Sonu İŞİK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "işik" olan, toplam 43 adet kelime bulunmaktadır. Sonu işik ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında işik olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde işik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

METAPSİŞİK, GORNAPİŞİK

9 harfli kelimeler

DARIBİŞİK

8 harfli kelimeler

KIRTİŞİK, CİVRİŞİK, BİNGİŞİK, ALAKİŞİK

7 harfli kelimeler

DENİŞİK, ÇELİŞİK, DEYİŞİK, GİDİŞİK, HAPİŞİK, KAKİŞİK, KEPİŞİK, KİPİŞİK, VERİŞİK, YETİŞİK, DEGİŞİK, BİTİŞİK, DEĞİŞİK, DERİŞİK, EVRİŞİK, GİRİŞİK, ÇEKİŞİK

6 harfli kelimeler

EPİŞİK, DEİŞİK, EĞİŞİK, EMİŞİK, ERİŞİK, İYİŞİK, İTİŞİK, İRİŞİK, İMİŞİK, İLİŞİK, PSİŞİK

5 harfli kelimeler

HİŞİK, KİŞİK, MİŞİK, PİŞİK, ŞİŞİK, ÇİŞİK, BİŞİK

4 harfli kelimeler

İŞİK

Bazı kelimelerin anlamları

İŞİK

Eşik.

KIRTİŞİK

Sert, sıkışık.

DENİŞİK

Değişik farklı.

CİVRİŞİK

Buruşuk.

KİPİŞİK

Hastalık nedeniyle gözlerini kırparak bakan.

KAKİŞİK

Kakışan (ses ya da sözcük), bk. kakışma.

METAPSİŞİK

Ruhötesi.

BİNGİŞİK

Bitişik.

ÇELİŞİK

Çelişkili.

GORNAPİŞİK

Efsane ve masallardan gelerek halk düşüncesine yerleşmiş kediye benzer korkunç bir yaratık.

DEYİŞİK

Yedek (iç çamaşırı, giyecek). İki erkeğin, birbirine kız kardeşlerini vermesi. Halk inanışına göre cinlerin değiştirdiği sanılan çocuk.

ALAKİŞİK

Karga büyüklüğünde renkli bir kuş, alakarga.

HAPİŞİK

Pide.

DARIBİŞİK

Serçe.

KEPİŞİK

Düz, yassı.

GİDİŞİK

Uyuz hastalığı. Arpa yığınlarında bulunan, kaşıntı yapan kelebek tozları.

  -   -   -  

Anlamında İŞİK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İŞİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AYRIMLI

Ayrımı olan, aralarında ayrım bulunan, değişik, farklı.

ARAÇÇILIK

Düşünme biçimlerinin, kuramların, mantık ve ahlak biçimlerinin yalnızca hayatın değişik şartlarına uyma araçları olduğunu savunan dünya görüşü, enstrümantalizm.

BANDANA

Başı değişik biçimlerde bağlamak amacıyla kullanılan büyük mendil.

BAMBAŞKA

Büsbütün başka, apayrı, değişik, farklı.

AŞIRMA

Aşırmak işi. Özellikle para aşırma, aşırtı, ihtilas. Küçük kazan, kova, bakraç. Aşırılmış. Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını benimseyip değişik bir biçimde anlatma, intihal. Yapı çatılarında uzun mertek, aşık.

ANSİKLOPEDİCİ

Değişik alanlardaki bilgileri sistemli bir yöntemle bir araya getiren veya toplayan kimse, ansiklopedist.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ARALIKLI

Birbirine bitişik olmayan, aralarında açıklık bulunan, aralı, fasılalı. Dizgide kelimeler, harfler veya satırlar arasında açıklık olan, espaslı. Kesik kesik.

AYNEN

Olduğu gibi, hiçbir değişiklik olmadan, aynıyla.

ARALIKSIZ

Birbirine bitişik olan, aralarında açıklık bulunmayan, kesintisiz. Sürekli, ara vermeden, kesintisiz.

BALLIBABAGİLLER

Nane, lavanta çiçeği, kekik vb. kokulu bitkileri içine alan ve iki çenekli bitişik taç yapraklılardan oluşan bir familya.

AYIRMAK

Bölmek. Farklı davranmak, fark gözetmek. Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak. Seçmek. Bir yeri bir engelle bölmek. Bir şey veya yeri, bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, tahsis etmek. İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

AİT

İlgilendiren, ilişkin, ilişik, ilgili.

ARAPSAÇI

Küçük, yuvarlak ve çok sık yeşil yaprakları olan, uzadıkça aşağı doğru sarkan bir tür süs bitkisi. Çözümlenemeyecek kadar karışık durum. Bir yerleşim planında genel olarak yeşil alanları belirtmek üzere girişik, eğri çizgilerle yapılmış olan bir tür tarama biçimi.

ALTERNATİF

Seçenek. Karşı. Dalgalı. Değişik, farklı. Almaşık.

BAĞINTI

Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. İki veya daha fazla değişken arasındaki bağıntı. Görelik. İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

ARABESK

Arap müziğini andıran, genellikle karamsarlığı konu edinen bir müzik türü. Girişik bezeme.

BAĞDAŞTIRMACILIK

Farklı kökenlere sahip değişik kültür özelliklerini birleştirme veya kaynaştırma işi. Pek çok değişik öğretiyi birleştirmeyi amaçlayan felsefi veya dinî öğreti.