Kelimeler arşivinde; içinde "kanmak" olan, toplam 24 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kanmak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kanmak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kanmak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MIZIRKANMAK, KIZIRKANMAK, KISIRKANMAK, KICIRKANMAK
AZIRKANMAK, OYULKANMAK
SOĞKANMAK, MİSKANMAK, MIZKANMAK, KIZKANMAK, SORKANMAK, YAYKANMAK, KISKANMAK, ÇALKANMAK
YOKANMAK, TAKANMAK, TOKANMAK, IRKANMAK, DOKANMAK, DAKANMAK, YIKANMAK, TIKANMAK
İKANMAK
KANMAK
KANMAK
Söylenilen sözün, anlatılan konunun doğruluğuna inanmak. Tatlı sözlere aldanmak. Bir gereksinimini, bir isteğini yeteri kadar karşılamış olmak, doymak. Yetinmek, iktifa etmek.
OYULKANMAK
Kaybolup gitmek, sıvışmak : Su taşların arasından oyulkanıp gider.
KISIRKANMAK
Kıskanmak.
SOĞKANMAK
Yaslanmak.
KIZIRKANMAK
Yalandan nedenlerle işten kaçmak, savsaklamak.
YOKANMAK
Dokunulmak, yoklanmak. İlişmek, dokunmak.
MIZIRKANMAK
Çocuk mızmızlanmak, bir şeyi sürekli istemek, çok söylenmek.
KICIRKANMAK
İstememek, çekememek.
MIZKANMAK
İçi geçmek, kestirmek, uyuklamak.
SORKANMAK
Söylenmek, homurdanmak, gönülsüz iş görmek.
KIZKANMAK
Herhangi bir şeyi başkalarına karşı korumak.
MİSKANMAK
Uyuklamak, dalmak.
AZIRKANMAK
Az görmek.
KISKANMAK
Sevgide veya kendisiyle ilişkili şeylerde bir başkasının ortaklığına, üstün durumda görünmesine dayanamamak. Bir şeye, en küçük saygısızlık gösterilmesine bile dayanamamak. Esirgemek, çok görmek. Herhangi bir bakımdan kendinden üstün gördüğü birinin bu üstünlüğünden acı duymak, günülemek, hasetlenmek, haset etmek. Yerinde olmayı istemek, imrenmek.
YAYKANMAK
Yıkanmak. Yıkanmak, yunmak. Çalkanmak, kımıldamak.
ÇALKANMAK
Çalkama işine konu olmak. Haber, söylenti herkesin ağzında dolaşmak. Deniz, göl dalgalanmak. Coşkunluk, hareketlilik içinde bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KANMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TIKANMA
Tıkanmak işi.
UĞUNMAK
Büyük bir üzüntü veya acıdan kıvranmak. Soluğu tıkanmak. İsteksiz davranmak, savsaklamak. Ağlaya ağlaya bayılmak.
ÇEKEMEMEK
Çekme işini yapamamak. Kıskanmak. Katlanamamak.
BOĞADA
Küllü veya sodalı su ile çamaşır yıkama. Yıkanmak üzere hazırlanmış çamaşırın üzerine sıcak kül suyu süzme işi.
STENT
Tıkanmakta olan veya açılmış damara bir daha tıkanmaması için konan araç.
GÜNÜLEMEK
Kıskanmak, çekememek, haset etmek.
ÇİMMEK
Suya bütün vücuduyla girip çıkmak, yıkanmak.
SULUK
Öğrencilerin okula su götürdükleri kap. Oda içinde yıkanmak için ayrılmış küçük yer, gusülhane. Yarışçıların su, glikozlu su, çay veya meyve suyu koymalarına yarayan kap. Tavukların su gereksinimlerini karşılamak üzere uzun, yuvarlak, küçük çanak veya damlalıklı biçimlerde değişik malzemeden yapılmış yarı otomatik veya otomatik düzen. Büyükbaş hayvanların barındığı yerlerde su içmelerini kolaylaştıran küçük tekne veya havuz. Küçük çocukların başlarında, yer yer saç dökülmesi ve kabartılarla beliren bir deri hastalığı. Kuş kafeslerinde su konan kap.
LİF
Her türlü maddeyi oluşturan çok ince ve uzun parça. Yıkanmak için kullanılan bitki telleri demeti veya türlü ipliklerden yapılmış örgü. Tel.
KANIKMAK
Kanmak, gönlü kanmak.
ÇALKANMA
Çalkanmak işi.
BEKİNMEK
İnat etmek, direnmek. Kapanmak, tıkanmak.
ALDANMAK
Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.
KANMA
Kanmak işi.
KISKANMA
Kıskanmak işi, hasetlenme.
TAPALANMAK
Tapa ile tıkanmak, tıpalanmak.
DOYMAK
İsteği kalmayıncaya kadar yemek, açlığı kalmamak. Yeter bulmak, kanmak, tatmin olmak. Bir gereksinimini yeteri kadar karşılamak.
HASETLENMEK
Kıskanmak.
HAMAMLIK
Bazı evlerde yıkanmak için ayrılmış, çoğunlukla içi ve yanları çinko kaplı, dolaba benzer yer.
PEKİŞMEK
Sertleşmek, katılaşmak. Sıkışmak, tıkanmak. Güçlenmek, artmak, çoğalmak, kuvvetlenmek.