Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kanlık" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kanlık ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kanlık olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kanlık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
İÇYAPİŞKANLIK, İÇYAPIŞKANLIK
ÇIĞIRTKANLIK, SOMURTKANLIK
SIRITKANLIK, TUTUŞKANLIK, YILIŞKANLIK, YAPIŞKANLIK, YALITKANLIK, VURUŞKANLIK, KONUŞKANLIK, KIRITKANLIK, ÇALIŞKANLIK, BULAŞKANLIK, BAŞBAKANLIK
AKIŞKANLIK, UNUTKANLIK, ALIŞKANLIK
BAŞKANLIK, BALKANLIK
HAKANLIK, DEKANLIK, BAKANLIK
KANLIK
KANLIK
Tazminat, diyet.
İÇYAPİŞKANLIK
Cisimlerin molekülleri arasında, birbirlerini bir arada tutan çekim gücü.
TUTUŞKANLIK
Kolaylıkla tutuşma özelliği.
YALITKANLIK
Yalıtkan olma durumu.
SIRITKANLIK
Sırıtkan olma durumu.
ÇIĞIRTKANLIK
Çığırtkanın yaptığı iş.
BAŞBAKANLIK
Başbakan olma durumu, başvekâlet. Başbakan ve görevlilerinin çalıştığı daire, başvekâlet. Başbakanın yaptığı iş, başvekâlet.
BULAŞKANLIK
Bulaşkan olma durumu.
VURUŞKANLIK
Dövüşkenlik.
İÇYAPIŞKANLIK
Sıvı ya da katı tanecikleri bir arada tutan kuvvet, erke.
YAPIŞKANLIK
Yapışkan olma durumu. Bir sıvı veya gaz kütlesinin, içinde bulunan cismin hareketini engelleme özelliği.
KIRITKANLIK
Kırıtkan olma durumu.
YILIŞKANLIK
Yılışkan olma durumu. Yılışıkça davranış.
KONUŞKANLIK
Konuşkan olma durumu.
ÇALIŞKANLIK
Çalışkan olma durumu, faaliyet.
SOMURTKANLIK
Somurtkan olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde KANLIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HUY
İnsanın yaradılış ve ruh özelliklerinin bütünü, mizaç, tabiat. Alışkanlık.
İLLET
Hastalık. Hastalık derecesine varan alışkanlık. Sebep. Bozukluk. Kızdıran, sinirlendiren (şey ya da kimse).
BIRAKMAK
Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Koymak. Bıyık ya da sakal uzatmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bakılmak, korunmak için vermek. Kötü bir durumda terk etmek. Ayrılmak, terk etmek. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Saklamak, artırmak. Sarkıtmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Boşamak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Engel olmamak. Unutmak. Sahiplik hakkını başkasına vermek.
ALIŞKINLIK
Alışkanlık.
BABIALİ
Osmanlı Devleti'nde İstanbul'da sadaret (Başbakanlık), dâhiliye ve hariciye nezaretleri (İçişleri ve Dışişleri bakanlıkları) ile Şûrayıdevlet (Danıştay) dairelerinin bulunduğu yapı. Osmanlı hükûmeti. İstanbul'da bu çevredeki basın.
BAŞDANIŞMAN
Genellikle cumhurbaşkanlığı, başbakanlık ve bakanlıklarda görevlendirilen, alanlarında uzmanlaşmış, tanınmış ve ehliyetli kimse, başmüşavir.
BAŞVEKİLLİK
Başbakanlık.
BATAKÇI
Borcunu ödememeyi alışkanlık edinmiş (kimse). Eline geçen parayı batıran (kimse).
BAĞIMLI
Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.
EKSELANS
Bakanlık ve elçilikten başlayarak cumhurbaşkanlığına kadar yükselen, yüksek makam sahibi yabancılara verilen şeref unvanı. Bu unvanı taşıyan kimse.
DADANMAK
Tadını aldığı, hoşlandığı bir şeyi sık sık istemek. Yarar, çıkar amacıyla veya alışkanlıkla bir yere sık uğramak, abone olmak.
AZDIRMAK
Azmasına sebep olmak. Şımartmak. Azgın duruma getirmek. Kötü davranış veya alışkanlıklara sürüklemek, yoldan çıkarmak.
HAMALBAŞI
Hamallara başkanlık eden kimse.
İTİYAT
Alışkanlık.
İDMAN
Alıştırma. Herhangi bir duruma veya şeye alışkanlık kazanma. Alıştırma.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
ESRARKEŞ
Esrar kullanmayı alışkanlık durumuna getiren kimse.
GERÇEKÜSTÜCÜLÜK
Aklın, geleneklerin, alışkanlıkların denetiminden uzak bilinçaltı gerçeklerini yansıtan yani bilinen gerçekle bağını kesip kendince bir gerçek yaratmak amacını güden edebiyat ve sanat akımı, sürrealizm.
GELENEK
Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, anane, tradisyon.
ALIŞKI
Alışkanlık.