KAÇ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kaç" olan, toplam 115 adet kelime bulunmaktadır. kaç ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kaç ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kaç olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

KAÇINILMAZLIK

12 harfli kelimeler

KAÇINABİLMEK, KAÇINMACILIK, KAÇIRABİLMEK, KAÇIRIVERMEK

11 harfli kelimeler

KAÇARCASINA, KAÇARLANMAK, KAÇINABİLME, KAÇINDIRMAK, KAÇINGANLIK, KAÇIRABİLME, KAÇIRIVERME

10 harfli kelimeler

KAÇABİLMEK, KAÇAKÇILIK, KAÇANBURUK, KAÇIMSAMAK, KAÇINDIRMA, KAÇINILMAZ, KAÇIRILMAK, KAÇIŞILMAK, KAÇIVERMEK, KAÇKINIMSI

9 harfli kelimeler

KAÇABİLME, KAÇABURUG, KAÇABURUĞ, KAÇABURUK, KAÇAMAKLI, KAÇINKARA, KAÇIRILMA, KAÇIRTMAK, KAÇIŞILMA, KAÇIVERME, KAÇKINLIK, KAÇMAKLIK

8 harfli kelimeler

KAÇAKKÖY, KAÇAKLIK, KAÇANMAK, KAÇARLAR, KAÇARLIK, KAÇASINI, KAÇAVRUK, KAÇIKLIK, KAÇILMAK, KAÇIMSAR, KAÇINGAN, KAÇINMAK, KAÇIRMAK, KAÇIRTMA, KAÇIŞMAK, KAÇKAÇAN

7 harfli kelimeler

KAÇABIK, KAÇAFAN, KAÇAĞAN, KAÇAHÇİ, KAÇAKÇI, KAÇALAK, KAÇAMAK, KAÇAMIK, KAÇANAK, KAÇANIK, KAÇARAN, KAÇIKÇA, KAÇIKÖZ, KAÇILMA, KAÇINCI, KAÇINIK, KAÇINMA, KAÇINTI, KAÇIRIK, KAÇIRIŞ, KAÇIRMA, KAÇIŞMA, KAÇKAÇA, KAÇKIRT, KAÇUMAK

6 harfli kelimeler

KAÇÇİK, KAÇGAN, KAÇGIN, KAÇGÖÇ, KAÇGUN, KAÇĞIN, KAÇINA, KAÇINI, KAÇKAÇ, KAÇKAR, KAÇKIN, KAÇKUN, KAÇLIK, KAÇMAĞ, KAÇMAK, KAÇMAZ, KAÇMER, KAÇOLA

5 harfli kelimeler

KAÇAG, KAÇAH, KAÇAK, KAÇAL, KAÇAM, KAÇAN, KAÇAR, KAÇAT, KAÇIK, KAÇIŞ, KAÇIT, KAÇİK, KAÇKA, KAÇLI, KAÇMA, KAÇOK, KAÇTA

4 harfli kelimeler

KAÇA, KAÇE, KAÇI, KAÇİ

3 harfli kelimeler

KAÇ

Bazı kelimelerin anlamları

KAÇ

Herhangi bir şeyin niceliğini sormak için kullanılan soru sıfatı. Birçok.

KAÇARCASINA

Kaçar gibi.

KAÇINILMAZLIK

Kaçınılmaz olma durumu.

KAÇINABİLME

Kaçınabilmek işi.

KAÇIRABİLME

Kaçırabilmek işi.

KAÇARLANMAK

Kaçar gibi davranmak.

KAÇINGANLIK

Geri durma, isteksiz davranma. Kaçıngan olma durumu.

KAÇIRABİLMEK

Kaçırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

KAÇINABİLMEK

Kaçınma imkânı veya olasılığı bulunmak.

KAÇABİLMEK

Kaçma olasılığı bulunmak.

KAÇIRIVERME

Kaçırıvermek işi.

KAÇINDIRMAK

Kaçınmasına yol açmak.

KAÇAKÇILIK

Bir devletin yasalarına karşı gelerek yapılan ticaret. Kaçakçının yaptığı iş. Gizli olarak, sezdirmeden kaçırma işi. Yasal olmayan gizli yollardan ve herhangi bir vergi ödemeden ülke dışından ülkeye mal sokulması.

KAÇANBURUK

Ayakkabılara ağaç çivi çakmak için delik açmakta kullanılan bir ayakkabıcı aracı, biz.

KAÇIRIVERMEK

Çabucak veya ansızın kaçırmak.

KAÇINMACILIK

Gerçekçi biçimde karşılanması gereken tedirgin edici durumlardan kaçınma eğilimi. (Sinircelerle ilgili görüntülerin çoğu kaçınma aracı sayılmaktadır.).

  -   -   -  

Anlamında KAÇ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KAÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞIL

Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.

ALACA

Birkaç rengin karışımından oluşan renk, ala. Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma. Meyvelere, genellikle üzüme düşen ben. Keklik, bıldırcın vb. kuşları avlamak için kullanılan iki renkli bez. Ağaçta ilk olgunlaşan meyve. İki ya da daha çok renkli. Çorum iline bağlı ilçelerden biri.

ATOM

Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.

AKAÇLATMA

Akaçlatmak işi.

AKTARMA

Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.

AŞIRMAK

Yüksek veya geçilmesi güç bir yerin üstünden diğer yanına geçirmek. Çalmak, çalıp götürmek, araklamak. Başkasının eserinden parçalar alıp kendisininmiş gibi göstermek. Tehlike içinde bulunan bir şeyi acele kaçırmak.

APARTMAN

Birkaç katlı ve her katında bir veya birkaç daire bulunan yapı.

AKAÇLAMA

Akaçlamak işi, tefcir, drenaj.

ANSİKLOPEDİ

Belli bir yönteme göre düzenlenen, bilim, sanat ve uğraş dallarının tüm bilgilerini ayrıntılı olarak bir arada bulunduran, genellikle birkaç ciltten oluşan kitap, bilgilik.

AYGIT

Birçok parçadan yapılmış alet, cihaz. Vücutta belirli bir görevi yerine getiren organ grubu. Birkaç aletin uygun bir biçimde eklenmesinden oluşturulan ve bazı belli deneylerin yapılmasına yarayan takım.

ABARTMAK

Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.

AKAÇLAMAK

Bir yerde birikmiş suları akıtmak. Bataklıkları akaç yoluyla kurutmak.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

ATLATMAK

Atlama işini yaptırmak. Görüşmek, konuşmaktan kaçmak. Aldatmak. Kötü bir durumu geçiştirmek, savmak. Savsaklamak. Basında başka ilgililerden önce bir haberin yayımlanmasını sağlamak.

AŞÇIBAŞI

Birlikte çalışan birkaç aşçının başı. Bir lokanta veya evde yemek pişirmekle görevli kimse.

ALAŞIM

Bir metalin belli oranlarda bir veya birkaç metalle ergimesiyle oluşan yeni metal, halita.

APARMAK

Alıp götürmek. Gizlice almak, alıp kaçmak, çalmak.

AYINGA

Kaçak tütün.

AKAÇLATMAK

Akaçlama işini yaptırmak.

ALT

Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.