yaygın belirtiler granülomatoz amebik ensefalitis ve Acanthamoeba keratitisdir.

AKANTOSİTOZİS

Kanda akantositlerin varlığı. Abetalipoproteinemi.

MERKANTİLİST

Merkantilizm yanlısı olan kimse.

AKANTOSEFALAN

Başları dikenli solucanlar.

AKANTOKERATOZ

Akantokeratodermi.

TROKANTERİKUS

Makaraya ait olan.

KERATOAKANTOM

Keratin içeren, orta kısmında krater benzeri bir delikle deri yüzeyine bağlantılı iyicil, süratle büyüyen kistik bir tümör, intrakutan kornifiye epitelyom.

KIZILKANTARON

Kızılkantarongillerin örnek bitkisi olan, 10-50 santimetre yüksekliğinde, kırmızı çiçekli, karşılıklı yapraklı, sap ve yaprakları hekimlikte kullanılan, iki yıllık otsu bir bitki (Eryhraea centaurium).

  -   -   -  

Anlamında KANT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KANT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BELEMİR

Mavikantaron.

AYIRTMA

Ayırtmak işi. Otel, gazino, lokanta vb. yerlerle uçak, tren, otobüs gibi taşıtlarda yer ayırma işi, rezervasyon.

KANTARCI

Kantar yapıp satan kimse. Kantarda tartan kimse. Çarşıya, pazara getirilen şeyleri tartıp vergisini toplayan görevli.

ÇALGIHANE

Müzik evi, çalgılı lokanta veya eğlence yeri.

AŞEVİ

Lokanta. Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer. Yoksullara parasız yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane. Tekkelerde yemek pişirilen yer.

KANTARLAMAK

Kantarla ağırlığını ölçmek. Düşünüp taşınmak. Birini denemek, sınamak.

BİSTRO

İçki içilen kahve. Müzik eşliğinde içki içilen, yemek yenilen bir tür lokanta.

ÇALKANTISIZ

Çalkantısı olmayan.

AŞÇIBAŞI

Birlikte çalışan birkaç aşçının başı. Bir lokanta veya evde yemek pişirmekle görevli kimse.

KAFETERYA

Müşterilerin kendi kendilerine servis yaptıkları lokanta. Çay, kahve vb. içeceklerle bazı yiyeceklerin satıldığı yer.

ACIMIK

Mavikantaron.

KANTARLIK

Kantar ölçüsünde olan.

AŞÇI

Yemek pişirmeyi meslek edinen kimse. Yemek yenilen dükkân, aşevi, lokanta. Yemek pişirip satan kimse.

KANTARON

Kızılkantarongillerden, hekimlikte kullanılan, sarı çiçekli, acı köklü, küçük bir bitki (Gentiana lutea). Birleşikgillerden, sarı, mavi, kırmızı çiçekli türleri bulunan otsu bir bitki (Centaurea).

KANTÇI

Kant felsefesi yanlısı olan.

BASKÜL

Ağırlıkları tartmaya yarayan alet, kantar. İki kolu sıra ile kalkıp inebilen, ortasından veya uçlarından birine az çok yakın değişmez bir noktaya dayanan kaldıraç.

GARSON

Lokanta, pastane, kahvehane vb. yerlerde müşterilere hizmet eden kimse.

DOYUMEVİ

Gösterişsiz, küçük lokanta.

KANTAR

Ağırlık sıfırken yatay duran bir kaldıraç koluna dik olarak tutturulmuş bir ibrenin sapmasıyla kütleleri tartan araç. 56,452 kilogram ağırlığında veya kırk dört okkalık bir ağırlık ve sığa birimi. Baskül. Tartılacak kütle alttaki çengele takıldığında sarmal bir yaya bağlı olan ve normal olarak sıfırı gösteren bir okun, yanlarda gösterilmiş ağırlık birimleri hizasına gelmesiyle kütle ağırlığını belirleyen bir tür tartı aleti, el kantarı.

KANTARCILIK

Kantarcının yaptığı iş.