KAC ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kac" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. kac ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kac ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kac olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

KACARSALLICASI

9 harfli kelimeler

KACABURUK

8 harfli kelimeler

KACABRUK, KACUNMAK, KACAŞMAK

7 harfli kelimeler

KACURĞA, KACIRĞA, KACIRGA, KACEMER, KACARLI, KACAMER

6 harfli kelimeler

KACELE, KACERE, KACARA

5 harfli kelimeler

KACER, KACAR, KACİK

4 harfli kelimeler

KACE, KACI, KACİ

3 harfli kelimeler

KAC

Bazı kelimelerin anlamları

KAC

Çelik parçası vurulduğunda ateş çıkaran sert taş, çakmaktaşı. Topraktan sıyrılarak dışarı çıkmış şerit biçiminde uzanan taş çıkıntıları. Kaç?. Kaç (bk. kaç). Tadı buruk ve nahoş, ekşimsi.

KACAMER

Yiğit. Becerikli, çalışkan. İşi seven, tez iş gören, becerikli.

KACABRUK

Ayakkabılara ağaç çivi çakmak için delik açmakta kullanılan bir ayakkabıcı aracı, biz.

KACARLI

Ankara ilinde, Şereflikoçhisar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

KACIRGA

İşe yaramayan kart ve zayıf hayvan.

KACELE

Saksağan.

KACAŞMAK

Kalabalık kaynaşmak.

KACURĞA

İşe yaramayan kart ve zayıf hayvan.

KACUNMAK

Kuşkulanmak, sakınmak. Gıdıklanmak.

KACER

Sıska, zayıf (insan, hayvan için).

KACABURUK

Ayakkabılara ağaç çivi çakmak için delik açmakta kullanılan bir ayakkabıcı aracı, biz.

KACARSALLICASI

Şanlıurfa ilinde, Yaylak bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

KACARA

Mızıkçı, yaygaracı, gürültücü. Beceriksiz, iş bitirmeyen.

KACIRĞA

İşe yaramayan kart ve zayıf hayvan.

KACEMER

Yiğit.

KACERE

Yiğit.

  -   -   -  

Anlamında KAC bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KAC geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BLOKAJ

Bloke etme işi. Bir şeyin hareketine engel olma, hareketini durdurma. Sivri taşların toprak zemine dikine çakılarak üzerine beton dökülmesiyle yapılmış olan dolgu. Bankacılıkta bir varlığın yetkili otoritelerin izni olmadan sahibi tarafından kullanılamaması durumu.

BORUK

Dağlarda yetişen, kokulu, süpürge ve yakacak olarak kullanılan bir tür ot.

CIRNIK

Set duvarlarında su akacak delik.

ALATURKACILIK

Alaturkacı olma durumu.

AKROSTİŞ

Her dizenin ilk harfi yukarıdan aşağıya doğru okunduğunda ortaya bir söz çıkacak bir biçimde düzenlenmiş manzume, muvaşşah, tevşih.

BANDOCU

Bandoda görevi olan kimse, mızıkacı.

AYRICA

Ayrı olarak, başkaca, antrparantez. Bundan başka. Ayrı bir önem verilerek.

ABBAS

"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.

ÇAPULCU

Düzene aykırı davranışlarda bulunan, düzeni bozan, plaçkacı.

ANTİKACILIK

Antikacının yaptığı iş.

BANKA

Faizle para alıp veren, kredi, iskonto, kambiyo işlemleri yapan, kasalarında para, değerli belge, eşya saklayan ve ticaret, sanayi, ekonomi alanlarında çeşitli etkinliklerde bulunan kuruluş. Bankacılık işleminin yapıldığı yapı.

ASMAK

Bir şeyi aşağıya sarkacak bir biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak. Gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek. Görevi olan bir işi özürsüz yapmamak. Bir kimseyi boğazından ip vb. geçirip sallandırarak öldürmek, idam etmek. Üzerine takınmak, kuşanmak.

BANDO

Türlü üflemeli ve vurgulu çalgılardan oluşan ve genel olarak geçit törenlerinde kullanılan mızıkacılar topluluğu veya takımı, mızıka. Takım, topluluk.

BANKACI

Bankacılık işlemleri ile uğraşan veya bankada görevli kimse.

BAKIRCI

Bakır işleyen veya bakır kap kacak satan kimse.

BRİKET

Linyit ve kömür tozundan basınçla elde edilen yakacak. Linyit, kömür tozu ve katran tortusundan basınçla elde edilen, tuğla biçimli yapı malzemesi. Kum ve çimentonun birleştirilmesiyle elde edilen yapı malzemesi.

BULAŞIK

Yiyecek veya içecekle kirletilmiş mutfak eşyası veya kap kacak. Kirli. İz, etki, kalıntı. Yapışkan, sulu. Düzensiz, karışık.

BANKACILIK

Bankada yapılmış olan işlemlerin tümü. Bankacının yaptığı iş.

BAHİS

Üzerinde konuşulan şey, konu. Bir kitabın bölümlerinden her biri. Görüşünde veya iddiasında haklı çıkacak tarafa bir şey verilmesini kabul eden sözlü anlaşma.

CAKACILIK

Cakacı olma durumu.