İçinde KANMIŞ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kanmış" olan, toplam 1 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kanmış bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kanmış ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kanmış olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KANMIŞ

Naz, eda, fitne, fettanlık.

  -   -   -  

Anlamında KANMIŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KANMIŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GELBERE

Yüksek dallardaki meyveleri toplamak için kullanılan çatallı sopa. Düğünde ilk gün güveyin ve sağdıcın evine asılan, üzeri bayrak, portakal, üzüm, iğde ile süslü çam dalı. Büyük ocaklardan ateşi dışarı çekmek, tıkanmış boru, ark ve benzerleri şeyleri temizlemek ya da harç, çamur, kireç karıştırmak için kullanılan uzun saplı demir araç. Tırmık. Ağzı enli çapa.

KANİHMAK

Doymak, kanmak (krş. kanık: kanmış DLT.).

CA

Suyun aktığı delik: Bizim banyonun ca yolu tıkanmış. Büyük bez veya deri torba, tuluk. Parmaklık, korkuluk. Lavabo, banyo. Çorap şişi. Kağnının yan taraflarına, yükün düşmemesi için konulan ağaçlar. Ekin taşımaya yarayan kızakların altına konulan çatal ağaçlar. Korkutma ve sürpriz ünlemi. Öküz, manda, keçi ve benzerleri hayvanları kovalama ve yürütme ünlemi. Un, tahıl ve benzerleri konulan büyük çuval (Çayağzı). Kolun döner kemiği. Cağ, üzerinde pekmez yapılacak armutların ezildiği tekne. Kalsiyum elementinin simgesi. Kalsiyum. Canlı ağırlık.

GANUH

Kanmış, aldanmış kişi.

DURULAMAK

Yıkanmış şeyleri duru sudan geçirmek.

DAMLALIK

Bir sıvıyı damla damla akıtmak için bir ucuna kauçuktan yapılmış başlık geçirilmiş, öbür ucu sivri, cam veya plastikten araç. Bir yapıda çörtenleri ve dam oluklarını taşıyan yan duvar. Bulaşık teknesinin yanına konulan ve yıkanmış kap kacağın sularını tekneye akıtan oluklu bölüm.

GEBERİ

Büyük ocaklardan ateşi dışarı çekmek, tıkanmış boru, ark ve benzerleri şeyleri temizlemek ya da harç, çamur, kireç karıştırmak için kullanılan uzun saplı demir araç.

MUTMAİN

İnanmış, gönlü kanmış, emin olan.

HAŞA

Bir durum veya davranışın kesinlikle kabul edilmediğini anlatan bir söz. Dine aykırı görülen bir ihtimalden söz edilirken kullanılan bir söz. Büyük çuval. Küllü su ile yıkanmış çamaşır. Eyerin altına konulan kalın kumaş, keçe. Süslü at eyeri.

ÇALKANTI

Deniz ve gölde dalgalanma. Coşku. Kalbur yardımıyla ayrılan çer çöp. Çalkanmış şey. Kargaşa ve bunalımın yol açtığı düzensiz, karışık, sıkıntılı durum.

GELBERİİ

Büyük ocaklardan ateşi dışarı çekmek, tıkanmış boru, ark ve benzerleri şeyleri temizlemek ya da harç, çamur, kireç karıştırmak için kullanılan uzun saplı demir araç.

DURULANMAK

Yıkanmış şeyler duru sudan geçirilmek. İnsan, yıkandıktan sonra bir daha temiz su dökünmek.

TIKALI

Kapanmış, herhangi bir şeyin geçmesine imkân vermeyen, tıkanmış.

FİBRİNOLİTİK

Damar içinde oluşan trombüsü eriten ve böylece trombozla tıkanmış damarı açan ilaç, trombolitik ilaç.

GANIK

Sürahi. Suya kanmış kişi. Su bardağı.

KANİ

Kanmış, inanmış. Yenge. Topaç. Hani. Hani?. Hızarcı tezgâhı. Kanaat eden, fazlasını istemeyen. İnanmış, kanmış. Dokunaklı, iğneli söz söyleyen.

GELVERİ

Büyük ocaklardan ateşi dışarı çekmek, tıkanmış boru, ark ve benzerleri şeyleri temizlemek ya da harç, çamur, kireç karıştırmak için kullanılan uzun saplı demir araç.

TIKANIK

Tıkanmış olan.

KANBAY

Kanmış, doymuş, varlıklı kimse.

KANİYE

Kanaat eden, fazlasını istemeyen. İnanmış, kanmış.